Umut Öztürk Sports Digitale’de Beşiktaş gündemine dair görüşlerini dile getirdi.
Umut Öztürk:
Kayserispor maçı, Beşiktaş’ın krize girebileceği bir karşılaşma gibi görünse de, siyah-beyazlılar daha ilk andan rakibin kendilerine eşlik edemeyeceğini hissettirdi. Transferi geç gerçekleşen oyuncuların yokluğu; Tiago Djalo, El Bilal Toure, Vaclav Cerny ve Gökhan Sazdağı’nın eksikliği takımın gücünü düşürse de, Kayserispor’un durumu daha dezavantajlıydı. Stoper tandeminde asıl mevkisi stoper olmayan futbolcular sahadaydı ve Marcus Gisdol’un tercih ettiği oyun planı Beşiktaş’ın ekmeğine yağ sürdü.
Bu maçta sezonun en iyi sekanslarından birini gördük. Başlama düdüğüyle birlikte Beşiktaş topu hiç vermeden pozisyona girdi. Rafa Silva’nın kenara çevirdiği pozisyon şutla tamamlansa muhtemelen golle sonuçlanacaktı. O sekans, Sergen Yalçın döneminde oyunun nasıl şekilleneceğinin ipuçlarını verdi: Beşiktaş kendi yarı sahasında topu hızla dolaştırdı, oyunun yönünü seri paslarla değiştirdi ve rakibin düzensiz baskısını kırdı. Bu esnada Tammy Abraham’ın takım topu dolaştırırken sürekli eliyle yön verip “değiştir” komutları verdiği görüldü. Bu da Beşiktaş’ın rakibe hazırlanarak ve iyi analiz ederek maça başladığını gösteriyor.
Bu aksiyonun temelinde derin oyun kurucu rolüyle Orkun Kökcü vardı; ancak sağ bekte muhtemelen son kez izlediğimiz Jonas Svensson’un hakkı da teslim edilmeli. Svensson birebir savunmada çok ikna edici olmayabilir, hücuma katılım frekansı da sınırlıdır; ama oyun kurulumunda merkeze doğru pas opsiyonlarını çok iyi bulur. Gökhan Sazdağı’nın bu özelliği ne ölçüde vereceğini zamanla göreceğiz. Oyunun yönü sağa geldiğinde Svensson yalnızca çizgiye değil, merkeze yaklaşan opsiyonu da bulup presi delerek Beşiktaş’ın topa nefes almasını sağladı.
Kayserispor’un oyun mentalitesi Beşiktaş’ın işini kolaylaştırdı. Rakip yarı alanda pres yapmak istediler; ancak pres %100 enerji ve doğrulukla yapılmayınca yük olur. Savunma çizgisini orta sahaya yaklaştırdıkları anlarda Beşiktaş’ın kurulumuna engel olamadılar; stoperler arası ve bek–stoper kanallarından savunma arkasına çok sızıntı verdiler. Rafa Silva gibi tehdit varken savunmayı öne çıkarıp kurulum oyuncularına engel olamamak adeta “ölüm fermanı”dır. Nitekim skor, Orkun’un harika pasları ve Rafa’nın sızmalarıyla geldi.
Bir başka dikkat çeken nokta Wilfred Ndidi’nin kullanımıydı. Sergen Yalçın ile iki maç gördük: Alanyaspor deplasmanı ve Kayserispor. Her iki maçta da orijinal 6 numara Ndidi, toplu oyunda Orkun’la yer değiştirerek kurulumun ana aktörü yapılmadı. Bu, Maresca döneminden de bildiğimiz, topa sahip olma takımında Ndidi’nin rolünün sınırlı kaldığı gerçeğiyle uyumlu. Sergen Yalçın doğru metodu bulmuş görünüyor: Kurulumda Orkun’u geriye çekip bir nevi 6 gibi kullanırken, Rafa’yı sol iç koridora, Devrim’e yakın konumlandırıyor; Ndidi’yi de biraz daha öne çıkarıp asimetrik bir 4-3-3 oluşturuyor. Orkun’a birebir markaj gelirse (Kocaelispor maçında olabilir) Ndidi ikinci pivot gibi geriye çağrılabilir; fakat ilk plan Orkun merkezli kurulum.
