Futbol yorumcusu Hikmet Pınarbaş, Beşiktaş’ın sahadaki fiziksel üstünlüğüne rağmen oyunsal verimsizlik yaşadığını belirtti.
Beşiktaş’ın son haftalardaki performansı üzerine değerlendirmelerde bulunan futbol yorumcusu Hikmet Pınarbaş, siyah-beyazlıların oyun anlayışını verilerle inceledi. Deneyimli yorumcu, takımın fiziksel olarak güçlü görünse de oyun zekâsı ve organizasyon eksikliği nedeniyle potansiyelini sahaya tam olarak yansıtamadığını söyledi.
“ Beşiktaş bugün hala kimlik arayışında. Fiziksel olarak aktif ama topla üretkenliği düşük bir takım profili var. Çok koşuyorlar ama doğru anlarda değil.“
Beşiktaş’ın maç başına ortalama 114 kilometre koştuğunu belirten Pınarbaş, bu verinin tek başına başarı getirmediğini ifade etti.
“Beşiktaş enerjisini oyuna değil, oyunsuz anlara harcıyor. Bir maçta ortalama 114 km koşuyor ama 26 dakikalık topla oyun süresinin sadece 7 dakikasında verimli hücum ediyor.Pres verilerinde topu geri kazanma süresi 7.3 saniye, rakip yarı sahada top kazanma oranı %22.4. Bu oranlar bize; Beşiktaş'ın istekli ama senkronu zayıf bir pres takımı olduğunu gösteriyor. “
Yapısal Sorunlar ve Kadro Mühendisliği
Analizde, Beşiktaş’ın yaşadığı sıkıntıların teknik direktör kaynaklı değil, kadro mühendisliğiyle ilgili olduğu belirtildi.
“Sorunun kökü teknik direktör değil, kadro mühendisliği. Orta saha hattı topu kazanabiliyor ama yönlendiremiyor. Ön hat koşu temposu yüksek ama bağlantısı düşük. Savunma hattı hava topu kazanıyor (%59.4) ama ikinci top dönüşü %38.7 seviyesinde. Bu 'ilk teması kazanan ama ikinci hamlede pozisyonu kaybeden' bir takım profili. Fiziksel olarak güçlü ama bilişsel olarak yavaş“
Beşiktaş’ın hücum istatistikleri de dikkat çekici.
“Hücum verilerinde; ceza sahasına giriş oranı %11.2. Atak başına xG 0.113 ve ilk temas sonrası top kaybı %41.7. Yani hücumların %40'ı aksiyonda bitiyor. Sorun bitiricilik değil, başlangıç kalitesinde. Beşiktaş hücuma başlıyor ama organize bitiremiyor.
Korner sonrası xG 0.07, burada ligin ortalaması 0.11. 45 saniye üzeri atak sayısı 3.1, burada Galatasaray 5.8, Fenerbahçe 4.9. Bu farklar, Beşiktaş hücumlarını kısa ömürlü olduğunu gösteriyor. Takımın ikinci pas zinciri ortalaması 1.7. Bu, yerleşik oyunun neredeyse hiç oluşmadığını gösteriyor.“
“Refleks oyunu hakim, sistem oyunu değil. Fiziksel yorgunluk, bilişsel hata zinciri her maçta tekrar ediyor.
Bugünkü tablo; Beşiktaş, fiziksel olarak verilerde ligin üstünde ama topun dolaşım hızı, bağlantı zinciri, üçüncü böle senkronu zayıf. Takım koşuyor, mücadele ediyor ama doğru yerde değil. Bu teknik direktörden bağımsız, yapısal bir sorun.
Çözüm teknik değil, mühendisliktir. Beşiktaş sisteminde şu profiller olmazsa yapı çöker: Pres dirençli 6/8 numara, 2. dalga koşucu 8/10 numara, süpürücü stoper ve bir sprinter kanat.
Beşiktaş'ın bugünkü durumu, fikir fazlalığı - kadro yetersizliği - yönsüz enerji birleşimidir. Koşu istatistiklerinde zirve ama karar kalitesinde düşüş. Bu tablo değişmedikçe tempo başarıyı değil, yorgunluğu getirir. Beşiktaş koşuyor ama düşünmüyor. Bu, oyunun özetidir.
Beşiktaş, bugün enerjisini doğru anda, yanlış yere yönlendiriyor. Topun yön değiştirme oranı %8.3, ligin ortalaması %12.9. Rakip yarı sahada pas yön çeşitliliği yalnızca %18.4, sprintlerin %62'si topun uzağında gerçekleşiyor. Üçüncü bölgede pas-koşu bağlantı oranı %0.71, lig ortalaması %0.93.
Aslında hali hazırda bir enerji mevcut, bunun nasıl kullanıldığı asıl mesele. Bugünkü durum, sonuçtur. Nedenleri ise 4 yıllık 'sürekli değişim' ve kadrodur.“
duhuliye.com
YORUMLAR (12)
Bu adamın işi gücü Beşiktaşı küçümseyip eleştirmek Tivibu Sporda izliyorum saçma saçma yorumları var.Buna göre Beşiktaş'ımızın hiç olumlu bir tarafı yok.
