Spor yorumcusu Bülent Bilirgen'in duhuliye.com için kaleme aldığı köşe yazısı...
Terbiyesizliğin, ahlaksızlığın, şerefsizliğin, iş birlikçiliğin, fırsatçılığın, çıkarcılığın ve dönekliğin bir sınırının kalmadığı bir dönemi yaşıyoruz hemen hemen her yerde.
Konumuz futbol...
Sözde hakem, gerçekte piyon takımının başındaki zat içeride. Bunun bir tane hakemi de neyle suçlandığı tam olarak anlatılmayan, sanıyorum baskılara ve ilişkilerin gücüne göre şekil alacak bir nedenden dolayı içeride.
Atanmış, dün kara dediğine bugün ak diyen, aslında ne dediği de pek anlaşılmayan biri, TFF'yi yönettiğini sanıyor.
Tüm bu absürtlükler yaşanırken saha içinde konu Beşiktaş oldu mu yine istikrar korunuyor. Hiçbir şey değişmeden hunharca kesip biçmenin yanına, yukarıda da belirttiğim gibi, ahlaksızca ve şerefsizce yaratılan algılar ekleniyor.
Neymiş, Nübel atılmalı ve penaltı verilmeliymiş!
Eğer aranızda böyle düşünen varsa ya çok naiftir ya da iş birlikçidir. (Tabii ki bana göre.)
Naif renktaşlarıma şunu hatırlatayım: İçinde bulunduğumuz dönem, dünya gerçeklerinden uzak kalıp her şeyi çiçek, böcek, kelebek, kuş, nehir, göl, orman, nefis hava ve sudan ibaret sanacağımız bir dönem değil.
“Ay, bize yapılmasını istemediğimizi başkasına yapmayalım, centilmenlik bunu gerektirir.” gibi triplere girip bizi katur kutur kesen şerefsizlerin ekmeğine yağ sürülecek bir dönem hiç değil.
Kaldırın kafanızı, bakın etrafa! Dışarısı aç çakal dolu...
Futbol hayatı boyunca rakibinin önüne geçip kalçasını çıkararak faul alan, ahlaksızca ekmek çalan, emek çalan rakip teknik direktör çıkıp “Evimizin önünden hırsızlık yaptılar.” diyebiliyor.
Hadi onu geç, zaten bizim için ahlak seviyesi belli...
Peki, bu forma sayesinde futbolcu olmuş, ruhu cahil eski futbolcuna ne demeli?
O pozisyon için, “Futboldan anlamazlar, ben anlatayım. Hücum oyuncusu ne yapacaktı? Havadaki ayağını yok mu edecekti? Tabii ki bir yere gidecek, havada duramaz ya!” gibi iş birlikçi bir açıklama yapabiliyor mesela.
İşte bunu sokakta falan gördüğünüzde “Sen bizimle maytap mı geçiyorsun?” deyip üzerine gitmemek Beşiktaşlılık değildir.
Havada durmak değil konu, ahlak yoksunları! O topa o şekilde girmek mesele!
Bunu söylememek için ya bir yerden çıkarının olması lazımdır ya da bu renklere gönülden bağlı değilsindir.
Altıpas içinde kalecilerin kılına değsen faul çalınan bir ortamda, senin kalecinin böğrünü krampon tabanıyla delecekler, adam da refleksle o ayağı yakalayacak...
Kırmızı kart, penaltı! Öyle mi?
Hadi oradan kardeşim, hadi oradan!
Bugün medyada bas bas “Penaltı, kırmızı kart!” diye bağıran eski hakem bozmaları, yeni bozulmuş eski futbolcular ya da zaten bozuk duyumcu tayfası var ya...
Emin olun, eğer bu karar onların çıkarına göre verilseydi, “Ama öncesinde faul vardı, Beşiktaş'ın yine hakkı yendi.” diyerek timsah gözyaşları dökeceklerdi. Arkadan da kıs kıs güleceklerdi.
Hanımlar, beyler!
Aramızda uyuyan varsa uyandıralım...
