Duhuliye.com yazarı Mehmet Eyüp Yardımcı'nın kaleme aldığı köşe yazısı.
Beşiktaş bazen bir futbol kulübü değildir.
Bazen eski bir İstanbul sokağıdır.
Bir sabah vakti çay buharıdır.
Bir vapur düdüğüdür.
Dolmabahçe’de rüzgâr yiyen siyah-beyaz bir atkıdır.
Ve bazen de kaybettiği bir şeyi arayan yaşlı bir adam gibi dolaşır memleketin futbol meydanlarında…
Bugünlerde Beşiktaş tam da öyle dolaşıyor.
Sergen Yalçın gitti.
Arkasından Serkan Reçber ayrıldı.
Şimdi yönetim yeni bir teknik direktör arıyor.
Gazeteler her sabah başka isim yazıyor.
Avrupa’dan teknik adamlar…
Yerli adaylar…
Menajer önerileri…
Görüşmeler…
Temaslar…
Olumsuz sonuçlar…
Fakat asıl mesele ne biliyor musunuz?
Beşiktaş’ın bugün en büyük problemi teknik direktör bulamaması değil.
Beşiktaş’ın artık eski ağırlığını kaybetmeye başlamasıdır.
Eskiden büyük kulüpler teknik adam seçerdi.
Şimdi bazı teknik adamlar Beşiktaş’ı bekletiyor.
İşte camianın canını yakan yer tam burası.
Çünkü Beşiktaşlı’nın hafızasında başka bir kulüp vardır.
Bir zamanlar futbolcuların formasını giymek için maaş konuşmadan geldiği…
Teknik direktörlerin “Beşiktaş çağırdıysa gidilir” dediği…
İnönü Stadı’nın betonundan bile karakter aktığı günler vardı.
Şimdi ise ortada bir kararsızlık havası dolaşıyor.
Bir isim çıkıyor.
Olmuyor.
Başka isim geliyor.
O da olmuyor.
Kulüp sanki kendi kaderine karar veremeyen büyük bir gemi gibi…
Dümende çok adam var ama rota yok.
İşte taraftarın sabrı burada tükeniyor.
Çünkü Beşiktaş taraftarı mağlubiyete bazen dayanır.
Parasızlığa da dayanır.
Transfer yapamamaya da sabreder.
Ama kimlik kaybına dayanamaz.
Beşiktaş’ın asıl korkusu budur.
“Sıradanlaşmak…”
Futbolda bazı ölümler sessiz olur.
Bir kulüp bir anda batmaz.
Önce ağırlığını kaybeder.
Sonra cümlelerin içindeki yerini…
Sonra rakiplerin gözündeki korkuyu…
En sonunda da kendi insanının inancını…
Bugün camiada yükselen ses tam olarak şudur:
“Sabır tamam da… Neyi bekliyoruz?”
Haklı bir soru.
Çünkü Beşiktaş’ın artık zamana değil, karara ihtiyacı var.
Fakat burada çok önemli bir yanlış yapılıyor.
Herkes teknik direktör konuşuyor.
Kimse futbol aklı konuşmuyor.
Oysa Beşiktaş’ın yıllardır eksik olan şeyi budur:
Süreklilik.
Bir sezon başka proje…
Ertesi sezon başka sistem…
Sonra başka teknik adam…
Başka transfer politikası…
Başka umutlar…
Başka hayal kırıklıkları…
Büyük kulüp böyle yönetilmez.
Büyük kulüp önce kendi oyun aklını kurar.
Teknik direktör onun parçası olur.
Bugün Avrupa’daki büyük kulüplere bakın.
Başarı teknik adamdan önce organizasyondan doğuyor.
Kulübün bir futbol kimliği oluyor.
Scout sistemi oluyor.
Altyapı planı oluyor.
Transfer aklı oluyor.
Beşiktaş ise yıllardır günü kurtarmaya çalışıyor.
Bir dönem yıldız transferine sarılıyor.
Bir dönem gençleşmeye…
Bir dönem yerliye…
Bir dönem yabancıya…
Ama hiçbirini tam yapamıyor.
Çünkü kulübün omurgası eksik.
Önder Özen’in gelişi bu yüzden önemli olabilir.
Çünkü Türkiye’de futbolu yalnızca saha kenarından değil, yapısal olarak okumaya çalışan az sayıdaki isimlerden biridir.
Futbolun yalnızca transferle değil, akılla yönetileceğini bilen insanlardan biridir.
