Cumhuriyet yazarı Adnan Dinçer'in köşe yazısı

Dün, geçmişte kalmaz. Zaman zaman hafıza kaybı yaşayanların karşısına bir şekilde çıkar! Yıllar önce yaşayanların unutamayacağı bir gerçek olarak karşılarına istemese de çıkacak bu hatırlatmam derstir aslında.

Yılın Türk teknik direktörü seçildiğim ve bunu ikinci yarı küme düşen takımımla yaşadığım günlerden canlı bir hatırlatmayla başlıyorum. Ailemle dinlendiğim bir süreçte kapımın önünde sarı aracıyla yurtdışından gelen bir arkadaş elindeki kartvizitle bana kendini takdim etti. Yardımcımın yerini almak isteyen bu genç adamı sahiplenerek öğrencimin işlettiği otele gönderdim.

Oradan da rahmetli Özkan Sümer’in çalıştırdığı Malatyaspor’a tavsiye ettim. Beni kıramazdı. Gönderen arkadaş da benim inandığım bir kişiydi. Böylece Türk futbol yaşamına kazandırmaya çalıştığım kişi bugün yine yıllar sonra aynı kulüple anlaşmış, hayırlı olsun. Ancak bir gece Ankara’da kamptayken futbolcularının kaçak olarak eğlenmesine tavır koyan Özkan Sümer Başkana telefon açıp istifasını verirken yanındaydım. İşin içinde iş vardı ama hadi onu açıklamayayım.

Çünkü çalışma arzusu depreşen teknik adamın başarmak için desteğe ihtiyacı vardır. Ben onu şimdiden hayırlı olsun diyerek destekliyorum. Bu temenninin yetmeyeceğini bilsem de Türk futbolunun yaşadığı kısır döngü umarım geçmişten alınan dersle başarıya dönüşür ve ilgili kişiler aynı hatalara düşmez. 

Sivasspor, Avrupa’da ve ligde başarılı mücadele veriyor. Başkan, yönetim ve Rıza Çalımbay başarılı sayılabilir. Özellikle G.Saray maçındaki izahı zor gol iptali bir burukluk yarattı. Hiçbir açıklamaya sığmayacak bu durum, Sarı-Kırmızılı kulübü ve sevenlerini de üzdü.

Beşiktaş-Adana Demir maçı futbol adına güzel bir örnekti.  Eksik olan daha çok pozisyonun hatalı bir duran top golüne tercih edilme zorluğu.

İlginç olan kaçırılan gol çıkışları sonuçlanmazken rakibe uygulanan tedbir ve kaybedilen ikinci bölge topları yine de tempoyu düşürmedi. Biz dünyada olduğu gibi gelişen futbol yeniliğinden kopamayız.

Seviyoruz futbolu ve daha da seveceğiz. Bedenle zamana karşı çalışarak kulüp ekonomilerine katkıda bulunacak genç futbolcu eğitimi ve endüstriyel futbol dünyasında yer alacak gerçeği yakalamalıyız. 

Unutmayalım kulüp adı değil kendini eğitime adayacak eğitici ve sisteme çok daha fazla gereksinim duyduğumuz süreçteyiz. Hâlâ Ronaldo, Messi, Pele’mizi aşamıyorsak eksik futbol dünyasında uluslararası yıldız ve takım yaratmada yetersiz kalıyoruz. Hakem hatalarını öne alarak zaman kaybediyoruz.

Adnan DİNÇER / Cumhuriyet