Attila Gökçe'nin Milliyet gazetesindeki köşe yazısı.
Trabzonspor yine yapacağını yaptı, ilk yarılardaki gol serisine Beşiktaş maçını da kattı. Salah da boş geçmedi… Beşiktaş deplasmanda yine kaybetti.
Ev sahibi takım, Beşiktaş’ın hücumda bıraktığı geniş ve boş alanlarda topu kaparak, çoğunlukla pas hatalarından yararlanarak inanılmaz geçiş fırsatları yakaladı. Bir gerçek daha var: Beşiktaş ilk yarıda tam 43 kez rakip ceza alanına girdi. Ancak ne Vlahovic, ne de ötekiler bu girişlerde istedikleri şutları çıkaramadılar. İlk yarıda Beşiktaş adına en önemli fırsat, Murillo’nun direğe takılan vuruşuydu.
Trabzonspor, Beşiktaş’ın ön alanda yığılmasına rağmen savunmacılarıyla bu baskılardan çabuk çıkıp skor için daha akıllı arayışlara girdi. Aral Şimşir’in geliştirdiği pozisyonda Ozan Tufan’ın attığı gol, ev sahibine hem moral üstünlük, hem de kolaylıklar kazandırmıştı.
İtaliano’nun ekibinde “uykudan uyanmış bir mahmurluk hali vardı. Arkadaşının top atma anında dalgınlığa gelip sırtını dönen, isabetsiz zayıf paslarla topu rakibine ikram edenler, en az beş defa aynı yanlışlara düştüler. Cerny, Trossard, Vlahoviç, Miretti, Olaitan etkisiz oyunlarıyla hayal kırıklığı yarattılar. Salih Özcan’ın çabaları takımı uyandırmaya yetmedi. Beşiktaş Avrupa’da esip gürlüyor ama Süper Lig’de deplasmandan korkuyor.
Maçın bir de Salah görüntüsü vardı. Çok sakin ve ılıman günündeydi. İlk yarıda maçı ateşleyecek hamleler yapma gereği duymadı, rahattı. Muhammed Salah, 62’de Frankulino’nun asistiyle iki Beşiktaşlının arasından ikinci golü çakıverdi. Onuachu’suz kadronun topu yerden oynaması da kolay ama akıllı bir taktikti. Trabzonspor, hedef yolunda yeni öncelikler ve derinlikler kazanıyor.
Attila Gökçe Milliyet
YORUMLAR (2)
Anadolu takımı hocası bu Italiano. 77 ye kadar neyi bekliyor oyuncu değişikliği için. Tutturmuş bi düzen 75 te 3 değişiklik 88 de 1 kişi 90 da 1 kişi. Başka bildiği birşey yok. Dersine çalışmamış hiç. Hadi salaha çözüm bulacak kapasiten yok 20 yaşında yarı formda olan Arala çözüm bile üretemiyorsun
Yavaş yavaş şampiyonluk hayalleri suya düşüyor. Biz Türklerde yabancı hayranlığı var. Çok çabuk havaya sokuyoruz. Sonrası hep hayal kırıklığı oluyor.