Mustafa Demirtaş, Beşiktaş gündemini değerlendirdi.
Mustafa Demirtaş:
"Maçın Beşiktaş adına tek güzel tarafı 3 puan. Ligde hafta sonu kaybettikten sonra, erteleme maçında bazı oyuncuları kullanamıyorken Konyaspor gibi sert bir deplasmandan galip dönmek elbette pozitif. Beşiktaş kazandı ama oyun olarak uzun vadeye referans olacak, “buradan devam edilir” denecek bir tablo yoktu. Top daha çok Konyaspor’daydı; duran top ve gol fırsatlarını da onlar üretti.
İstatistiklerde de bu görülüyor: Topa sahip olma Konyaspor’da; Beşiktaş ise savunma aksiyonları ve uzaklaştırmalarda önde. Ancak uzaklaştırma top kazanmak değildir; genelde derinde savunan takımların rakamlardır. Yerde ikili mücadelelerde Konyaspor üstün. Beşiktaş çok fiziksel bir oyun koymadan, birkaç oyuncunun (Ndidi, Emirhan gibi) ikili mücadele katkısıyla ve doğru savunma duruşuyla sonucu aldı. Önceki maçlara göre pozisyon alma ve blok uyumu daha iyiydi; bu da skoru getirdi. Emirhan’ın performansı yine olumluydu. Fakat bu galibiyet, uzun vadeli büyük çıkarımlar yapabileceğimiz bir referans maç değil.
Beşiktaş bir maç kaybedip bir maç kazanıyor; bu sezonda lig için çok büyük bir hedef konulmayacağı da anlaşılıyor. İlk amaç zaten “yarışmacı bir takım” olmaktı—bu hâlâ mümkün. Ancak teknik heyet söyleminde sürekli “uzun vadeli plan” vurgusu var. Oysa mevcut kadroyla daha büyük adımlar atılabileceği, Konferans Ligi hedefinin de ötesine geçilebileceği dile getirilmişti; henüz bunun emarelerini görmedik. Yine “uzun vade” deniyor ama Beşiktaş’ın o uzun yola gerçekten çıktığı hissi oluşmuyor.
Scout ekibi meselesine de değineyim: Kulübün, yönetimler değişse bile kalıcı bir scouting yapısı kurması gerekiyor. Teknik direktör daha çok “profil talep eden” tarafta olmalı; seçimi kulübün kurumsal aklı yapmalı. Teknik adamın transfer süreçlerine fazla dâhil olması ideal bir yapı değil.
“Uzun yol” gerçekten başlasın istiyoruz. Bunun için olağanüstü bir kadro şart değil. Sakatların dönüşü ve yeni transferlerle seçenekler var; buna rağmen sahada “fikri” net bir Beşiktaş göremiyoruz. Kazansa da kaybetse de her maç başka bir hikâye. Geçen sezon da benzer dalgalanmalar vardı. O yüzden projenin anlamlı olabilmesi için takım kimyasının oturduğu, “Beşiktaş ne oynuyor?” sorusuna net cevap veren bir oyun görüntüsü şart.
Somut örnek olsun: “Feda” sezonunda Kasımpaşa maçında (Beşiktaş 3-1 kazanmıştı) orta sahada kazanılan topla kısa paslar, üçgenler ve ceza alanına akışkan girişler vardı; sonra 2015-16’da Mario Gomez’in Bursaspor’a attığı golde benzer bir sekans gördük. Yani kıvılcım erken yanmış, yol görünmüştü. Bugün hayalimiz, böyle bir iskeletin yeniden oluştuğunu görmek: Eksikler belli olur, “devrede şu profiller gelirse bir seviye daha atlar” diyebilelim.
Rafa Silva’nın sakatlığında Kasımpaşa maçı özelinde neler farklı olabilir? Cerny’nin sağ önde, El Bilal’in solda, Abraham’ın 9 numarada başlaması olası. Ancak El Bilal’in (sağlığı elverirse) zaman zaman 9 numarayı deneyebileceği, Cerny’nin sağda kalıp sol kenarda daha takım oyunu oynayan Rashica’nın görev alabileceği bir üçlü bana daha dengeli görünüyor. Bir başka seçenek: Cerny, Rafa’nın rolüne yaklaşır; Cengiz sağ önde başlar—hoca Cengiz’i ısındırmak istiyor.
Asıl kritik alan orta saha. Rafa yokken Demir Ege – Orkun – Ndidi üçlüsünün mutlaka denenmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylece Orkun’u kaleye daha yakın kullanırsınız; Ndidi klasik 6, Demir Ege ise ceza sahasına koşu atan/topa hükmeden bir 8 rolünde değer katar. Rakip önde presle oyun kurdurmuyorsa, Demir Ege zaman zaman derine (sarkık 6) inebilir; Ndidi 8’e kayıp ceza koşuları yapabilir. Bu varyasyon Beşiktaş’a hem topu tutma hem de üçüncü bölge bağlantısı sağlar.
Özet: Konyaspor deplasmanında skor değerli ama oyun uzun vade için referans değil. Beşiktaş’ın net bir oyun planı, tutarlı değişiklikler ve orta saha kurgusunda cesur denemelere ihtiyacı var. “Uzun yol” söylemi, sahadaki kimlik ortaya çıktığında gerçekten anlam kazanacak."
Duhuliye.com
HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..
YORUMLAR (7)
Al bir tane daha ne idüğü belirsiz yorumcu..Tam duhuliyelik!
Maçı izleyemiyorsanız suç sizin.Futbolu öǧrenin.Konyayı geçtimi geçti, 2 gol attı, var iptal etmeseydi 3 tü. Hiç gol yemedi, konya şut bile çekemedi Defans hattì yerine oturdu sayilır, sıra diǧer mevkilere geldi.Takıma destej olalım, Renklilerin gazına gelmeyin.
Hocasız çıksan da bu kadar oynanır zaten. Takım şunu yapmaya çalışıyor diyebileceğin hiç bir şey yok. 3-5 arkadaş halı saha maçına çıkmadan şu adam fena şut çekiyor çektime, sen de şu adama yapış boş bırakma konuşmasını biz de yapabiliyoruz kendi aramızda.
Takım ne oynuyor bilen varmi acaba Sergen anlıyormu bu oyundan, ya sen mükemmel hocalarla calismisin biraz biseyler alsan aynısını uygulamaya çalışman yeter biraz Milne biraz Luce karıştır bak ne oluyor ama yok... Sen kendin bir alamesin, Bu alemin içinde, Sen kendine belasın, En şahane biçimde.
En azından bir iskelet oluşturma aşamasi görebilsek bile yeterli. çünkü şampiyon olmak için belkide beraberlik bile almamayı gerektiriyor. Cok zor yani. O yüzden asıl hedef 2. Lik şampiyon ligine gitmek olmalı. Takim hedefsiz kalmamalı.
Mert günok geldiğinden beri Beşiktaşın düzeni olmadı zaten.. O gitmeden de bu takım düzelmez.. Ayrıca Serdal adalı ve Sergen yalçınında gitmesi gerek.. ARTIK TAKIMI PROFESYONELLER YÖNETMELİ
Sergen Atlaramı baksın oyunamı.