Ama mesele yine aynı yere çıkıyor:
Eğer Önder Özen de yalnız bırakılırsa…
Eğer yine günlük reflekslerle karar alınırsa…
Eğer sosyal medya baskısı futbol aklının önüne geçerse…
Hiçbir şey değişmez.
Beşiktaş’ın kurtuluşu bir teknik direktör isminde değil.
Kurtuluş şuradadır:
Önce kulüp kendi kimliğini yeniden hatırlayacak.
Beşiktaş nasıl oynar?
Nasıl mücadele eder?
Hangi futbolcuyu transfer eder?
Hangi yaş grubuna yatırım yapar?
Nasıl bir karakter ister?
Bunlara karar verecek.
Sonra o kimliğe uygun teknik direktör bulunacak.
Yoksa bugün gelen yarın gider.
Çünkü mesele adam değil, düzen meselesi.
Bakın…
Sergen Yalçın döneminde insanlar neden umutlandı biliyor musunuz?
Çünkü sahada Beşiktaş’a benzeyen bir takım vardı.
Eksikleri vardı.
Yanlışları vardı.
Ama ruhu vardı.
Savaşan…
Direnen…
Karakter koyan…
Rakibin üstüne yürüyen bir takım…
Beşiktaş taraftarı kusursuz futbol istemez.
Kendisini sahada görmek ister.
Bu yüzden yapılması gereken şey çok nettir:
Bir:
Kulüp içindeki çok başlılık bitmeli.
İki:
Futbol şubesi tamamen profesyonel akla teslim edilmeli.
Üç:
Transfer politikasında yaş, maaş ve karakter filtresi kesin olmalı.
Dört:
Altyapı göstermelik değil, gerçekten ana plan hâline getirilmeli.
Beş:
Teknik direktör kim olursa olsun, sistem kişilere bağlı olmamalı.
Ve en önemlisi…
Beşiktaş yeniden kendi hikâyesini yazmalı.
Çünkü futbol bazen taktik değil, hikâye işidir.
İnsanlar armaya inanır.
Karaktere bağlanır.
Mücadeleye âşık olur.
Beşiktaş’ı yıllarca büyük yapan şey bütçesi değildi zaten.
Ruhuydu.
Metin-Ali-Feyyaz döneminde de buydu.
Şampiyonluk gecelerinde de…
Yıkım yıllarında da…
Beşiktaş hiçbir zaman en zengin kulüp olmadı.
Ama en sahici kulüp oldu.
Şimdi yeniden o sahiciliğe dönmek zorunda.
Yoksa transfer listeleri uzar…
Teknik direktör isimleri değişir…
Gazeteler manşet atar…
Televizyonlar sabaha kadar konuşur…
Ama hiçbir şey değişmez.
Çünkü bazı kulüpler parayla değil, karakterle ayağa kalkar.
Beşiktaş da onlardan biridir.
Ve siyah-beyaz forma, hâlâ doğru insanların elinde yeniden ayağa kalkabilecek kadar ağır bir formadır.
Mehmet Eyüp Yardımcı
Duhuliye.com
YORUMLAR (28)
Bu ne biçim yazı lan, şiir mi bu. Beşiktaş'tan da taraftarından da bi zk olmaz. Rüya bitti, zorluyorsunuz
Tamamda o ruhu teknik direktör verecek en başta sonra yönetim
Ana sıkıntı Kaliteli ve yetenekli oyuncu çok az. En az orkun seviyesinde 5 oyuncu şart. Mesele bu kadar basit.
