27.12.2025 - 15:06

Takip Et:

‘’Başarısızlığın istikrarı olmaz…’’

BJK Divan Kurulu Üyesi Erkal Erten, Ahmet İnce’nin sorularını Fotospor için yanıtladı. ‘’Beşiktaş'ı kendi kimliğinden uzaklaştırdık,’’ diyen Erten, Beşiktaş’ı sportif ve mali açıdan değerlendirdi.

Sezonun ilk yarısının sonunda takımın genel performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sezonun ilk yarısı sona erdiğinde, Beşiktaş gibi hedefleri ve beklentileri yüksek bir takımın Avrupa Kupası’ndan elenmiş olmasına rağmen, özellikle maçlara olan konsantrasyon ve oyun istikrarı açısından sezonun bu bölümünü başarısız tamamladığını görüyoruz.
Beşiktaş’ın oyun kimliği konusunda ne düşünüyorsunuz? Mesela Sergen Yalçın’la ne değişti?
Bu takım çok üst düzey bir kadroya sahip olmayabilir ve şampiyonluk yarışında ilk iki içerisinde yer almayabilir. Ancak mevcut oyuncu yapısıyla Trabzonspor, Göztepe ve Samsunspor kadrolarından çok daha güçlü olduğu açık. Buna rağmen, özellikle Sergen Yalçın’ın takıma halen tam anlamıyla adapte olamadığını ve sürece yeterince fokuslanamadığını düşünüyorum.
Sezon içinde üç kez verilen milli aralarda, yaklaşık 30 günlük bir takımla çalışma fırsatı varken, sanırım bu sürenin en az yarısının tatil şeklinde değerlendirildiğini düşünüyorum. Sergen Yalçın'ın ekibinin de yeterli olmadığı ve bu süreçte yeterli katkıyı sağlayamadığı kanaatindeyim.
Ben, açıkçası son dönemde görev yapan teknik direktörlere baktığımda, sahada net bir “Sergen Yalçın farkı” diyebileceğim, kimliği belirgin bir oyun sistemini de maalesef henüz göremedim.
Teknik direktör tercihleri ve süreklilik sorunu hakkında neler söylersiniz?
Teknik direktör değişiklikleri çok sık yapılıyor Beşiktaş'ta bu iyi mi kötü mü? Evet, istikrar diyoruz, ama şu da bir gerçek ki; başarısızlığın istikrarı olmaz. Başarısız bir hocaya sabır göstermek için hocanın da takımda bir takım iyileştirmeler yapması lazım ve bunu skoru olmasa bile sahaya, hiç olmazsa oyununa yansıtması lazım.
Ziraat Türkiye Kupası’nda oynanan Fenerbahçe maçı dışında bunu aylardır maalesef göremedik.
Yüksek maliyetli transferlerin kulübe geri dönüşü sizce ne oldu?
Yüksek maliyetli transferler yapıldı. Bu transferlerin kulübe geri dönüşü ne yazık ki beklentilerin oldukça altında kaldı, istenen verim maalesef alınamadı. Önemli bonservisler ve maaşlar ödenerek kadroya katılan oyunculardan, sahaya yansıyan performans anlamında karşılık alınamadığını net bir şekilde görüyoruz. Bu durum hem sportif başarıyı sınırladı hem de kulübün zaten kırılgan olan mali yapısını daha da zorladı.
Rafa Silva olayı malum. Rafa örneği, bu sürecin en çarpıcı göstergelerinden biri. Benim bu konuda bir sorum olabilir: örneğin Giovanni van Bronckhorst gibi disiplinli, net kuralları olan ve oyuncu–teknik direktör ilişkisini belirli bir çerçevede tutan bir isim olsaydı, Rafa Silva’nın henüz gelir gelmez böyle bir tavır almasının mümkün olur muydu ya da ilk konuşmasında ‘’ben gidiyorum’’ diyebilir miydi veya der miydi? Burada asıl sorgulanması gereken nokta, teknik otoritenin gücü ve kulüp içi hiyerarşinin ne kadar sağlıklı işlediğidir.
Mevcut kadro planlaması Beşiktaş’ın hedefleriyle örtüşüyor mu, ara transfer döneminde ne olur?
Ara transfer dönemine gelince; çok sayıda transfer yapılması halinde kulübe fayda sağlamak yerine kadro dengesini bozacağı, kulübü bir “obeziteye” sürükleyeceği ve başarılı olamayacağı düşüncesindeyim. Çünkü yapılanma denilen süreç yaz transfer döneminde olur. Kamp dönemi ile beraber olgunlaşır ve takım kimliği bu süreçte oluşur. Ara transfer döneminde kulüpler kolay kolay kaliteli oyuncularını elden çıkarmaz.
