Sabah gazetesi yazarlarından Bülent Timurlenk'in maç yazısı

Rosier 50. dakikada değişliklik için tabelada numarasını gördüğünde şaşkın, sonra da gergindi. Necip'in kurbanı olduğunun elbette farkında değildi, evet kulübede oturan Necip'in.

Cezalı Valerien İsmael, Tayyip Talha'nın endişe veren sakatlığı sonrası geçen hafta Başakşehir'in attığı golde topu kaptıran Necip'i almayınca sahaya giren Welinton yüzünden Rosier çıkmak ve Tayfur Bingöl girmek zorundaydı. 

“Dele Alli futbolu ile herkesi utandıracak” “Dele Alli futbolu ile herkesi utandıracak”

8+3 böyle buyuruyordu çünkü… "Maç İstanbul'da Beşiktaş'a deplasman değil" diyen yanılır çünkü bu stadyum ev sahibine de rakibine de deplasman. Boş tribünler önünde kim futbol oynamak ister ya da konsantrasyonunu yüksek tutabilir ki?

Kaleye Ersin dönmüş, Tayyip Talha ve Salih'li 11, Ghezzal dönene kadar Beşiktaş'ın ideal 11'iydi. "N'Koudou frikikte endirekt serbest vuruş olduğunu bilip kaleciye nişan aldı" demeyeceğim elbette ama Jensen'in büyük hatasına Ersin 18 dakika sonra karşılık verdi.

Kontrat krizi bir kenara, oynamayan kaleci paslanır gerçeği varken Ersin'in bu golü yemesi kalan dakikalar için de soru işaretiydi ki bedeli ağır oldu.

"Beşiktaş ilk yarıda 4 hücum geliştirebildi" performansın ne kadar düşük olduğunu anlatır. Salih rakip defansa fazla yaslandı, derine gelip top almalıydı, sağ içte onun verimsizliği Muleka'yı etkisizleştirdi.

Redmond hamlesi iki kanattan birine gerekliydi ve Valerien İsmael günün en iyisi Masuaku'nun önündeki N'Koudou'dan vazgeçti.

İstanbulspor'un kadro kalitesi belli ama teknik adamının inatçı karakteri sahada kendini belli ediyordu.

Beşiktaş oyunu bir türlü domine edemeyince bu kez Ali Yaşar'ın kapalı köşeye frikiği ve Ersin'in çaresiz bakışlarının fotoğrafı şu alt yazıyı gerektirdi: Kalesine 15 şut isabet eden ve 10'u gol olan Beşiktaş, Mert Günok'un yolunu gözlüyor.

Bülent TİMURLENK / Sabah