Ruhlardan iyi anlarım bu takım ruhunu değil oyuncularını kaybetmiş yerine anadolu topçuları gelmiş
Bence o ruh Sergende deǧil, Adalıda yok, ve bu yorumcularda yok.özen ne kadar iyi futbolcu getirecek,
''Beşiktaş Ruhu'' yazısının yanına apoletli itin resmini koymak komik olmuş
O ruhun kazanılmasında Teknik direktör çok önemlidir kimse kıvırmasın,Stutgart küme düşme hattında gezerken,Sebastian Hoeness ile bugün Şampiyonlar ligi sıralamasında be Bayern ile Almanya kupa finali oynadı,Elversberg gibi yıllarca alt kümelerde sürünen bir takımı Horst Steffen Bundesliga kapısına taşıtı,Beğenmediğimiz Kayseri’nin hocası Hull City takımını Premier Lige taşıdı,Onlarca örnek var daha,Kardeşim doğru hocayı bulup yönetim olarakta sonuna kadar arkasında duracaksın,O olmadı gönder,Buda olmadı gönder,İşte bu duruma düşersin
Bu taraftar yüksek maaşlı kovulurken tonlarca tazminat ödeyerek gönderilen td seviyor bırakalım sergen i seven arkadaşlar istedikleri olsun
Uzun ama oldukca guzel yazinolmus tebrik ederim, ruh gitti mi yasayan ölüsun. Kim olursa olsun, t. dirktor furbolcu baskan direktor, bize gelmek icin hevesli olmali. İfb yillardir bu sarmalda haberleri yok, hala parayi nasarim alorim satarim. İskelet kadron olacak, kaba insaatin tamam olacak, ondan sonra duvarin rengi, dogramalarin sekli, bahcenin agaci kusu bocegini konusursun, butcene oranla secersin kapini bacani mobilyani. Hala ortada iskelet kadro yok, bana gore 7-8 takviye lazim, neredyse bir takimin yuzde 80i. Dur bakalim hayirlisi
@Bozkir gartali Biraz Türkçe çalışsan diyorum...
Yıllardır anlatmaya çalışıyorum "Beşiktaş 'ın en büyük problemi prensiplerini kaybetmiş olmadı ve ayran gönüllü kıt zekâlı taraftar kitlesi" diye. Nihayet bir gazeteci yazmış. Bravo.
şu sergenci tayfaya küçük bir cesaret geldimi nasıl kafalarını kumdan çıkarıyorlar
2 tane üst düzey kanat transferi madem 200 mil euro transfer bütçesi var bunun yarısını 2 adam için harcayacaksın düzgün bir sol bek kaleci golcü stoper ve santrafor alıp .. sezona gireceksin .. bir iki kiralık alınırsa iş tamamdır.. 3-4 milyon euroluk oyuncularla bu iş olmaz
Ülke diktatörlükle yönetildikçe adalet beklemeyin arkadaşlar, ne futbolda ne de başka alanlarda.
Bu cok bilmiş kibirli taraftar topluluğu Sergen hocayi daha çok arayacak.Bu kulubün duzelmedi için ilk önce taraftarin düzelmesi gerekir.Herkesi küfürle gonderdi bu taraftar.Bu kulüp bir daha şampiyonluk yüzü göremez
@Levend Çok şükür yeteneksiz Sergen'den kurtulduk, bir de şu geride bıraktığı kemirgenlerden kurtulabilirsek aydınlık günler o zaman çok daha yakın olacak...
O ruh da tribünlerde kaybolmuş maalesef ! Kaliteli hocalar gelmek istemiyorlar bize, zar zor Solksjaer ve Sergen'i getirdik, bu kez de taraftar hocalara "istifa" diye bağırdı, şimdi ise yine hoca arıyoruz ! Sorun hocalar değil, bize karşı olan hakem kararları ve takımın yeterli olmayan kalite sorunuydu ! Bu sezon Sergen GS'nin, Okan da bizim hocamız olsaydı, hakem kararları ve kadrolar arasındaki kalite farkı yüzünden sonuç yine değişmezdi, GS yine şampiyon olur biz yine dördüncü olurduk. İyi ki bu taraftar Gordon Milne zamanında yokmuş, yoksa şampiyon olamadığımız ilk iki yıl sonrasında, bir tanesi de "namağlup" olmak üzere 3 yıl arka arkaya şampiyonluğu biz ancak rüyamızda görürdük !!!
SALİH ÖZCAN ALINIRSA, GEÇMİŞTE YAPILAN SAÇMA TRANSFERLERDEN DERS ÇIKARMAYAN TAKIMI BİR KALEMDE SİLERİM
O ruh da tribünlerde kaybolmuş maalesef ! Kaliteli hocalar gelmek istemiyorlar bize, zar zor Solksjaer ve Sergen'i getirdik, bu kez de taraftar hocalara "istifa" diye bağırdı, şimdi ise yine hoca arıyoruz ! Sorun hocalar değil, bize karşı olan hakem kararları ve takımın yeterli olmayan kalite sorunuydu ! Bu sezon Sergen GS'nin, Okan da bizim hocamız olsaydı, hakem kararları ve kadrolar arasındaki kalite farkı yüzünden sonuç yine değişmezdi, GS yine şampiyon olur biz yine dördüncü olurduk. İyi ki bu taraftar Gordon Milne zamanında yokmuş, yoksa şampiyon olamadığımız ilk iki yıl sonrasında, bir tanesi de "namağlup" olmak üzere 3 yıl arka arkaya şampiyonluğu biz ancak rüyamızda görürdük !!!