Bu nedenle, umarım Beşiktaş ara transfer döneminde 6-7 oyuncu alarak bu hataya düşmez. Çünkü kulübün mali tablosu bunu kaldıramaz. Hem sportif açıdan hem de kulübün mevcut mali tablosu göz önüne alındığında, böylesi bir hamlenin sürdürülebilir olmadığı açıktır. Beşiktaş için doğru olan, kısa vadeli pansuman çözümler yerine uzun vadeli, planlı ve mali disipline dayalı bir kadro yapılanmasına yönelmektir.
Mali Tablo demişken, kulübün mevcut mali tablosunu nasıl görüyorsunuz? Borç yükü sportif başarıyı ne ölçüde etkiliyor sizce?
Beşiktaş’ın mevcut mali tablosu ne yazık ki sportif hedefleri doğrudan sınırlandıran bir noktada duruyor. Finansal yapı büyük ölçüde Dikilitaş Projesi’nin ilerlemesine ve somut aşama kaydetmesine bağlı görünüyor. Bu projede beklenen adımlar atılamaz ve bankalara olan borçlar üzerinden faiz yükü artarak devam ederse, kulübü orta ve uzun vadede çok daha zor bir sürecin beklediğini söylemek yanlış olmaz. Mevcut durumda borç-faiz sarmalı, sportif planlamanın önüne geçen en büyük engel konumunda.
Bu noktada Beşiktaş’ın geçmişte yaptığı en büyük hatalardan birinin, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın izlediği modeli birebir taklit etmeye çalışmak olduğunu düşünüyorum. Oysa Beşiktaş’ın kendine özgü bir kimliği, kültürü ve değerler sistemi vardır. Beşiktaş; yalnızca 8-9 yüksek maliyetli transferle şampiyonluk kovalayan bir kulüp profiline hiçbir zaman tam olarak uymamıştır. Biz Beşiktaş'ı kendi kimliğinden uzaklaştırdık diye düşünüyorum.
Son yıllardaki yönetim değişiklikleri kulübü nasıl etkiledi?
Son yıllarda sürekli yönetimler değişiyor. Bu tabii ki takıma da olumsuz yansıyor. O yüzden Sayın Adalı’nın iki yılda bir seçim önerisini destekliyorum. Umarım tüzükte de bunu hayata geçirirler.
Kulübün yeniden zirveye çıkması için atılması gereken ilk adım nedir?
Benim Beşiktaş’a saha içi ile ilgili son değerlendirmem şu olabilir: ben olsam, Bundesliga’yı çok iyi izler, orada 40 yaş ortalamalı 2 tane hocayı yakın takibe alır ve bir Alman organizasyonu kurarım. Yanlarına da Olcay Şahan ve Veli Kavlak’ı verirdim. Sonra ve 2 sene sabrederdim. Bunun sonucunun da mutlaka olumlu olacağını düşünüyorum.
Altyapı, doğru scouting, takım kimliği ve saha içi disipliniyle başarıya ulaşan bir Beşiktaş modeli varken, bu anlayıştan uzaklaşılması kulübün hem mali hem de sportif dengesini bozmuştur. Bugün yaşanan finansal sıkıntıların temelinde de, kulübün kendi DNA’sından koparak sürdürülebilir olmayan bir yarışın içine girmesi yatıyor. Beşiktaş’ın yeniden ayağa kalkabilmesi için öncelikle mali disiplinini sağlaması ve ardından kendi kimliğine uygun bir yapılanmaya dönmesi şart.
Beşiktaş’ı için umut veren unsurlar var mı, varsa neler?
Beşiktaş'ta İleriye yönelik umut veren saha içi bir unsur şu an için yok diyebilirim. Ama saha dışında taraftarın umudu halen dimdik. Ancak kulüp yönetimi maalesef liyakat konusunda bence zafiyet içinde, yönetiminde Dikilitaş sürecini tamamladıktan sonra güven oyu anlamında seçime gitmesinde fayda olduğunu düşünüyorum. Evet, dediğim gibi Beşiktaş'ın umut veren tek tarafı taraftarıdır. Umudumuz her zaman dimdik ayakta…
Bu keyifli röportaj için çok teşekkür ederim Sayın Erten.
Ben teşekkür ederim. Tüm Beşiktaş camiasının yeni yılını kutlar, sağlıklı, başarılı, mutlu bir yıl dilerim.

