Duhuliye.com yazarı Mehmet Eyüp Yardımcı'nın kaleme aldığı köşe yazısı.
Futbolda bazen bir maç kaybedilir, bazen de bir maçın içinde takımın kendisi aranır.
Beşiktaş, Alanyaspor karşısında yalnızca üç puanı bırakmadı; sezonun henüz ikinci haftasında, oyun karakterinin hangi omurgalar üzerine kurulması gerektiğine dair önemli bir uyarı da aldı.
Skor tabelası 1-0 yazdı.
Ama maçın hikâyesi tabeladan daha uzundu.
Vincenzo Italiano'nun 4-2-3-1'i kâğıt üzerinde gayet anlaşılırdı. Nübel'in önünde Taylan Bulut, Agbadou, Emirhan Topçu ve Rıdvan Yılmaz; merkezde Ndidi-Salih Özcan ikilisi; önlerinde Cerny, Orkun Kökçü ve Trossard; en uçta ise Hyeon-Gyu Oh...
Beşiktaş'ın planı aslında ilk bölümde çalıştı.
Topa sahip oldu, rakip yarı alana yerleşti, özellikle Cerny-Trossard üzerinden kanatları kullanmaya çalıştı. Cerny'nin Oh'a attığı ara pas sonucunda oluşan 34. dakika pozisyonu ve Trossard'ın ortasında Oh'un attığı ancak iptal edilen gol, siyah-beyazlıların ilk bölümde rakip kaleye ulaşabildiğini gösteriyordu.
Fakat Beşiktaş'ın asıl problemi topa sahip olmak değil, topa sahipken rakibi çözmekti.
İşte bu ayrım önemlidir.
Çünkü Italiano'nun takımı topu dolaştırdı ama Alanyaspor'un savunma bloğunu yeterince hareket ettiremedi. Merkezde Orkun'un oyunu yönlendirme çabası zaman zaman değerliydi; ancak ön bölgedeki oyuncuların birbirleriyle mesafe ve zamanlama ilişkisi istenilen seviyeye çıkmadı.
Beşiktaş'ın hücumlarında zaman zaman genişlik vardı fakat ceza sahası içinde yeterli çoğalma yoktu.
Top kanada gittiğinde ceza alanında bekleyen siyah-beyazlı oyuncu sayısı çoğu zaman azdı.
Bu da orta ve son pasların etkisini düşürdü.
Rıdvan çıktı, denge bozuldu
Maçın kırılma noktalarından biri Rıdvan Yılmaz'ın 57. dakikada oyundan çıkmasıydı.
Yerine Kassoum Ouattara girdi.
Rıdvan'ın oyundan çıkması yalnızca bir oyuncu değişikliği değildi; Beşiktaş'ın sol taraftaki oyun bağlantısında da bir değişiklik yarattı.
Nitekim maç sonrasında yapılan değerlendirmelerde Rıdvan'ın çıkmasının ardından Beşiktaş'ın teknik kalitesini ve oyun kontrolünü kaybettiği, Alanyaspor'un da daha rahat hücum etmeye başladığı vurgulandı.
Bu, Italiano açısından üzerinde durulması gereken ciddi bir ayrıntı.
Çünkü modern futbolda bek oyuncusu yalnızca savunmacı değildir.
Bek, oyunun genişliğidir.
Bek, rakip kanat oyuncusunu geriye iten oyuncudur.
Bek, merkezdeki oyuncuya pas açısı veren oyuncudur.
Rıdvan çıktığında Beşiktaş bu üç fonksiyonun bir bölümünü kaybetti.
Vlahovic oyuna girdi, oyun değişmedi
dakikada Hyeon-Gyu Oh'un yerine Dusan Vlahovic'in oyuna girmesi ise Beşiktaş'ın hücumdaki ağırlık merkezini değiştirdi.
Vlahovic, ceza sahasında daha belirgin bir hedef oyuncu profili sundu.
Ancak mesele yalnızca forvetin kim olduğu değildir.
Forveti besleyecek mekanizmanın da kurulması gerekir.
Beşiktaş, Vlahovic'i ceza sahasında topla buluşturduğunda tehlike yarattı. 80. dakikada Vlahovic'in sol ayağıyla yaptığı vuruşta kaleci Paulo Victor önemli bir kurtarış yaptı.
