Hayat da bazen zincirleme olaylarla yaşanır.

Hastalıklar, sakatlıklar, cezalar peş peşe gelir…

Bilançonuz bozulur, eksiye geçer…

O gerginlik içinde ilişkiler, kararlar ve hesaplar da değişir.

Senaryo öfke ve üzüntü yaratan çarpıcı tablolarla devam eder.

Oyunun sonu hesaplayamaz, önünüzü göremezsiniz.

Dünkü hezimet Beşiktaş’ın acısına zehir kattı.

Beşiktaş yenilgi üstüne yenilgiler serisini sonlandırıp olumlu bir dönüş yapma isteğiyle başladı maça…

Daha çok koşan, yardımlaşan, bastıran ve hemen her dakika pozisyona giren taraftı.

Sergen Yalçın, savunma risklerini göze almış, ilk kez çift santrforlu 4-4-2 formasyonuyla sahaya sürmüştü takımını…

Larin ve Batshuayi, doğal olarak gol beklentisini de katlamıştı…

Ne var ki futbol, mimarlık ve mühendislik gibi statik hesaplar ya da yaratıcı düşüncelere uymuyordu zaman zaman. Beşiktaş için dün işte böyle bir gündü.

Sergen Yalçın, Şampiyonlar Ligi’nde Aax yenilgisi sonrasında pek de gereği yokken Süper Lig’deki sıkıntılarından söz etmiş, “VAR’dan lehimize bir tek karar bile çıkmadı. Konuşmak istemiyoruz ama mecbur kalıyoruz. Sonra da ceza alıyoruz” demişti.

O konuşmaya örnek oluşturacak bir VAR uygulaması ile başladı maç.

Sergio ile girdiği ikili mücadelede top Rosier’in omuzuna çarpmıştı.

Önce Göçek’in VAR odasındaki Zorbay Küçük’le muhabbetini dinledik.

Ardından ekran değerlendirmesine yöneldi. Karar penaltı.

Burada temas bir gerçek. Ama omuzdan temas…

Peki o temasta bilerek bir oynama, topu sektirme hali var mı?

Bunu Hüseyin Göçek biliyor. Bize de susmak kalıyor.

Diabate’nin penaltı golünden sonra Beşiktaş oyununu bozmadı ama,

Necip dengeyi bozdu. Diabate’ye hamlesiyle önce sarı kart gördü.

Ardından yine VAR ve ekranla karar değişti.

Sarı iptal, direkt kırmızı. Josef’i stopere aldı Sergen Hoca, Ghezzal’ı kanattan içeri kaydırdı.

Nkoudou ve Larin’le kanatları düzenledi.

Sakarlık da peşini bırakmadı Beşiktaş’ın Rosier’in omuzundan gelen penaltıdan sonra Mert Günok’un uzun bir hava topunu karşılamak üzere ceza alanı dışında boşa hamle yapması Balde’nin golünü getirdi.

Sonra Sergio ile 3-0’a tanık olduk. Bitmedi…

90+’da rakip atağında Mert Günok’un talihsiz düşüşü var.

Ayağı çime mi takıldı, yoksa dizi mi döndü? Bunları yazarken bilmiyoruz.

Sonra öğreneceğiz. Hem acıdan hem de utançtan sedye ile terk etti maçı.

Ha, bu esnada Flavio da fırsattan (!) yararlandı tabii…

Arkadaşına asist yaptı, Champness de tarihi skoru yazdı: 4-0 (Mert yerde yatarken o golü hiçbir sporcu atmak istemez. Champness galiba heyecandan ne olduğunu anlayamadı.)

Futbolda her şeyolur. Dünkü maç da o her şeyden biriydi…

Tarihe geçecek sayfa yazdı Giresunspor.

Galibiyeti kesinlikle hak ettiler.

Sergen Hoca, VAR kararlarını eleştirebilir.

Penaltıya, kırmızı karta itirazı da anlaşılabilir…

Ama yapacağı başka işler de var.

Bu kadar yenilgiyi hakemle, sakatlıkla, talihsizlikle anlatamazsınız.

Artık birileri de Sergen Hoca’yı eleştirmeli.

Önce kendisi! Aynaya baksın ve konuşsun.

Attila GÖKÇE / Milliyet

Beşiktaş'tan son dakika, transfer ve özel haberler için Duhuliye.com mobil uygulamalarını indirmek için TIKLAYIN