Fotospor


YORUMLAR (10)

Gökhan durak
27.12.2025 - 23:29

Maşallah siz başarısızlıkda da isrikrarlısınız.

Yanıtla Beğenme (0)
kavaklı
27.12.2025 - 17:20

şurda adalıya sallayanlara bakın devre arası 2-3 transfer yapsın takım 17 de 14 falan yapsın bizden daha çok adalı demezlerse ben adam değilim . alayı iyi gün taraftarı alayı bjk ye bir seçim daha yaptırtıp daha da kötü olsun kafası 5 yıldır başkan değişiyor ama her gelen başkana sallıyorlar lan olum daha başkan adayı bile çıkmıyor siz neyin peşindesiniz

Yanıtla Beğenme (4)
Harabe13
27.12.2025 - 16:52

Net bi sergen oyunu var. Öncekiler defansta dur, kontra ile çık. Sergen oyununda hem topa sahip olma hem topla hızlı hücum anlayışı net bir şekilde görülüyor. Boş bir karalama yazısı herzamanki gibi.

Yanıtla Beğenme (2)
Gerçekler
27.12.2025 - 16:34

Sergenden başka Beşiktaş’ı bu durumdan çıkaracak hoca olduğunu düşünmüyorum. Yabancı hocaları gördük. Hiç biri derman olmadı. Yabancılar kaosta baskıyı kaldıramaz derbi alamıyorlar. Son dönemde Türkiye liginde yabancı hocaların şampiyonluğu yok en son zico şampiyon olmuştu. Artık bu yorumcunun ilgide bjk yide tanımadığını düşünüyorum. Hocaya ve başkana destek veriyorum. Daha iyileri gelene kadar. Şu aşamada destek vermeyen kim varsa bilinki bir menfaati yada düşmanlığı yada iş bilmezliği var.

Yanıtla Beğenme (2)
BJK
27.12.2025 - 16:28

Beşiktaşın derbi maçına gitmeyen tipten başkan değil belediyede memur bile olmaz Ne oldu ameliyat mı oldu derbiye gitmiyor yaptır 2 iğne git gelmiyor maç izlemeyen bir tip Beşiktaş avrupa kupasında elenirken saadettin saranla basket maçında puro içiyordu Beşiktaşın maçlarının en az yarısına gelmemiş gelmeyi gerek görmemiş bir tip bir tane avrupa maçına gitmişliği yok daha Bunun Beşiktaşla bir ilgisi yok kendisi rantçı müteahhit olur o kadar Yazık bu rantçıya verin rantını bugün bırakır arkasına bakarsa namerdiz

Yanıtla Beğenme (1)
bjk
27.12.2025 - 16:28

boş boş konuşmuş yine. yalan söylemekte arati bile geçti. yaptigi açıklamanın hiç bir içeriği ve samimiligi yok. popülist politikacılar gibi konuşmaya çalışıyor. cok pasif çok güçsüz bir baskan. yanindakiler ise ondan beter. böyle başarı gelmez gelemez.

Yanıtla Beğenme (0)
Rade
27.12.2025 - 16:03

Doğru diyor başarısızlığın istikrarı olmaz adalı bu işi yapamıyor bıraksın gitsin at oynatsin dürüst adam kumar oynamaz kumarci adamda dürüst olamaz At yarışı da bir kumar sen bırak git işini yap ne arat ne Çebi hiçbiri senin kadar Beşiktaş a zarar vermedi

Yanıtla Beğenme (4)
kartalkafa
27.12.2025 - 15:53

besiktasin efsanesi oldun, liyakatsizlik denilince akla sen geleceksin Adali

Yanıtla Beğenme (1)
İstifa
27.12.2025 - 15:27

Bu soruları adalı denen jokey başkanına sorsanıza onun yüzünden zaten bu haldeyiz

Yanıtla Beğenme (6)
Yalan ve Gerçek
27.12.2025 - 15:08

Ama bizde var maalesef. 5 sezondur istikrarlı bir şekilde başarısızlık devam ediyor. Neyse ki, takımın başına Sergen hocayı getirmeyi akıl ettiniz ve hoca gerekli yerlere, cerahatli yerlere neşteri vurup takımı tedaviye aldı.

Yanıtla Beğenme (2)