Hafta sonu Galatasaray derbisi olduğu için bu maç gönül isterdi ki yedek bir kadroyla çıkalım ama maalesef çok da yedek sayılabilecek bir kadroyla oynayamadık. Neyseki maçı garantiledikten sonra tam anlamıyla yedeklerle oynayabildik. Dikkat ettim de hoca Murillo gibi mevkisinde alternatifi olmayan bir oyuncuyu çeyrek finali garantilesek de hemen çıkarmadı. Murillo o müthiş golü attıktan sonra derbiden önce sakatlanırsa diye hocanın hemen çıkarmasını bekledim. Hocanın Agbadou, Murillo Olaitan gibi yeni transferleri riskli de olsa uzun süre sahada tutarak aslında en doğrusunu yaptığını sonradan anladım. Çünkü çok yeni bir takımız ve bu maç bizim için antrenman oldu. Göztepe maçında tam kadroyu oturttuk özellikle de Agbadou Emirhan ile savunmada tandemi tam oluşturduk derken, o maç Emirhan sakatlandı ve yine o maç Orkun kart görüp Kocaeli’de cezalı olunca, yine ideal diyebileceğimiz kadroyla sadece bir maç, o da Göztepe maçını oynayabildik. O sebeple fazla yedeklerle çıkamayıp, yeni transferleri uzun süre oyunda tutarak hoca aslında iyi bir şey yaptı.
Sergen hoca yokken Gio ve Ole hoca zamanlarında söylenen “Beşiktaş’ın transferleri iyi, ama sezon başı kampını verimli geçirmemiş, takım fizik çalışmamış” sözleri hikaye. Bakın yepyeni bir takımız doğru düzgün herkes bir maç birlikte bile oynamamış ama sanki yüz maç birlikte oynamış gibiyiz, çünkü transferleri nihayet doğru yaptık Sergen hoca ve Serkan Reçber sayesinde. Hyeon Gyu gibi hırslı, istekli, genç ama çok genç olmayan, aç, Beşiktaş’a muhtaç, Murillo gibi klas ve Agbadou gibi fiziken üstün, Olaitan gibi formda birini aldık. Hepsi de fiziği olmayan sürekli, basit top kayıpları yapan, geçiş oyunundan başka pek de bir meziyeti olmayan, en önemlisi de Beşiktaş ruhunu anlayamamış Rafa’dan bin kat iyiler. Yani önemli olan takımın sezon başı kampını nasıl geçirdiğinden çok, gelen oyuncunun geldiğinde ne kadar hazır olduğudur. Demek ki transferleri Sergen hoca gibi kendini değil de Beşiktaş’ı düşünen biri yapınca böyle isabetli oluyormuş. Neymiş “Sergen hoca oyuncuları kötülüyor” muş. Oyuncu kötülemek çok başka bir şey onu yenilgi alıp kendi sıkışınca suçu oyuncuya atacaklar belki yapar. Sergen hoca öyle değil ki en baştan daha oynamadan, yenilgi almadan, takımı eksik görüp bir şeyleri değiştirmek istedi ve değiştirdi de. Artık “aslında kadro iyi, teknik direktör oyuncuya dokunmalı” yalanlarını yemiyoruz. Kadro “kötü” değil, daha da beteri “yanlış” tı ve hoca elinden geldiğince düzeltti. Şimdi ise “mükemmel” değil “doğru” bir kadro var.
Burdan Okan hocaya sesleniyorum bizi maçlarımızı izleyerek analiz edemezsin hocam çünkü hem çok yeni bir kadroyuz hem ne yapacağı belli olmayan fantastik oyuncularımız var. Henüz oturmuş tam belli bir oyun planımız da yok o sebeple işin zor Okan hocam.
Gelelim şu 4 güzel gole. İlk gol Murillo önünde boş alan buldu en fazla dripling ile topu taşır ya da orta yapar derken, tek başına hem götürüp hem golü attı. Hücumcu beki özledik diyoruz da bu bildiğin golcü bek. İkinci gol, kupa maçlarının vazgeçilmezi Salih’ten geldi, Rashica’nın etkili ortasını önce kontrol edip sonra gole çevirdi. Rashica da çok moralli ve iyiydi. Yedeği bile mutlu bir Beşiktaş var. Üçüncü gol, Orkun’un müthiş şutu kalecinin elinden sekince Hyeon Gyu fırsatçılığı ile golü attı. Son golümüzde Mustafa kaleciye pres yaparken Cengiz’in topu kapıp Kartal’a yaptığı orta ile Kartal’ın boş kaleye atmasıyla geldi.
Burdan derbi öncesi Ersin’e de moral verelim çünkü sonuçta tek kalecimiz. İyi ki bugün basit bir hata yaptı ve gol yedi umarım ona ayrı bir motivasyon olur derbide.
Berna Özsoy /Duhuliye.com