Kadrodaki eksikleri düşününce Demir Ege–Orkun–Ndidi üçlüsü beklenebilirdi; zira Kayseri’nin kapanacağını sanıyordum. Ancak Kayseri hattı orta sahaya yaklaştırıp 1. ve 2. bölge arasında boşluklar bırakınca Rafa Silva ligin en tehlikeli oyuncusuna dönüştü. Sergen Yalçın da “Rafa merkezdeyken iki orta saha oyuncusuyla da üstünlük kurarım” kumarını oynadı ve tuttu. Beşiktaş pozisyonları kaçırdığı anlarda bile maç krize girecek gibi durmadı.
Maçın sürprizlerinden biri sol kanatta Devrim Şahin tercihiydi. İlk top kontrolü ve kafayı kaldırışıyla potansiyelini gösterdi. Sağ ayaklı bir oyuncuyu ters kanatta kullanınca iç koridora çekip içeri delmesini beklersiniz; Devrim ise çoğu birebirde topu dış koridora vurup geçmeye çalıştı. Mevcut fiziksel haliyle birebirde rakibinden “temiz” sıyrılmakta zorlanabiliyor; bu yüzden Rashica ile kanat değişimine gidildi. Yine de vücut çalımı ve adam eksiltme niyetiyle umut veriyor; zamana ihtiyacı var.
Beşiktaş genel oyunda topa radikal biçimde %70’lerle sahip olmayı amaçlamıyor. İlk pası yaptırıp ilk dikine hamlede agresif bir presle topu kazanıp çabuk kaleye gitmek isteniyor. Set hücumlarında da top kaybı sonrası çok agresif geri kazanım denendi; Orkun’un saha içi komutları (örneğin Rashica’ya anlık “ileri bas” uyarısı) bu niyetin göstergesi.
Geçen sezondan bu sezona en büyük yapısal fark Gedson yerine Orkun’un merkezde olması. Beşiktaş biraz daha pas yüzdesini yükselten, pozisyonel fark yaratmaya çalışan ve daha “sağlam” bir takıma evriliyor. Bu, bazı dinamik rakiplere karşı (Avrupa maçları, Göztepe gibi) elinizi zayıflatabilir; ancak Kayseri veya muhtemelen Kocaelispor gibi size alan veren takımlara karşı Orkun’un kilit pas yeteneği çok değerli.
Veriler (Wyscout) da bazı olumlu kaymaları işaret ediyor:
* PPDA 10.33’tenn 8,62’ye gerilemiş; pres şiddeti artmış.
* Rakip ceza sahasında topla buluşmalar 90 dakikada 20’den 24’e çıkmış; lig lideri.
* Üçüncü bölgede pas isabeti %71’den %76’ya yükselmiş; yine lig zirvesi.
Olumsuz tarafa gelirsek: birebir deneme sayısı ve başarılı driplingler azaldı; pasla çözme eğilimi arttı. Daha kritik problem ise “rakibin şut başına xG”si: Beşiktaş bu metrikte ligin en kötü takımı. Yani çok pozisyon vermiyor ama verdiği pozisyonlar çok net. Bu, önde savunma yapan takımların klasik riski. Orta sıralara çekmek şart; aksi halde her savunma arkası koşu “büyük tehlike”ye dönüşebilir.
Kocaelispor’un tehditleri ne olabilir? Selçuk İnan’ın “Beşiktaş’ın defansif zaaflarını biliyoruz” sözleri özellikle Ndidi’nin olmadığı dönemlerden alınan derslere dayanıyor gibi. Başakşehir ve Göztepe6 maçlarında orta alandaki defansif tamamlama zayıftı; koridor içi driplinglere karşı bekin, merkez oyuncunun ve stoperin koordineli durdurma refleksi eksikti. Kocaelispor merkezden driblingle delmeye çalışacaktır. Ayrıca Başakşehir maçındaki gibi Uduokhai’nin sık sık öne çıkıp birebir kovaladığı anlarda arkaya atılacak toplar da hedeflenebilir.