Sergen hocaya destek olup gitmesi engellenmeliydi. Şimdiye takım şekillenmiş ti bile.adam üç transfer dönemi istedi. Küme düşecek duruma gelmiştiniz sergen kurtardı .unuttunuz hepsini.şimdi hoca ve topçu nun en iyisini alacaksınız.seneye görüşmek üzere.sergen hocanın yanlışı yokmuydu elbetteki vardı.adama tahammül edemediniz.yazık ettiniz.sezon bitti başkan sergen hoca işe toplantı yapacağız dedi.ne toplantısı adını koyamadı.sonuç meydanda.
Bunları söylemek simdi mi aklınıza geldi. Sergeni yolladınız daha çok arayacaksınız. Şimdi hoca bulamıyorlar. Bediktasi düşündükleri hala bakin
Hoca arayışında Son durum; Ange Postecoglou gelmeyi istemedi Ruben Amorim Benfica'ya gitti, Filipe Luis Monaco'ya gitti, Zidane Dünya Kupasından sonra Fransa'nın başına geçecek, Valverde yüksek maaş talebi sonrası olmadı (10 Milyon Euro civarı). Razvan Lucescu icin Paok 4 Milyon Euro istiyor. Listede Oliver Glasner, Xavi ve Razvan var.
@Cerberus hocalar kulübün son 6-7 sezonuna bakıp vazgeçiyor. Bir sürü hoca gelmiş bir sezon bile tamamlamadan gitmiş. Bu çok olumsuz bir durum. Yönetim son şansını kullanacak. O yüzden çok dikkatli ve hızlı olmaları gerek. Bjk için en doğru hocanın mutlaka ama mutlaka bulunması gerekiyor artık. Yoksa bu işin sonu cidden çok kötü noktalara gidecek. Bjk yı kurtarmamız şart oğlu şart.
Normalde teknik direktör gelip Beşiktaş'ın kapısında bekleyip sunum yapacağına biz teknikdirektörün Ayağına gidip sunum yapıyoruz yani markete gidip domatese Diyoruz ki evde çok güzel bir menemen yapacağız sana ihtiyacımız var Gelir misin saçmalığa bak
tatlı su kurnazlığı yapmayı bırakın kardeşim adalı en azından para çalmıyor, yıllar sonra dürüst akıllı bir başkanımız oldu hala onun bunun tetikçiliğini yapma derdindesiniz
Ya şu sergene laf edenler o gelsin bu gitsin diyenler 10+4 kuralını nasıl geçecekler kiralıktan geri dönenlerle Sergende ister ronaldo mesailerle oynamayı hangi Beşiktaşlı futbolcu çıkıpta şu an sergen kötü diyor en iyisinden en kötüsüne yok sergen rafayı küstürmüş rafa zaten söylüyor bana gs teklif yaptı o dakikada Beşiktaş benim için bitti diye yok gedsonu göndermiş sergen gelmeden gedson gitmişti zaten zır cahil taraftar topluluğuyuz bu başkan ile olmaz adalı ile olmaz kim gelirse gelsin adalı ve ekibiyle olmaz ancak olsa olsa yap boz olur bu taraftar bu camia bu takıma sahip çıkmadığı sürece bu takım Anadolu takımlıgını geçemez ve o graf efendi takımı sabote edenlerden biri
Sergen Hoca gibi zor günde gelip camiayı sırtlayacak adamı çok arayacak bu camia, şimdi gidin bandanalı VIP'yi, kepçeci soytarı şark kurnazını, Acun'un yalakası obez küfürbazı takip edin.
Efsanesine küfrettiren, 3 kupalı Sergen Hocayı tezgahla gönderen, gönderilmesine göz yuman camia bir zahmet bu duruma alışsın.
Ruhunu SERGEN yakalar dedik. O daha çok kaybettirdi. Beşiktaşlılık ruhu taşıyan herkesi defetti. Kendini öne aldı. Benim dedi. Başkan gibi davrandı. Kimse bunları YEMEDİ. Seyirci, taraftar yemedi en azından. Demek ki başkan da yememiş. Görmüş. Yoruma gerek bile yok. Giden gitti. Geleceklerden hayır bekliyoruz artık.
Bu işler para ile oluyor. Basacaksın parayı alacaksın futbolcuyu.. çokomel para,para çokomel..