Geçiniz takım temposunun düzensizliğini, oyuncuların iştahındaki zaman zaman düşüşleri, bireysel dalgalanmaları vesaire...
Onları hoca ve ekibi halledecektir. Bunların ucunda ölüm yok.
Ettiği yere kadar, olduğu yere kadar, yapabildiğimiz kadar yapacağız.
Ha bu sene olur, ha seneye... Elbet olacaktır.
Ama bugün kulübün, camianın konusu bu değildir, olmamalıdır!
Bu şanlı, şerefli marka, piyasada bir yem, bir meze, bir ara sıcak olarak kullanılmaktadır.
Beşiktaş'ı yönetmek için görevlendirilmiş başkan ve yönetim kurulu!
Buna “Yeter artık!” demek sizin göreviniz.
Sizi de uyandırayım: Hemen hemen her maç sahada atılan tokatlar futbolculara değil, size atılıyor.
Siz belki bundan memnunsunuz, öbür yanağınızı uzatıyorsunuzdur da gerçek taraftar artık yemez o tokatları.
Selametle...
Bülent Bilirgen / duhuliye.com
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026
YORUMLAR (14)
Beşiktaşın hakkını yiyen kim varsa. Taraftarın sapını yedin
33 yıldır düzenli maç izliyorum. Hep hakkımız bilmem ne masaya yumruk sonuç sıfır. İzlemeyin gitsin şart mı.
en başta bizim taraftar yönetim başkan oyuncular uyuyor be kardeşim dalsana heriflere sahada hoca koşsana üstüne hakemin ya burası türkiye türkiye taraftar zaten bi tuhaf olmuş manita yapan gelmiş sinema gibi izliyorlar yönetim zaten boş küme --- başkanınsa anladığım kadarıyla tabiatı bu kadar adamın
Sergen anketine cevabımız sergenin beşiktaş nezdinde bir geçerliliği yok.bu futbolcular milyon dolarlar eurolar kazanıyor bir futbolcu 3 günde 1 maç oynayabilir ben demiyorum bu işle ilgilenen sporcular diyor türk insanı tembelliğe bayılır sergenin fikirlerine ihtyacımız yok bugün sergen beşiktaşın iyiki başında değil onu dışında türk hakemleri düzelmeyecek kesinlikle
Önce Trossard şimdi Vlahoviç ya sonra sıra kimde Orkun'da mı??? Efendilik efendi insanlara karşı olur hayvanlara değil. Kuduz köpek gibi saldıranlara hiç değil Takım şamar oğlanı gibi dayak yiyor. Kendinize gelin, beyler o koltuklara süs diye oturmadınız. Bunun hesabını sormazsanız namertsiniz, korkaksınız yoksa taraftar sahaya iner o elleri kırıp sahibinin bir yerine sokar. Buna mahal vermemek için gidin hesap sorun!!!
Visca Barca Visca Catalunia! Su Fetoculara bi 5 atin
Biz böyle sessiz olursak çok tokat yeriz seneye kimse kalmaz kaçar gider.Dün yayıncı kuruluş Duşana yapılan hareketlerin çoğunu kesip göstermedi.Bir futbolcu 4 sarı kartlık hareket yaptı kart görmedi Birde utanmadan algı yapıyorlar.Hakem ve var alçakça işler yaptı.
Federasyonun içindeki fetöcü şerefsizler halen devam ediyor
amed ve alanya maçlarından döve döve 1 puan dahi olsa alınmalıydı
çok doğru şeyler söylemiş bravo. bu yumruğu atan ,sahadaki ve Var'dakiler görmedi diye cezasız mı kalacak? niye sevk etmiyorlar bu herfifi disiplin kurulununa?
Turkiye de futbol olmus. TS Samsun macina bakin. Resmen sike. Sorun bir hakeme ve MHK baskanina ihale edildi. Oysa tum sistem curumus.
Teşekkürler. içimizdekini güzel bir formatta kaleme aldığınız için.
Adamsın kardeşim susmayın her platformda konuşun baktılar bu sene Beşiktaş bunlara döşeyecek algı peşine girmiş adiler
Net penalti