Özetle Beşiktaş’ın mevcut planı net: Orkun merkezli kurulum, Ndidi’nin dengesi, Rafa’nın merkezden tehditkâr koşuları ve topu kazanınca hızlı sonuca giden bir geçiş oyunu. Eksikleri azaltıp savunma arkasına verilen net fırsatları törpüleyebilirlerse, Kocaelispor ve devamında Galatasaray sürecinde ivme yakalamaları mümkündür.
Duhuliye.com
HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..
YORUMLAR (12)
İki maçı kazanırsak yarıştayız! Haydi kartalım haydi taraftar!!
Güzel analiz, doğru analiz, işte böyle yorum yapılır. Takım eleştirilir ya da övülür. Yani iyi yapılanlar, kötü yapılanlar anlatılır gösterilir. Bağırıp çağırıp küfür etmenin manası yok. Tebrik ederim. Umut Öztürk. Eline sağlık.
Önümüzdeki 3-4 maçı kazandığımızda şampiyonluğun en güçlü adayı oluruz.Yeterki kimse sahaya karışmasin.
Gökhan nedir ya koskoca BJK nin sağbeki Gökhanmıdır yapma etme hoca Svensson bile bundan iyidir
Gs Trb ve Fb lif şampiyonluğu için yarışır bu sene.. Bjkde 9 veya 10 uncu olur
Böyle maçlar Tam Mert günoka göre... KÜMEYE OYNAYAN VE GALİBİYETİ OLMAYAN TAKIMLAR.. Kocaelispor ve 2 hafrta sonra Gençerbirliği.... Mert iki yerde yuvarlanıp, bide bağırma numarası yapar, bide auta çıkmak üzere olan topu tutup kurtarmış gibi yaptımı tamamdır....LYON BODO FRANKFURT PORTEKİZ GS LUSANNE gibi önemli maçlar mı? O maçları sevmiyor . Kocaelispor veya Bodrumspor verin merte
bu sene bizim yerimize erken kopan fb olucak görürsünüz ilk iki icin fetöcülerle yarisiriz devre arasi iki saglam stoper birde saglam orta saha alirsak.fb nin oyunculari maaslari alamiycaz diye simdiden ayrilmak istiyormus hic biri bu moralle seneyi bitiremez hele gercekten bir ay maaslar yatmazsa kopar giderler.birde trabzondan atak bekliyorum oda hakemlerin gözünü korkuttu eleman bize hata yapanin düdügünü asarim diye bu korku onlara bu sene yeter.
Muhteşem maç analizi 4×4 luk yorum işte bu duyun gorun eyy targay Efendi çakal Amed ümüt ozat ve yeni yetme kifayetsiz guya spor yorumcuları alın okuyun ders alın sallamakla hakaret etmekle ahkam kesmekle bu işler spor yorumculuğu olmuyor yapacaksanız ıyı donanım ıyı araştırma derin bilimselanaliz egriyi dogruyu ortaya koyan tesbıt ve objektıf yaklaşım bunlar olmalı sizin yaptığınız eski Türkiye kafası çoook gerilerde kaldı hadi dağılın çalışın da gelin yoksa boş beleş yorumculugu bırakın yada kovulacaksnz
Beşiktaşın oyun planı yok ki....Mert günokunda kalitesi ve yeteneği yok mesela...Olmayan şeylerden bahsedilemez
Sergen efendinin bir oyun planı yok. Tek oyun planı önde baskı yapmak. Eldeki oyuncular önde baskılı oynamaya elverişli değil. Defanstan uzun toplarla çıkan yada defanstan ayağa etkili paslarla çıkan takımlara önde baskı yapmak işlemez ve bu bize çok puan kaybettirir. Sergenin birkaç yeni hücum planı geliştirmesi lazım. En iyi oynadıgımız oyun geçiş oyunu. Kayseride tüm golleri geçiş oyunu ile attık.
Bu kadar kapsamlı bir analiz için sayın Öztürk'ü kutlarım. Ağzını yaya yaya eleştiri değil adeta hakaret eden spor yorumcularına örnek olmuştur bu yazı.