Futbol

Adalı'dan Hasan Arat ve Ahmet Nur Çebi'ye gönderme!

Beşiktaş başkanı Serdal Adalı, basın toplantısında Hasan Arat ve Ahmet Nur Çebi'ye göndermede bulundu.

Serdal Adalı, siyah-beyazlı camianın gündemine ilişkin Tüpraş Stadyumu'nda düzenlediği toplantının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Serdal Adalı yaptığı açıklamalarda ''Ben ne Beşiktaş’a gelen son sponsorluk parasını alır kendi alacağımı tahsil etmek uğruna kasada 5 kuruş para bırakmadan giderim'' diyerek Ahmet Nur Çebi ve yönetimine göndermede bulundu.

Serdal Adalı ayrıca yaptığı açıklamada ''Ne de bana inananları, yanımda yürüyenleri de zan altında bırakarak tek bir söz etmeden kaçarcasına giderim.'' diyerek Hasan Arat ve yönetimine göndermede bulundu.

İşte Adalı'nın açıklamaları:

Serdal Adalı: ''Bizim Beşiktaş’ın çıkarlarını korumak dışında ne bir gizli ajandamız ne de bir siyasi hesabımız vardır. Utanmadan, sıkılmadan bize 'Beşiktaş’ın malını peşkeş çekiyor' diye hakaret eden kişilerin amaçlarının tamamen bağcıyı dövmek olduğu artık açık açık ortada. Serdal Adalı ve arkadaşları gelsin, 'Bir sene içinde kulübün içini düzeltsin, sponsorluk anlaşmalarıyla birçok kaynak yaratsın, sıfırdan projeler üretsin. Bu borcu öderken yapılan sermaye artışından gelen 32 milyon Euro’yu da götürsün ve iki senedir tek kuruş dahi ödenmeyen banka faizlerini kapatsın. Üzerine yıllardır tüm yönetimlerin sata sata yüzde 51’e düşürdüğü neredeyse yüzde 20 hissesini bu kulübün kasasına geri koysun. Bir yılda 71 milyon Euro tutarında oyuncu satışı yapsın. 30’un üzerinde oyuncu göndererek gerçek anlamda bir temizliğe imza atsın. Takım kadrosunu yıllar sonra ilk defa yapılanmaya uygun hale getirsin, yabancı oyuncu kontenjanı için hareket alanı açsın. Kulübün her noktasında maaş bütçesinde önemli bir pozitif değişim yaşansın, sonra da bu yönetim hiçbir iş yapamadı' denilsin.

Sizlere soruyorum: Geldiğimizden beri bir günden bir güne futbolcuların maaşları mı gecikmiş bu kulüpte? Kulüp personelinin maaşları mı geç ödenmiş? UEFA kriterlerini mi yerine getirememişiz? Kulübe bir ihtar mı, ceza mı getirmişiz? Ne yapmışız? Yaz sezonunda 25 oyuncunun gidip 12 oyuncunun geldiği, devre arasında 7 oyuncunun daha ayrıldığı, bazı transferlerden kâr elde ettiğimiz önemli bir kadro revizyonu yapmışız. Geçtiğimiz yaz yanlış yaptık dediğimiz transferi de kiralayarak yapmışız ve tek kuruş kiralama parası dahi ödememişiz. Bu kulübe de tek kuruş zararı olmadan göndermişiz. Göreve geldiğimizden beri yaptıklarımızı bir de şu sözlerle anlatayım: Beşiktaş’ta kabul edilmesi gereken bazı gerçekler var. Biz göreve geldiğimizden beri; tarihin en büyük borç ödemesi yapılmış, 32 milyon Euro Bankalar Konsorsiyumu’na yatırılmış, Bankalar Konsorsiyumu’nda borçlu bulunduğumuz üç bankanın birine olan borç tamamen kapanmış, Kulübümüze birçok sponsorluk getirilmiş, bu sponsorluklardan önemli gelir elde edilmiş, bugüne kadar yapılan sponsorluk anlaşmalarından çok daha büyük tutarlı anlaşmalarda son aşamaya gelinmiş, bir yılda 71 milyon Euro oyuncu satış geliri elde edilmiş, Dikilitaş projesi başlatılmış, Beşiktaşımızda ilk defa gerçek anlamda bir kadro temizliği yapılmış durumdadır. Bundan sonraki ilk hedeflerimiz her türlü engellemelere rağmen Dikilitaş projesinin ekonomik girdilerini kasaya koymak, Bankalar Konsorsiyumu’ndan çıkmak, Beşiktaşımızın kadro yapılanmasını tamamlayarak yeniden şampiyonluklar elde edecek kadroları kurmaktır. Bankalar Konsorsiyumu’ndan çıkmış, Dikilitaş’ı bu noktaya getirmiş, kadrosunu bu yapılanmaya hazır hale getirmiş Beşiktaş’a herkes aday da olur, başkan da olmak ister. Ama bazılarının kaçarak bıraktığı Beşiktaş’a Serdal Adalı gelir ve taşın altına elini sokar. Bir yılda yaptığımız işler bunlardır.

El insaf ya! Ben bir senede 30’un üzerinde adam yollamışım bu takımdan. Bunların sadece üç tanesi bizim dönemimizde gelen oyuncular; bir tanesi de şu an kiralıkta. Gerisi hep bizden önce gelen ve Beşiktaş’a mali külfet oluşturan oyuncular. Biz, bizim dönemimizden önce gelip de yolları ayırdığımız bu oyuncuların neredeyse tamamına yakınının da maaşlarını ödemeye devam ediyoruz.

