Süper Lig'de 2015-2021 yılları arasında forma giyen Brezilyalı savunma oyuncusu Titi, Türkiye Gazetesi'ne açıklamalarda bulundu.
Kariyerini ülkesinin ekiplerinden Juventude'de sürdüren 38 yaşındaki futbolcu; Türkiye'deki futbol atmosferi, Süper Lig'deki rekabet, Beşiktaş ile gerçekleşmeyen transferi ve Ederson'a yönelik eleştiriler hakkında konuştu. Türkiye'de 198 resmi karşılaşmada görev yapan ve rakip fileleri 12 kez havalandıran Titi, Türk futbolunda geçirdiği yılların kariyerine önemli katkı sağladığını ifade etti.
"SÜPER LİG BENİ DAHA DA GELİŞTİRDİ"
Türkiye Ligi'nin kariyerindeki en önemli deneyimlerden biri olduğunu vurgulayan Titi, ligin kalitesi ve rekabet seviyesi hakkında şunları söyledi:
"Türkiye Ligi oldukça rekabetçi. Fiziksel, teknik ve her şeyden önemlisi zihinsel olarak sizden çok şey talep eden bir lig. Türkiye'ye geldiğimde, meselenin sadece futbol oynamaktan ibaret olmadığını kısa sürede anladım. Maçların yoğunluğuna, taraftarların oluşturduğu baskıya ve bir kulübün formasını giymenin getirdiği sorumluluğa hazırlıklı olmalısınız. Türk futbolunun en büyük güçlerinden birinin tam da bu tutku olduğuna inanıyorum. Türkiye'de geçirdiğim süre boyunca harika oyunculara ve mükemmel takımlara karşı mücadele ettim. Bu deneyimler hem bir futbolcu hem de bir birey olarak büyük ölçüde gelişmeme yardımcı oldu."
"TARAFTAR KULÜBÜ İÇİN YAŞIYOR"
Türkiye'de forma giydiği kulüplerin taraftarlarını değerlendiren Titi, Göztepe taraftarının kendisinde ayrı bir yere sahip olduğunu belirtti.
"Türk taraftarlar bambaşka. Kulüplerini yalnızca takip etmekle kalmazlar; onlar kulüpleri için yaşarlar. Kasımpaşa, Bursaspor ve Göztepe formalarını giyme ayrıcalığına sahip oldum; bu deneyimlerin her biri benim için farklı bir anlam taşıyordu. Bunlar; köklü geçmişleri, güçlü kimlikleri ve son derece tutkulu taraftarları olan kulüplerdir. Ancak beni özellikle farklı bir biçimde etkileyen bir taraftar kitlesi seçmem gerekseydi, bu Göztepe olurdu. Göztepe'ye vardığımda, orada sadece bir futbol takımından çok daha büyük bir şey olduğunu fark ettim. Kulüp atmosferiyle soluk alıp veren bir şehirdeydim. İnsanlar, Göztepe renklerini her gün yaşıyorlardı."
"TAKIM ARKADAŞIMIZI DUYAMAZDIK"
Dört Büyükler'e karşı oynadığı maçlardaki atmosferi ve statlardaki baskıyı anlatan deneyimli savunmacı, o anları şu sözlerle tarif etti:
"Türkiye'nin en büyük kulüplerine karşı oynamak bambaşka bir deneyimdi. Hazırlık, maçtan çok önce başlar. Devasa bir kalabalıkla karşı karşıya kalacağınızı, yapılacak herhangi bir hatanın belirleyici olabileceğini ve her düellonun sınırlarda yaşanacağını biliyorsunuz. Beni en çok etkileyen şey, stadyumun içindeki enerjiydi. Bazı anlarda, yanınızda duran takım arkadaşınızı neredeyse hiç duyamıyordunuz. Jestlerle, oyunu okuma biçiminizle ve oyuncular arasındaki güvenle iletişim kurmanız gerekiyordu. Bir savunma oyuncusu olarak, bu tür bir meydan okumadan keyif alırdım."
"ÜÇ BÜYÜK KULÜPTEN TEKLİF ALDIM"
Kasımpaşa'da forma giydiği dönemde Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'tan teklifler aldığını açıklayan Titi, siyah-beyazlı takımla sözleşme imzalamaya çok yaklaştığını dile getirdi.
“Evet, Türkiye'deki üç büyük kulübün -Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş- her birinden teklifler aldım. Beşiktaş'la sözleşme imzalamaya çok yaklaşmıştım. Benim için bu, kariyerimdeki çok özel bir andı. Futbolu seven bir Brezilyalı olarak, Türk futbolunu her zaman takip etmişimdir. Türkiye, dünya futbolundan önemli oyuncuları ve büyük isimleri her zaman memnuniyetle karşılamıştır; ben de bu ülkede oynama fırsatı bulmadan önce Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı izlerdim. Dolayısıyla, o üç büyük kulüpten birine katılma ihtimali gerçeğe dönüştüğünde -özellikle de Beşiktaş'a bu denli yaklaştığımda- bu durum, profesyonel bir transferden çok daha fazlasını ifade ediyordu. Ne yazık ki, futboldaki koşullar nedeniyle transfer gerçekleşmedi.”
"EN ZORUYLA YÜZLEŞMEK İSTERDİM"
Süper Lig'de forma giyen Osimhen, Lukaku, Vlahovic, Vedat Muriqi ve Salah gibi yıldız forvetlerin kalitesine değinen Titi, karşılaşmak isteyeceği oyuncuyu seçerken en büyük zorluğu arayacağını söyledi.
“Süper Lig'deki hücum oyuncularının kalitesi, ligin ulaştığı seviyeyi gözler önüne seriyor. Bunlar, birbirinden çok farklı özelliklere sahip oyuncular. Kimileri fiziksel açıdan son derece güçlüdür, kimileri inanılmaz bir hıza sahiptir; bir başkaları ise hiç boşluk yokmuş gibi görünen yerlerde boşluklar bulabilmelerini sağlayan teknik beceriye ve zekaya sahiptir. Bir savunma oyuncusu için bu durum ligi daha da ilginç kılıyor, çünkü her rakibe aynı şekilde hazırlanamazsınız. Eğer karşı karşıya geleceğim birini seçecek olsaydım, bana en büyük zorluğu çıkaracak olanı seçerdim. Bir savunma oyuncusu olarak, bu tür bir yüzleşmeden her zaman keyif almışımdır.”
Kaynak Türkiye Gazetesi