Her maçta başka bir sorun öne çıktı
Valencia’ya 94–96 kaybedilen maçta Beşiktaş’ın hücumu işledi. Siyah-beyazlılar 23 asist yaptı, 13 üçlük attı. Valencia ise 16 hücum ribaunduyla kaçırdığı şutların ardından tekrar tekrar topu kazandı. Barcelona karşısında bu kez Beşiktaş 18 hücum ribaundu aldı ama 33 üçlükten yalnızca 8’ini sokunca o ekstra topların karşılığını alamadı.
Hapoel Tel Aviv maçında devrede fark sadece dört sayıydı. Üçüncü çeyrek 16–32 bitince maç koptu. Anadolu Efes karşısında ise Beşiktaş tam tersini yaşadı. Devreye 21 sayı geride girdi, üçüncü çeyreği 24–11 kazanıp farkı sekize indirdi. O bölümdeki savunma sertliği Beşiktaş’ı maça döndürdü, ancak ilk yarının yükü ağır kaldı.
Olympiakos’ta Donta Hall ile Tyrique Jones, pota çevresinde 13/16 isabetle 29 sayı üretti. Žalgiris karşısında da Beşiktaş ribaundlarda 39–47 geride kaldı. Wenyen Gabriel’in 7/10 ikilikle bulduğu 14 sayı, siyah-beyazlıların o akşam hücumda daha sık başvurabileceği bir seçeneği gösterdi.
Beşiktaş’ın elinde çözüm var
Beşiktaş altı yenilgide üçlükleri yüzde 31,9’la, rakipleri yüzde 40,3’le attı. Dış şutlar düşmediğinde Gabriel’i devrilirken topla buluşturmak, Žižić üzerinden içeriden oyun kurmak ve Omoruyi’yi çembere yönlendirmek hücumu rahatlatabilir. Savunmada ise perde sonrası yardımın zamanında gelmesi ve şut kalkmadan rakip uzuna temas kurulması gerekiyor. Valencia gibi iki sayıyla biten bir maçta bunun karşılığı bazen tek bir ribaund.
Dört galibiyetinde 99,8 sayı ortalaması yakalayan Beşiktaş’ın hücum gücü ortada. Baskonia deplasmanında rakibini son çeyrekte 13 sayıda tutması da savunmayla maç kapatabildiğini gösterdi. Play-in hattının iki galibiyet gerisindeki siyah-beyazlılar için mesele, şutların girmediği bir gecede de son beş dakikaya maçı kazanabilecek bir skorla girmek.
Batu Erda / duhuliye.com