Trabzonspor deplasmanındaki 2-0’lık yenilgi can sıktı. Ancak Beşiktaş’ın şampiyonluk yarışındaki yerini tek bir maç üzerinden değerlendirmek için henüz çok erken. Siyah-beyazlılar, zorlu deplasmanları geride bıraktığı sekiz haftanın sonunda liderin yalnızca dört puan gerisinde. Üstelik önündeki fikstür, bu farkı kapatmak için önemli fırsatlar sunuyor.
Geride kalan sekiz haftanın tablosu, Beşiktaş’ın nasıl bir fikstürden geçtiğini gösteriyor. Siyah-beyazlıların karşılaştığı sekiz takımın yedisi ilk 11’de yer alıyor. İkinci sıradaki Amed, üçüncü Fenerbahçe ve dördüncü Trabzonspor’la deplasmanda oynandı. Bu kadar zorlu bir başlangıcın ardından zirvenin dört puan gerisinde kalmak, Beşiktaş’ın yarıştaki gücünü koruduğunu ortaya koyuyor.
Trabzon’daki yenilgiyi konuşurken Kadıköy’deki galibiyeti de unutmamak gerekiyor. Fenerbahçe’yi sahasında 2-1 yenen Beşiktaş, doğrudan rakibinin evinden üç puanla çıkmayı başardı. O galibiyet, bu takımın zor deplasmanlarda da kazanabilecek kapasiteye sahip olduğunu gösterdi.
Beşiktaş’ın en büyük kozu kendi evi
Tüpraş Stadı’ndaki tablo oldukça güçlü: Dört maç, dört galibiyet, 12 gol. Beşiktaş, taraftarının önünde yalnızca üç gol yedi ve alınabilecek 12 puanın tamamını topladı. Maç başına üç gol atan siyah-beyazlılar, evinde rakiplerine puan bırakmadı.
Şimdi önündeki dokuz lig maçının beşini kendi sahasında oynayacak. Başakşehir, Gençlerbirliği, Galatasaray, Samsunspor ve Rizespor, Tüpraş’a gelecek. İç sahadaki bu istikrarın sürmesi, Beşiktaş’ı zirveye taşıyabilecek önemli bir avantaj. Özellikle lider Galatasaray’ı taraftarının önünde ağırlayacak olması, farkı doğrudan azaltma fırsatı sunuyor.
Fikstürdeki değişim rakamlara da yansıyor. Sekizinci hafta sıralamalarına göre Beşiktaş’ın oynadığı rakiplerin ortalama sırası 7,6. Önündeki dokuz rakibin ortalaması ise 11,7. Geride kalan sekiz rakibin yedisi ilk 11’deyken sıradaki dokuz rakibin yalnızca üçü bu grupta bulunuyor. Elbette hiçbir maç oynanmadan kazanılmıyor. Ancak bu tablo, Beşiktaş’ın galibiyet serisi yakalayabileceği bir döneme girdiğini gösteriyor.
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin yolu da kolay değil
Şampiyonluk yarışını değerlendirirken yalnızca Beşiktaş’ın kayıplarına bakmak eksik olur. Galatasaray ile Fenerbahçe dokuzuncu haftada karşılaşacak ve iki takımdan en az biri puan bırakacak. Galatasaray’ın ayrıca Konya ve Beşiktaş deplasmanları, kendi sahasında da Amed karşılaşması var. Fenerbahçe ise Çorum, Kocaeli ve Başakşehir deplasmanlarına çıkacak; Trabzonspor ile Amed’i ağırlayacak.
Bu karşılaşmaların her biri yarışın seyrini değiştirebilir. Beşiktaş’ın yaşadığı her puan kaybını zirveden kopuş olarak yorumlarken rakiplerinin önündeki zorlu maçları görmezden gelmemek gerekiyor. Dört puanlık fark, sezonun bu aşamasında kapanmayacak bir mesafe değil.
Beşiktaş’ın çözmesi gereken mesele ise açık: Evindeki istikrarını deplasmanlara taşımak. Alanya, Diyarbakır ve Trabzon’da alınan yenilgiler, bu alanda daha fazlasına ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Buna karşılık Kadıköy’de kazanabilen, kendi sahasında dörtte dört yapan ve gol üreten bir takımın şampiyonluk iddiasını küçümsemek mümkün değil.
Trabzon yenilgisi, üzerinde durulması gereken bir uyarı. Ancak sekiz haftada gösterilen güçlü tarafları da bir gecede silmiyor. Beşiktaş, eksiklerini giderip iç sahadaki kazanma alışkanlığını deplasmanlara taşıdığı takdirde şampiyonluk yarışının en güçlü adaylarından biri olmaya devam edecek.
Batu Erda / duhuliye.com
YORUMLAR (8)
Bu sene de ligi unutun. 3 kilit deplasman ve 0 puan. Kimi kandiriyosunuz.? Ulan insan bari gol yememeye bakar, tel tel dokuluyor takim.
Avrupa dönüşü bizim maçlara bak birde sarıların maçlara ne güzel istanbul be
Bu Batu güzel yazıyor daha sık yazsın
Sergen olsa Sazdağı Cengiz Salih Uçan Ersini oynatıp yenilir, maçtan sonra da ağlar, 3 transfer dönemi isteyip bu kadroyu ben kurmadım der, maçtan çıkıp aleme giderdi paralı eskortlarla.
Tamam bu naç bitti İyisiyle kötüsüyle,, iki gün sonra maç var, o naçı alıp 9 puanı cebine koyacan yoluna devam edecen..
Anlaşıldıki bu sezonda gitti alamadılar 2 baba stoper boşa kürek çek dur.
Gayet güzel bir yazı olmuş. Tebrikler