Fakat siyah-beyazlı takımın Vlahovic'i oyuna dahil etme biçimi henüz yeterince sistematik değildi.
Bir santrforu oyuna sokmak başka şeydir.
Bir santrfor üzerinden oyun kurmak başka...
Vlahovic'in varlığı, Beşiktaş'ın kenar oyuncularının daha fazla iç koridora girmesini, Orkun'un ikinci bölgeden daha erken hücum bölgesine yaklaşmasını ve beklerin daha cesur bindirmeler yapmasını gerektiriyor.
Alanya'da bunların parçaları vardı.
Bütünü yoktu.
Golün geldiği yerde alarm vardı
dakikada Alanyaspor'un Hadergjonaj'ın kullandığı kornerde Nuno Lima'nın kafa vuruşuyla golü bulması, yalnızca bir duran top başarısı değildi.
Beşiktaş'ın rakibin duran top organizasyonundaki eşleşme ve alan paylaşımı yeniden sorgulanmalı.
Çünkü büyük takım olmanın önemli şartlarından biri, rakibe az sayıda fırsat vermektir.
Daha önemlisi, verdiği az sayıdaki fırsatın da golle sonuçlanmasını engellemektir.
Beşiktaş bunu yapamadı.
Olumlu taraf neydi?
Her şeye rağmen Beşiktaş'ın iyi tarafları da vardı.
İlk yarıda topu rakip sahaya taşıma isteği, Cerny'nin üretkenliği, Trossard'ın hücumdaki hareketliliği, Orkun'un oyun kurma çabası ve Vlahovic'in oyuna girdikten sonra ceza alanındaki varlığı umut verici ayrıntılardı.
Beşiktaş'ın tamamen üretimsiz bir oyun oynadığını söylemek doğru olmaz.
Ancak büyük takım futbolunda mesele yalnızca pozisyon bulmak değildir.
Pozisyonların sürekliliğini sağlamaktır.
Beşiktaş'ın Alanya'daki eksikliği tam olarak buydu.
Son söz
Bu mağlubiyeti yalnızca "rotasyon hatası" diye okumak kolaycılık olur.
Ama rotasyonun yanlış zamanda ve yanlış dozda yapılması da göz ardı edilemez.
Avrupa maçının düşünülmesi anlaşılabilir.
Fakat Süper Lig'in ikinci haftasındaki Alanyaspor deplasmanı da Beşiktaş'ın sezon planının bir parçasıdır.
İtalyan ressamın elinde artık daha fazla fırça var.
Vlahovic var.
Trossard var.
Orkun var.
Ndidi var.
Cerny var.
Ama fırçaların çokluğu, tablonun güzel olacağı anlamına gelmez.
Renklerin birbirine nasıl karıştığı önemlidir.
Alanya'da Beşiktaş'ın renkleri vardı.
Fakat resmin kompozisyonu henüz tamamlanmamıştı.
Ve sezonun daha ikinci haftasında alınan bu mağlubiyet, Italiano'ya çok açık bir mesaj bıraktı:
Beşiktaş'ın yalnızca iyi futbolculara değil, birbirini tamamlayan iyi bir oyuna ihtiyacı var.
Mehmet Eyüp Yardımcı
Duhuliye.com
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026
YORUMLAR (13)
Bu sene Anadolu takımları kuvvetli dedik hocaları Beşiktaş ı çözer bu Avrupa’da oynadığımız köy takımlarına benzemez dinletemedik şimdi hacı ismail bu İtaliano yu 5 leyecek kadiköyde belki 7 8 olacak kim verecek hesabını
2026 dünya kupasında 1 tane bile türk hakem yok. Avrupada görev yapan Türkiyede yetişmiş 1 tane bile teknik direktör yok. Skor tabelasına endeksli olmayarak aklı başında yorum yapan belki 1 belki 2 tane dışında yorumcu yok. Geri kalanların hiç biri 5 para etmez. Bir tarafına yıldız kaymış cahil 1 taraftar kitlesi var. Bizde futbol seyrediyoruz diye avunuyoruz.
