Futbol

Ağzıyla kuş tutsa da bu yönetimin seyirciyle barışma şansı yok...

Kaya Çilingiroğlu, TRT Spor'da Beşiktaş gündemini değerlendirdi.

Kaya Çilingiroğlu:

Ağzıyla kuş tutsa da bu yönetimin seyirciyle barışma şansı yok.

Bir kere Sayın Başkan’ın hafta içi açıklamasında, üstü kapalı biçimde, belki de dili sürçtü. Birtakım seyircilerin, sosyal medya trollerinin kendisine bu şekilde tenkitlerde bulunduğunu, bunu hak etmediğini, çok işler yaptığını, Beşiktaş tarihinin en önemli işlerini gerçekleştirdiğini anlatırken, istemeden de olsa seyirciye ve taraftara ciddi ve haksız bir eleştiride bulundu.

Bence bu yüzden mevcut yönetimin, bu mevcut başkanın seyirciyle yeniden barışma şansı çok az. Hele dün güvenlik gerekçesiyle yaşanan bir tribün kapanma olayı var. Bunun nasıl olduğu, neden olduğu hâlâ ortaya çıkmadı ama başkanın bütün korkusu o basın toplantısında da çok net biçimde görüldü. Çarşı’nın yaptığı açıklama ve sonrasında seyircinin protesto için maça geleceği düşüncesinden ne kadar çekindiği çok belliydi. Neyse ki doğru bir teknik direktör tercihi yapmış.

Teknik direktör orada olduğu sürece kendisini ciddi anlamda koruma altına almış durumda.

Bunu düşünerek mi yaptı, yapmadı mı bilmiyorum ama mesela Sergen Yalçın, alışılagelmişin dışında bir adam değil mi?

Hiç popülizm yapmıyor, seyirciyi oynamıyor. Doğruları söylüyor. “Dördüncü de olurum, beşinci de olurum ama göreceksiniz bu takım iyi olacak. Bana güvenin” diyor. Ben kendisine güveniyorum. Gelişimi görüyorum. Dünkü oynanan maçtan çok memnunum. Sahadaki olumlu işaretleri görüyorum.

Oynadığı oyun çok zor bir oyun. Bu oyun zaman gerektiriyor. Çünkü bu sistemde, arkaya atılan toplarda geri dörtlüde oynayan oyuncuların son derece tecrübeli olması gerekiyor.

Mesela herkes yenen golde Ersin’e kızıyor ama orada ofsaytı bozan Gökhan var. Sağ bek ofsaytı bozmasa o pozisyon ofsayt olacak. Seyirci tabii buna böyle bakmıyor. “Ersin golü hatalı yedi” deniyor. Tamam ama ondan önce Gökhan bir adım geri atsa pozisyon ofsayt.

Bunlar futbolda olur ama sen olayı Ersin’e bağlayamazsın. Beşiktaş zor bir oyun oynuyor ve bu Sergen Yalçın’ın taktiği. Bu zor oyunda tecrübeli oyuncuların varsa çok fark eder.

Bence ortaya konan oyun tatmin edici. Ben mesela Sergen Yalçın’a her noktada katılmıyorum. Geçen haftaki Eyüp maçında Beşiktaş’ın kötü oynadığını düşünmüyorum ama eldeki oyuncu kalitesi çok yetersiz.

Bu oyunu pozisyona ve gole çeviremediğin sürece sıkıntı yaşarsın ama Sergen Yalçın hiçbir zaman oyuncularını kalkıp halkın önüne atmıyor. “Benim oyuncum yok” demiyor. “Elimdekileri en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorum, ne kadar azalsak da buradayız” diyor.

Ben geçen hafta burada “Sergen Yalçın şu an ligin en iyi teknik direktörü” demiştim. Sonra kendi kendime “abarttım mı?” diye düşündüm. Maçı izlerken Kartal’ı 90 dakika oyunda tutması bana göre büyük hataydı.

