Alen Markaryan'ın Akşam gazetesinde kaleme aldığı köşe yazısı...
Perşembe akşamı Çekya'nın Kralove takımıyla deplasmanda oynadık... Maçı hem S Sport hem de TV100 canlı verdi... Ülke genelinde yapılan resmi reyting sıralamasına göre bu maçı bir kanalda yüzde 39 küsur, Bir kanalda yüzde 17 küsur kişi seyretmiş.
Ülkenin neredeyse yüzde 60'ı yani... Hani birileri topçu aldığında, birileri iyi bir takımı yendiğinde, birileri şampiyon olduğunda büyüklükten bahsedip sağa sola sataşıp kibirli kibirli dolanıyorlar ya ortalıkta... Hah işte! Bizim ortalıkta falan dolanmamıza gerek yok.
En morallerin düşük olduğu anda, ağustosun sıcağında, Sivas'ın ayazında falan, en basitinden oturduğumuz yerden azametimiz kendini belli eder... Büyüklük öyle fiili bir şey değildir... Bazen kafan basmaz, bazen ne olduğunu bile anlamazsın. Hep başucundadır, hissedersin sadece...
Hele Beşiktaş'ın büyüklüğü.... Tahmin bile edemezsin....
Olaitan...
Son zamanlarda, hatta geçen sene de vardı bu bizim Olaitan'la ilgili abuk subuk yazılar.... Yetersizmiş.... Son vuruşlarında sıkıntı varmış. İyi bir yedek olurmuş....
Maçta vuramadıklarından, veremediklerinden, atamadıklarından dolayı ben de bazen yazıyorum ama, bu serzenişler çocuğun Türkiye'deki en iyi açık kapatan, arkadaşlarını maça asılmaları için motive eden, bir 90 dakika daha olsa ilk dakikaymış gibi koşabilen, asla pes etmeyen, arkadaşları gol kaçırdığında kendini paralayacak kadar aidiyet duygusunu bayağı yakalamış olması gerçeğini asla değiştirmez...
Aynısını bir evvelki sene Gedson için de yaptılar. Şimdi millet gelir mi tekrar diye birbirine soruyor... Arkadaşlar yapmayın... Sonuna kadar mücadele eden ve gelişmeye açık birini bulmuşuz. Maçtan önce tribüne çağıralım, alkışlayalım çocuğu...
Ben iddia ediyorum, az bir şey daha vites yükseltsin, keyifle seyredebileceğimiz bir topçumuz olacak... Bir yorumcu çıkıyor, iş yapmaz diyor, o maçta da pas hatası, gol kaçırma gibi bir şey olmuşsa eyvah eyvah...
İki dakikada linç yiyor çocuk... Ben aşırı inanıyorum bu çocuğa, çok iyi işler yapacak... Sizi bilmem....
Kabahatin büyüğü bizde canım kardeşim!
2008'de bir Beşiktaş-Trabzon maçı var İnönü'de... Bizden ‑brahim Toraman atılmış, galibiz ve yüksek homurtular var tribünde hakeme yönelik... Tam da bu sırada sırf tribünlerin gazını almak için Trabzon'dan Barış Memiş'i atıyor hakem.
Ee! Tribün durur mu? Barış Memiş genç çocuk daha, kendini kurtarmak için, haksızlık yapma, çocuğu yakma minvalinde, "Eyyamcı hakem" diye inliyor stat... Zaman geçiyor, Trabzon Salah'ı alıyor... İyi.... şte o Barış Memiş büyümüş, Beşiktaş taraftarına Orkun Kökçü'ye düzenlediği imza töreni üzerinden küçüklükbüyüklük tartışmalarına giriyor...
Bak güzel kardeşim, O kadar insan ona yapılan onca teklifi reddedip Beşiktaş'a gelmesinden dolayı stadı iğdiş etmedi... Feyenoord altyapısında oynarken Beşiktaş formasıyla Beşiktaş-Feyenoord maçını Beşiktaş tribününden seyredecek kadar Beşiktaş aidiyeti taşıdığı için, Beşiktaş altyapısında oynayan genç kardeşlerimize ilham kaynağı olsun diye bu itibarı verdi...
Sen sporcu kimliği olan bir insansın. Beşiktaş'ın aldığı topçuları yermek yakışıyor mu sana? Senin görevin sporcu kimliğinle gençleri doğruya ve güzele yöneltmen... Değil ki 2025'e kadar teşekkür ettiğin camiaya kılıç çekmen... Ama sen de haklısın... Kabahatin büyüğü bizde canım kardeşim!!!
Alen Markaryan / Akşam
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026
YORUMLAR (3)
Adam depladmandaki maçta ndidi ye o pası atan eleştirenler bunun farkında mı?iyi niyetli ve çalışkan bence sabredilmeli
Beşiktaş'ın büyüklüğünün yanında tirabzon kim ya Allah aşkına borçları 5.9 milyar bu resmi olan tabi yersen :) bir topcuya 60 milyon euro yani borclarinin yarısını verebiliyorlar bunu da yersen tabi göreceğiz akibetlerini
Amigomusun kebabçımısın Yoksa reklam yıldızımısın Alayamadık sen ne ayaksın Alen abi sen manyakmısın (Özledik seni be) Optik abininde ruhu şad olsun.