Beşiktaş Alanya'yı bile yenemeyen 3. sınıf bir futbol takımıdır. Sıradan oyuncuları kadrosunda barındıran ve 5. ya da 6. lığa oynayabilecek bir takımdır. Kaliteli ve karakterli oyunculardan yoksundur. Bunun temel nedeni de son on yıllardır seçilen basiretsiz ve kötü niyetli yönetimler ve eyyamcı taraftar kitlesidir.
Salih çıkınca kurgu iyice bozuldu aynı kalitede bir yedek eksikliği görüldü
Beşiktaş Alanya'yı bile yenemeyen 3. sınıf bir futbol takımıdır. Sıradan oyuncuları kadrosunda barındıran ve 5. ya da 6. lığa oynayabilecek bir takımdır. Kaliteli ve karakterli oyunculardan yoksundur. Bunun temel nedeni de son on yıllardır seçilen basiretsiz ve kötü niyetli yönetimler ve eyyamcı taraftar kitlesidir.
Dün maçta yaşadıklarımızın sadece bir pozisyonu renkliler yaşasa şimdi ortalık yangın yeriydi biz malesef elinden lokması kolay alınan bir camia olarak görülüyoruz daha kolay harcanan daha kolay haksızlık yapılan bir camiayız Artık sesimizin çıkması lazım biz bunlara haksızlık yapamayız bunlar bizim burnumuzdan fitil fitil getirir imajı oluşturmadıkça işimiz zor
Hocaların hocası İtaliano ya sorsanıza ligde 2 maçta sadece 1 gol atarak son 40 senenin en kötü başlangıcı hiç böyle bir şey olmamış neden gol atamıyor Beşiktaş sana dünyanın en iyi santraforunu aldık solda premier ligin en iyi sol kanadı orta sahada Avrupa’nın en iyi orta sahalarından biri var daha ne olsun mbappe yi mi alacaktık
takıma acilen takviye lazım ve bu takviyelerin takıma uyum sağlaması için zaman lazım.. bu zamanı da kayıpsız geçmek lazım ama hepsi birden olmuyor demek ki..
Dün akşam ki maçı yabancı hakem yönetse ve Var da yabancı olsaydı maç 5 -0 Bjk nin galibiyeti ile biterdi. En az skor bu olurdu. Bu havada 10 kişi kalan rakip dağılırdı. Golü verse Alanya çözülürdü. Tarihi fark yerdi. Ama hakem bukadar önemli. Bu maçı Bjk 1-0 kaybetti. Hakemi yenersin ama bu kadarını yenemezsin.çünkü rakip maçta futbolda olmayacak herşeyi yaptı. Hakem de Hakemlikte olmayan herşeyi yaptı.
Dün maçı adam akıllımizleye görür haalandı da alsan mbappede getirsen son 5 yıldaki hakem yönetimiyle başarın imkansız bu ligte burda lig oynanmıyor bir tezgah düzenleniyor ve kimsenin umurunda değil dün Beşiktaş sahada dayak yemiştir kendi futbolcusu da hocası da başkanı da sadece izlemiştir bunun tek açıklaması tezgahın içinde herkesin olmasıdır
Ritm kaybolmasinin sebebi, rotasyon; cunku rotasyona giren oyuncular yetersiz; Taylan, Agbadu, Ndidi buna ek olarak sifir katki Cerny. Ama soyle de bir durum var, bu oyun temposuni ayni 11 kaldirmaz; bu yuzden kaliteli 3 transfer daha lazim. Keske Salah’i biz alsaydik; net oyuncu kalite
Valla maçın başı kırmızıyı verse golü verse gümbür gümbür Beşiktaş denecekti
serdal adalını geçen sene veya ilk geldiğinde verdiği röportajında medyaya ne dedi bjk nın son yıllarını inceledik gördüğümüz ve tedpit ettiğimiz hakem camiası lig başladığında ilk beş veya yedi hafta içinde kritik iki veya üç dört maçta bizi katledip ligin başında deport edip şampiyonluk dışına atıyorlar ligin geri kalanını gazozuna oynuyoruz buna izin vermeyeceğiz dedi eeeeeee ne oldu yine aynı yukarıdan mhkyı idare eden ağar abilerin talimatı aman geseyi sollamayın aman havaya girmeyin yine katli vacip olduk belimizi kırdılar duhuliye serdal başkanın bu anlattığım röportajını bir daha gündeme getirip haber yaparsan iyi olur tabi o gazoz filan demefi o kadarını ben ekledim