Bir oyuncu üç dakika içinde beş mecburi hata yapıyorsa, her ne kadar kaleye doğrudan tehlike yaratmasa da özgüveni düşer. Özellikle uzun süredir oynamayan bir oyuncuysa.

Buna rağmen oyunda tutulması hataydı. Sonucun berabere bitmesi Kartal yüzünden mi? Hayır. Ama Sergen Yalçın’ın maç sonunda söylediği “iyi oynamadık, iyi konsantre olmadık” sözlerine katılıyorum.

Zaten eldeki futbolcularla çok pozisyon üretip bunları gole çevirmek kolay değil. Düşünsenize, yıldız diyeceğin bir tane oyuncun var, o da Orkun.

Orkun, millî takımda ara sıra oynayan, vasatın biraz üstünde bir futbolcu. Sergen Yalçın’ın oynadığı döneme bakıyorsun: Tümer Metin, İlhan Mansız, Pascal, Cunti… Sonrasında Mario Gomez, Quaresma…

Şimdi oyuncu kalitesine bak. Sergen Yalçın’ın bu şartlarda burada olması gerçekten çok önemli.

Sabırla, inatla bırakmadan devam ediyor. “Kendi kariyerimi değil, Beşiktaş’ı düşünüyorum” diyor. Bu söz çok önemli. Herkesin dikkatle dinlemesi lazım.

Sergen Yalçın’da beklemediğim bir inat, bir duruş, bir devamlılık ve ciddi bir çaba var. Bu çabayı göz ardı etmeyin.

Bir şey daha söyleyeyim: Seyirci, maç içinde oynayan oyunculara asla ve asla aleyhte tezahürat yapmamalı. Bu sadece o oyuncuyu değil, tüm takımı etkiler. Maçın gidişatı bir anda değişir.

Benfica maçı… Son dakikada kaleci geldi, skor 4-2 oldu. Manchester United’ın 99 finali… Alex Ferguson’un taktik olarak en kötü yönettiği maç ama bir anda Avrupa şampiyonu oluyorlar.

O yüzden maç anında oyuncuları protesto etmeyin.

Ersin’i çok mu beğeniyorum? Hayır. Ben transfer etmem. Ama şu an Beşiktaş’ın tek kalecisi Ersin. O yüzden destek verin.

Puan tablosuna bakın. Yedi puan fark var. Çok mu? Hayır. On dört maç var, ortada kırk iki puan var.

Ben “Beşiktaş şampiyon olur” demiyorum ama iki doğru transferle bu lig çok farklı bitebilir. İki derbi var, şampiyonluğu bile etkileyebilir.

Sergen Yalçın şu ana kadar çok doğru işler yapıyor. Sabır gösteriyor. Ben olsam gösterebilir miydim, emin değilim.

“Para alıyor da yapıyor” demesin kimse. Sergen Yalçın geçmişte Fenerbahçe’nin de gündemindeydi. Konuşuldu.

Bugünkü Fenerbahçe kadrosu Sergen’in elinde olsa Göztepe maçı 4-1 mi biterdi, 0-0 mı, 1-1 mi, düşünmek lazım. Aynı şey Galatasaray için de geçerli.

İlkay’ı performansıyla beğenmiyorsun ama yıldız mı? Evet, yıldız. Alman Millî Takımı’nda 80 maç oynamış bir oyuncu. Ama Beşiktaş’ta yıldız Orkun. Kıyas burada başlıyor.

Sergen Yalçın imkânsızlıklara rağmen çok büyük iş yapıyor. Güvenin, sabredin.

Fikret Orman döneminde Samet Aybaba “feda” dedi, gençlerle yola çıkıldı. Stat yokken şampiyon olundu.

Başkan da bir gün büyük takım başkanı olduğunu anlayacaktır. Ama şu an hep bahanelere sığınıyor. Rakamları bilmiyor, sorulara net cevap vermiyor.

Sorular kötü değildi ama cevapları samimi bulmadım.

duhuliye.com

HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }