Milliyet yazarlarından Bilal Meşe'nin köşe yazısı

Bir Dünya Kupası’nı daha geride bıraktık. Bazen futbola doyduk, bazen de bu oyunun büyük sürprizlerine tanıklık ettik... Dev turnuva başlamadan önce, bahis oynayanlar mı dersiniz, kupayı hangi ülkenin müzesine taşıyacağına dair öngörüde bulunanlar mı dersiniz, hepsini gördük! Henüz maçlar başlamamış, Gelibolu’da bir yakın dostum önümü kesti, “Abi, bence kupayı Brezilya alır, sen ne düşünüyorsun?” dedi ve devam etti: “Brezilya’ya 100 bin lira yatıracağım...” Şaşırdım, “Hoppp o kadar paraya gerek yok” dedim. Adam gözünü karartmış, benden tahmin istiyor.

“Niye Bilal abi, niye?” İzah etmeye çalıştım: “Bak güzel adam, valla bu turnuva çok şeylere gebe, çok sürprizler olacak... Sen sen ol, o parayı çöpe atma!” Turnuva bitti, Brezilya’yı favori gösteren arkadaşımla henüz görüşemedim, acaba gerçekten o parayı Brezilya’ya yatırdı mı? İnşallah oynamamıştır!

Düşünün bu kulvarın gediklileri ve babaları Almanya, Hollanda, İspanya, İngiltere ve Brezilya, finali görmeden sapır sapır döküldüler, evlerinin yolunu tuttular. ‘Büyükler’ kategorisinde ayakta kalan bir tek Fransa, o da Arjantin’e finalde yenildi, hayal kırıklığı yarattı! Elbette Arjantin finalde rakibine oranla müthiş oynadı, 36 yıl aradan sonra kupayı üçüncü kez müzesine taşıdı. Messi gerçekten büyük futbolcu, Arjantin’i turnuva boyunca sürekli sırtladı, kupanın kazanılmasında müthiş katkısı oldu. Messi ile ilgili, “uzaylı” benzetmesi yapıyorlar, valla haklılar, müthiş bir tekniği var, yürüyerek adam eksiltiyor, bazen rakibin içinden geçiyor!

Diğer yandan çeyrek finaldeki Hollanda-Arjantin maçını anımsayın, Messi-Weghorst muhabbeti! Diyeceksiniz ki “Weghorst Beşiktaşlı ya, ondan Messi’yi eleştiriyorsun...”

Hiç de aklımın köşesinden geçmedi, başka bir oyuncu da olsa Messi’yi yine eleştirim... Maç bitmiş, Weghorst iki gol atmış, ancak Hollanda’yı elenmekten kurtaramadı! Weghorst büyük bir centilmenlik örneği göstererek, Messi’nin elini sıkmak istedi.

Arjantinli oyuncunun, “Ne bakıyorsun aptal, önüne bak aptal, hadi git” ifadeleri karşısında şaşkınlığa uğradı! Bakın, isterseniz dünyanın bir numaralı yıldızı olun, rakibiniz sizi kutluyorsa, ona saygı duyacaksınız. Weghorst ne düşünüyor bilemem, ama ben Messi’ye o tavrı hiç yakıştıramadım! Hollanda’nın turnuvaya erken veda etmesinin tek suçlusu bence Van Gaal’dir....

Gördük ki Hollanda gol yollarında sıkıntı çekti, ünlü hoca elinin altındaki Weghorst’u yedekten oyuna soktu sürekli. Tecrübeli golcünün, Arjantin’e attığı iki gol, Van Gaal’i protesto niteliği de taşıyordu.!

Kulüplerin atamada yer alması doğru mu?
TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ilk 6 ayda yaptıkları çalışmalarla ilgili geniş açıklamalarda bulundu. Başkan Büyükekşi’nin çizdiği fotoğraf bana göre asla tozpembe değil! Kulüplerin ekonomileri berbat ötesi, bu soruna ivedi olarak çözüm şart Sayın Başkan! Birçok cezadan söz etti Büyükekşi... Ne var ki, bu konuda anlattıkları yeni bir şey değil, zaten bunlar talimatlarda var. Hakem atamalarının kulüplerin önünde yapılacağını açıklaması ise kafama takıldı... Olmadı başkan olmadı, TFF’nin kurulları var, acaba kulüplerin bu kadar işin içine sokulması ne derecede doğrudur? Diğer yandan Yarı Otomatik Ofsayt sistemi ülkemizde bir önce uygulanmalıdır. Topun oyunda kalmadığı anların, maçların süresine yansıması da hayata geçirilmeli.

Teselli ikramiyesi
Dünya Kupası’nda keşke biz de olabilseydik, ama yoktuk! Buna karşın Beşiktaşlı Weghorst ve Saiss’in yanı sıra Fenerbahçeli Valencia ve Batshuayi otoritelerden geçer not alırken, onların başarılı oyunları bizi biraz olsun teselli etti. Özellikle Weghorst ve Saiss’in patlama yapması üst üste oynanacak zorlu maçlar öncesi Beşiktaş’ı sevindirdi.

Fas final bile oynayabilirdi
Bu oyunda bazen iyi oynayan, ancak şampiyonluğu kılpayı kaçıran takımlar için yerleşik bir benzetme vardır: “Gönüllerin şampiyonu...” Düşünün Dünya Kupası’nda devlerin arasından sıyrılan, adını yarı finale yazdıran Fas, otoriteleri şaşkın çevirdi, tüm öngörüleri yerle bir etti. Fas o mütevazı kadrosuyla final bile oynayabilirdi... Ne var ki, Fransa karşısında Fas savunmasının sakatlıklar nedeniyle adeta çöktüğünü de anımsatalım. Sağlam bir savunma Fas’ı finale taşırdı, turnuvada oynadığı maçlar, bunun en büyük göstergesidir.