Sergen küçümser bu tür analizleri. Pek dinleyeceğini sanmam.
Hucumda dikine ve sonuçlandırilan atak lazım... Salihte koştu sakatlandı on mac yok
İlkkez böyle birinci sınıf bir teknik analiz gördüm. Bu analizlerin daha fazlasıyla teknik heyet tarafından da yapıldığını ve Sergen hocanın bilgilendirildiğini düşünüyorum. Sergen hoca, bu verileri düzeltmek için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordur, diye düşünüyorum. Ancak, hoca ne kadar çabalasa da, bir yerlerde oyuncu kalitesi nedeniyle takılıyordur. O nedenle, Serdal başkanın devre arasında Svenson ve Paulista 'yı yolcu edip, yerlerine iyi bir stoper ve 6-8 oynayabilen bir orta saha alması gerekiyor. Gelecek vaadeden 2 futbolcu da, 23 yaş altı için transfer edilmelidir. O zaman takımın istatistik verileri hızla düzelecektir.
Bu adam kim ? Neyin nesi ne başarısı var .futboldan ne kadar anlıyor bilen varmı
gerçek bir sol açık onachu forvette kalede onana sol bek masuaku olsa açık ara şampiyonduk
Ne çabuk karar veriyoruz arkadaş. Kadro mühendisliği yokmuş da teknik direktörlük bir şey yokmuş. Daha beraber oynama alışkanlığı edinmemiş, teknik direktör yeni gelmiş ve önceki iki teknik direktörden farklı bir oyun oynatmak istiyor. Eski ezberler var. Ezberleri bozmak kolay değildir. Aynı teknik adam aynı omurga ile 3 yıldır beraber oynayan Gs ile rakamları karşılaştırıp kadro mühendisliğinde sorun var demek için çok çok erken
@Selçuk, takım yeniyse de eski ezber olur. Dediğin gibi 8 oyuncu değişti. Ama mesela Udokhai, Emirhan, Paulista ve Rafa gibi omurga duruyor. Udokhai ve yanındaki stoper eski anlayışla ileri çıkmıyor, Rafa kontra kovalıyor. Bu eski oyun ezberidir. Skoru aldı mesela takım, neden savunmayı tehlikeye atayım, geçişi kovalarım diyor. Yeni oyuncu da mecburen bu sisteme uyuyor.
@Selçuk takim yeniyse eaki wzber olmaz ki takim yeni gercekten 8 yeni qdam.oynuyorsa tum takim yenidir oynadıkça birbirlerine alisir ve pas bağlantıları gelişir takimin. Durum sergenden bağımsız ole de kalsa aynisi olurdu.
Koşuyor ama düşünmüyor doğru teşhis ama kadro mühendisliği yok demek ve sorun teknik direktörde değil demek yanlış tedavidir. Takım Bronckhorst ve Solkjaer'den beri geçiş oyunu oynuyor. Hızlı hücuma çıkıyor. Geçiş oyunu oynayan takım topu çevirmediğinden çok koşar, az düşünür. Kadro çok değişti ve henüz oyun ezberimiz yok. Bu nedenle de Gs kadar rahat gole gidemiyoruz. Ama Rafa, Orkun, Ndidi, Cerny, Jota ile pas oyunu da oynayabilirsin. Bunlar kadife ayaklar. Onu oynatacak olan da teknik direktördür. Henüz Sergen'in oyun anlayışı takıma yansımış değil. Takım ne yapacağını bilemediği zaman ezberinde olan geçiş oyununa dönüyor.
futbolcu alırken yetenekle birlikte zekasınıda oyunu okuma gücünüde değerlendirmek lazım.scout ve menajerler için oyuncunun yeteneği önemli zekasının hiç bir değeri yok onlar için yeterki cebimize para girsin mantığı hakim
Helal olsun. Çok yerinde ve gerçekçi bir inceleme. Sallama değil. Hesap kitap yapılarak, irdelenerek incelenmiş bir etüd. Tebrik ederim bu arkadaşı. Uzun süredir söylüyorum bunu. Akıllı oynayamıyoruz. Koş, pres yap. Akıl yok. Benim bu şekilde izahımı mühendislik yaparak daha güzel anlaşılır bir futbol mantalitesi içinde arkadaş açıklamış. Hikmet Pınarbaş tebrik ederim. Kardeşim seni. Teşekkür ederim çalışman için.Aynıyla vaki. Çözmüşsün. Umarım Sergen Hoca ve ekibi de okur, z aten birçok şeyi biliyorlar da, oyuncuların yerine kendileri oynayamayacakları için ancak önlemleri alabilirler. Bence bir hatırlatma olsun. Sallamacılar da görsün.
Bu istatistiği yapan kardeşimizi kutluyorum. Futbol artık HADİ ÇOCUKLAR SAHADA GÖSTERIN KENDINIZI, SİZ KAZANACAKSINIZ motivasyonu ile oynanmıyor. Hersey bilimsel istatistiki verilere bağli ilerliyor.