Şöyle bir sosyal medyada sörf yapayım dedim.
Pek ilgi alanıma girmez. Ama kontrol ederim.
Sakin olun. Sanal alem de kontrolüm altında.
Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi için, "İstifa et Çebi" tagı açılmış. Türkçe açıklamasıyla başkanın görevi bırakması için kamuoyu yaratılmış.

Kaç yıldır onlarca transfere rağmen şampiyonluk yüzü göremeyen Ali Koç dururken, neden Çebi?

Merak ettim.
Yok öyle. Bu kez ben değil siz açıklayacaksınız! Doneleri verince, yazının sonunda.. Bir çoğunuz daha başlarda anlayacaksınız.

Şöyle geriye gidelim. Süleyman Seba, Serdar Bilgili, Yıldırım Demirören ve Fikret Orman nasıl gittiler hatırlayalım.

Zira yapacağınız açıklama bunların içinde gizli.

Rahmetli Seba dönemi. Toplamda 16 yıl görev yapan Başkanın 14’ncü yılı.
Tribünler yıkılıyor: "14 sene oldu. Senin süren doldu. Yeter artık Seba, artık istifa"
O ironik tezahürat ile de final yapılıyordu:

"Ahmet Dursun, Seba gitsin."

Belli organize işler bunlar.

Peki kim? Yönetim içinde mi, dışından mı?

Serdar Bilgili ve Hasan Arat Başkan adayı.
Seba, “Bir oyum var. O da Arat’a" demez mi!

Akıl var mantık var.

Yönlendirme ile istifası istenen Seba’nın, göstereceği adayın kazanması mümkün değil.
Zeki ve kıvrak zekaya sahip olan Seba, belli ki, "prensim" dediği Bilgili’yi istemiş.

Ters köşeye yapmış yani.

Bilgili; halka arz, 100’ncü yıl şampiyonluğu, flaş transferler, Sergen’in yeniden geri dönüşü, İSO kalite belgesi gibi birçok yenilik getirdi. Sonuç: Protokol tribününde tam da başkanın arkasında oturan bir şahıs, küfür ve hakaretler yağdırdı. Bunu sindiremeyen Bilgili seçim kararı aldı.

Elbette bu tesadüf değildi.
İşte o kişi Şeref Yalçın'dı.

Yıldırım Demirören’in önce yönetime aldığı isim. Ardından Riva’daki TFF Merkezine koordinatör yaptığı yakın dostu.

Nasıl eğlenceli degil mi. Hem eğlenip, hem bulmacayı çözme yolunda ilerliyoruz, değil mi!

Yerli Dallas..

Ardından Demirören Başkan. Tribünler, "Yeter Yıldırım Demirören" diyor.
Statta; Q7, Almeida, Guti gibi starlar imza atınca; "Yetmez Yıldırım Demirören" oldu. Tribün baskısıyla başkan koltuk değiştirip TFF'nin başına geçiyordu.

Bitti mi, hayır. Zira bu kez koltukta, Demirören’e karşı seçim kaybeden Fikret Orman vardı. Maketi yapılan stadı dikti. Ekonomik paralar ile transferler yaptı.
Transfer sihirbazları denilen Serdal Adalı ve Umut Güner’i aynı kareye aldı. Şampiyonluk kazandı. Hem de statsız.

"Maliye bakanı olsun" denilen Başkan oluverdi.
O’nun da sonu malum.

Yine tribünler alevlendi:

"Fikret Orman paralar nerde. Yönetim istifa" sesleri yükselip durdu.

Ne ilginçtir, Orman döneminin iki numaralı ismi Çebi, görevi devraldı. Sergen’i hoca yaptı. Şampiyonluk geldi. Bankalar Birliği anlaşmasını uygulamaya soktu. O da ne, yine tribünler devreye sokuldu. Yetmedi, sosyal medya linçi başladı.
Bu da bilinçli. Zira Çebi, bu tarz paylaşım yapanları çok ciddiye alıyor. Çağırıp konuştuğu, bozuştuğu çok..

Gelelim çengel bulmacamızın anahtar sözcüğüne.
Organize.
Acaba tribünleri sahneye süren kim?
Yönetim içinden çıkan başkanlar mı?
Uzaktan kumandalı rant çevreleri mi?

Her gelen başkanın bir öncekini suçladığı sözde sistem mi?

Valla olup biteni özetledim. Kimlerin yaptırdığını bulmak sizlere kalıyor.

Ayrıca mevcut yönetim içinde Emre Kocadağ... Faal Divan Başkanı Tevfik Yamantürk ve kaybettikçe kazandığını sanan Hasan Arat adaylar.

Bir de Serdal Adalı var. Al bir de gizli aday.
Eee Çebi’nin işi zor.
Öncekilerin aksine rakip çok!

Çözdünüz degil mi.
Sizlere helal olsun, helal.
İpucu olunca kolay tabii. Zira hepsinin isimleri tek tek geçiyor.
Sizlere harfleri doğru yerlere koymak kaldı.
Olsun hak ettiniz. Bildiğiniz yerden ve yoldan gittim.
Yine de tebrikler.

(Şerafettin Tilki/Yeniçağ)