Akşam yazarı Alen Markaryan'ın maç yazısı

Josef'in kasığındaki, Rosier'in de huyundaki çekmeden dolayı bu arkadaşları evde bıraktık... Sağlı sollu çizgi adamları Redmond ve Kevin'i de sahaya süren Şenol Hoca gözünü karartmış...

Siz bakmayın 4-4-2 dediklerine, Fotoğrafa bakınca dört-bir-beş görüyorsunuz ki hücum borusuyla eş değerde... Nitekim öyle de başladı maç...

Sağlı sollu akarken, üst üste üç korner attık da, Rakip kaleyle teşviki mesaimiz olmadı. Aynı gazetelerin bulmaca sayfalarındaki labirent soruları gibi...

Bir sürü çizgi olur hatırlarsanız, ortasında da bir çocuk resmi... Çocuk çıkışa nasıl gider? Bizimki de aynı işte. Beşiktaş gol yolunu nasıl bulur? Üstelik bu kadar hücumcuyla kaleyi nasıl korur da var!?

Dakika 22'de Şairler Parkı'nın arka kapısı gibi bomboş geldiler, Mert sakatlanma pahasına aldı topu... Sonra Kasımpaşalı oyuncuların art arda sakatlıkları ve bu sakatlıkların tedavileri yapılıyordu, yapıldı...

Top bizdeydi çabuk başladık oyun aktı, Salih geldiğinden beri en güzel ara pasını verdi Cenk'e... Ve top nihayete erdi: 1-0...

Kasımpaşalı oyuncuların kulübeleriyle beraber yoğun ısrarları vardı, 'biz hazır değildik, birden başladılar' diye... Tabi nafile sevdalar....

Gol beklediğimiz güzel oyunu tetiklememişti ama azıcık daha özgüvenli oynuyorduk. Devrenin sonunda bir pozisyon var ki yayıncı kuruluş defalarca göstermesine rağmen Zorbay Bey monitöre gitmedi.. Kulağına da fısıldamadılar, 'gel bak' diye.

Eee?! Şimdi VAR kayıtlarını dinlemeyelim mi??!! 'Bir kereye mahsus' ne demek Federasyon Başkanı?

İştahlı oynamanın mükâfatını Redmond'un araya bırakıp Weghorst'un kaleye gönderdiği topla aldık...2-0.

Sergen Yalçın'ın Larin'e yer keşfetmesi gibi Şenol Güneş de Redmond'la orta sahada birşeyler deniyor olabilir.. kinci yarı zaman zaman kapanıp bazı zaman da önde baskı kurup pres yapıp değişik taktikler deniyorduk...

Diğer maçlardan farkı tamamen oyun düzeni disiplini ve iştahtı... 62'de Atiba ile orta sahayı kuvvetlendirdi, Muleka ile dinamizmi hedefl edi Şenol Hoca... Bazen hesaplar uymuyor işte! Atiba'nın kaptırdığı bir top var, devamında gol yediğimiz beklenmedik hata, beklenmedik gol: 2-1...

İştah ve hırs devam ediyordu ve bu iyiydi... Kasımpaşa beraberliği kurtarabilir miyimin direncine girmişti Beşiktaş kapanmıyor maça asılıyordu.

Ve son beş dakikaya girmiştik artık... Beşiktaş'ta ölümcül yerlerde top kayıpları başlamıştı ve her top kaybı kalemizde büyük tehlike yaratıyordu...

Klasik Beşiktaş maç finallerindeydik, Aşırı heyecan ve dil altı hapları....

Neyse maç bitti, ambulanslık bir durum yok!!!

Alen MARKARYAN / Akşam