Milliyet yazarlarından Cemal Ersen'in köşe yazısı

Yıllardır hakem konuşuyoruz. Her hafta, hergün futboldan söz açılınca hakem geliyor gündeme.

Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Kadro kısıtlı, Video Asistan Hakemliği sınırlı.

Yarın sezonun en önemli maçlarından biri oynanacak. Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi var.

Kimin kazanacağından öte karşılaşmanın hakemi Volkan Bayarslan’ın bu zorlu görevin altından nasıl kalkacağı tartışılıyor.

Montero'ya Süper Lig'den bir talip daha! Montero'ya Süper Lig'den bir talip daha!

Öyle ya, altı FİFA kokartlı hakem varken nereden çıktı Bayarslan diyenler çıkabilir. Anımsayın Cüneyt Çakır nasıl başlamıştı kariyerine?

Bence hakemden önce iki takımın teknik direktörleri ve oyuncu tercihleri ön plana çıkmalı. Hakemler üzerinden yürümek yerine futbolu konuşmamız gerek. Şimdiden söyleyeyim, kimse kılıf aramasın sonuca.

Kazanan da kaybeden de önce aynaya bakmalı. Kişisel öngörüm Volkan Bayarslan ve ekibi böylesi zorlu bir mücadelenin altından kalkacaktır, umarım yanılmam.

İnönü atmosferi diğerlerine benzemez

Gelelim sezonun ilk derbi sınavına. Beşiktaş’ı bir adım önde görüyorum. Evinde kolay kolay boyun eğmeyecektir. İnönü stadının atmosferi diğerlerine benzemez. Gören ve yaşayan bilir.

Kadroda kimlerin olacağını Valerien Ismail bilir, lakin kim oynarsa oynasın bu şansı iyi kullanacaktır. İki takım teknik direktörü de bu gerilimin altından kalkacak deneyime sahip.

Fenerbahçe ligde adım adım ilerledikçe kişiliğini bulan bir takım. Bırakın pes etmeyi beraberliği bile kabul etmeyecek karakterde moralli bir ekip. Teknik direktörü Jorge Jesus’u sihirbaz gibi görenler var. Evet her maçta rakiplerini şaşırtmaya devam ediyor. Yarın da sürprizlerine devam edeceğini düşünüyorum.

Futbol zeka oyunu. Biz alışık olmasak da satranç gibi görüyorum böylesi önemli maçları. Ismail de Jesus da günlerdir yapacakları hamlelerin hesabını yapıyor. Sonuçta ya şah-mat olacak, ya “pat” denecek.

Sezonun henüz başındayız. Kıyamet kopmayacak. Şampiyonu belirleyecek bir derbi değil bu.

Kahin de değilim, ancak Beşiktaş’ı daha avantajlı gördüğümü söyleyebilirim.

Bir üzüntüm ise bu maça Fenerbahçe taraftarının alınmaması yönündeki karar. Oysa Futbol Federasyonu sezon başlamadan önce deplasman yasağının kalkması yönünde bir karar almıştı.

Hepimiz sevinmiştik. Ama ne oldu ise derbi maçları bu kapsamın dışına çıkarıldı. Bu güzel oyun seyirci ile keyifli. 50 yıl önce insanler aynı tribünde birlikte maç izlerdi. Bugün aynı keyfi yaşamayı hak etmiyor mu?

Cemal ERSEN / Milliyet