Sizlere ve ekran başında bizi izleyen bütün Beşiktaşlılara soruyorum şimdi: Kim aldı bu oyuncuları, ben mi aldım? Bütün bunlar olurken bazı çevreler utanmadan geçen kış döneminde yaptığımız iki genç transferi üzerinden bize hakaret boyutuna ulaşan sözler sarf ediyorlar. Yanlış anlaşılma olmasın, taraftarımızın eleştirisinden bahsetmiyorum burada. Kaldı ki bu oyuncuların birinden de altı ayda 3 milyon Euro para kazandık biz. Ayrıca oyuncu ayrılırken de kendisi dahil cebimizden çıkan bir kuruş para yok. Bugüne kadar UEFA kriterleri gereği çok açık ve net şekilde söylemiyordum ama sponsor desteğiyle alındı bu oyuncular, bunu da herkes bu şekilde bilsin.

Buradan açıkça söylüyorum: Bu camianın sezon devam ederken hiçbir şekilde ne yeni bir seçime, ne bir başkan ya da teknik direktör değişikliğine tahammülü kalmamıştır. Ne yapacağız yani, bu camiada her bağırıldığında yönetim mi değişecek, başkan mı gidecek? Teknik direktör mü istifa edecek? Biz öncelikle Beşiktaş’ta ne yazık ki kültür haline gelmiş bu yozlaşmayı bitireceğiz. İstifa sloganlarının bir yol, bir yöntem olmadığını, hiçbir zaman Beşiktaş’a fayda getirmediğini daha önce defalarca gördük. Bu alışkanlığı bitireceğiz. Beşiktaş isyan çıkarılarak, istifa sloganları başlatılarak dizayn edilemeyecek, istikamet verilemeyecek kadar büyük bir kulüptür. Beşiktaş her bir kişi ya da grubun kendi başkan adayına teslim etmeye çalışacağı, herkesin kendi ajandasını tutacağı, "küçük olsun benim olsun" diyenlerin söz sahibi olabileceği bir camia değildir. Beşiktaş’ta artık istikrara, planlamaya, uzun ve doğru bir yol haritasına, birlik beraberliğe ihtiyaç vardır. Herkes şunu bilsin ki biz şampiyonluklar ve sportif başarıyla birlikte, mali bağımsızlıktan bile önce Beşiktaş’ın ruh halini, sosyolojisini düzelteceğiz. Bugün bize istifa diye bağıranlar var, onlar bundan sonra da var olacaklar. Sezonun en fazla pozisyona girdiğimiz maçlarında, Antep maçında, Kayseri maçında da bağırdılar, yine bağıracaklar. Onlara söylüyorum. Ben ne Beşiktaş’a gelen son sponsorluk parasını alır kendi alacağımı tahsil etmek uğruna kasada 5 kuruş para bırakmadan giderim, ne de bana inananları, yanımda yürüyenleri de zan altında bırakarak tek bir söz etmeden kaçarcasına giderim. Her şeyin ötesinde Beşiktaş artık arkasına grubunu alıp istifa diyenin camianın ortasına seçim sandığı getireceği, başkan değiştireceği bir kurum değildir. Beşiktaş artık önüne gelenin kongre diyeceği, her sene seçime gidecek bir camia değildir. Ben bu koltukta oturmak için değil, Beşiktaş’ın bu pusu kültürünü söküp atması adına buradayım Görevimin başındayım. Ben bugün yönetim istifa diyenler de dahil bütün Beşiktaşlılarla yarın şampiyon Beşiktaş diye bağıracağım. Şimdi Beşiktaş’ı böyle bir ortamın içine sokan herkesin önünde iki yol var. Biz yolumuza ya bu seslerle devam edeceğiz, ya da stadımızda yalnızca Beşiktaş sesleri yankılanarak bu kaotik ortamı geride bırakacağız.

Şunun altını çize çize bir kez daha belirtmek isterim. Sözlerim asla ama asla gerçek taraftarlarımız için değildir. Taraftar bu kulübün sahibidir. Ama benim bu dediklerim taraftarımıza değil, her an kaos yaratmak için organize olan bir kitleye. Üstüne basa basa söylüyorum. Ama belli bir ekip var ki bu sezonun ilk maçından itibaren teşkilatlı olarak gerek statta gerek sosyal medyada gerçek taraftarımızı tahrik etmeye çalışıp hep bir kaos ve kriz yaratmayı amaçladılar. Sloganlarla, açıklamalarla Beşiktaş’a istikamet verme gayesinde oldular. Siz Beşiktaş için açıklama yapacak yetkiyi kendinizde nasıl buluyorsunuz? Siz bu camianın neresinde varsınız ki, bu camiadaki yeriniz nedir ki? Daha sezonun birinci maçında bu işleri neden başlattıkları ortadadır. Yalnız dediğim gibi, sakın ola ki bu sözlerimi cımbızla çekmeyin. Lafım asla ama asla Beşiktaş’ı düşünen, Beşiktaş’ın iyiliğini isteyen Beşiktaşlılara değildir. Bu işlerle uğraşan, bu işlerle geçinenleredir. Kimse karıştırmasın; protesto her zaman taraftarın hakkıdır. Memnun olmadıklarında bunu belli edebilirler, bu çok doğaldır, haklarıdır. Ben de şu anda saha içinden memnun değilim. Ben de onların içinden geldim ve ben de zamanında defalarca bu tribünlerde bağırdım, yeri geldiğinde protesto hakkımı da kullandım. Bu nedenle taraftarımızın ve tüm kamuoyunun benim sözümün kimlere olduğunu net bir şekilde anlamasını önemle rica ediyorum.''

duhuliye.com

HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }