06.03.2025 - 18:04

Takip Et:

"Beşiktaşlılar geçmişten ders almalı…"

Beşiktaş Divan Kurulu Üyesi Atıf Keçeci, Beşiktaş gündemine dair görüşlerini duhuliye.com'a özel değerlendirdi.

Son Divan Kurulu toplantısında sunum ve konuşmaları dinlerken kulüpte geçen 50 yılımda yaşadıklarım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. 70'li yıllarda Özgül Düğün Salonu'nda, Park Otel'de yapılan kongrelerde toplantı yeterli katılım sayısını bulmada sıkıntı yaşarken, şimdilerde maşallah bazen salonlara sığamıyoruz. Divan kurulu toplantılarında da benzerlikler yaşıyoruz.

Divan toplantılarında ön sıralarda yer verdiğimiz değerli büyüklerimizi şimdilerde gözlerimiz arıyor. Onların varlığı, yönetimlere güç verirdi.

Konuşmacılar eleştirinin beraberinde önerilerini de sunmaları değer ifade ederdi.

Son toplantıda katılımcılar, kulübün mali yapısındaki sıkıntıların çözümü için geleceğe dönük düşüncelerini dinlemek arzusu taşırken, Beşiktaş kökenli olmayan eski bir başkanın günah çıkarma söylemlerini dinlemek zorunda kaldılar. Hem ileriye bakalım derken, Arat yönetiminin dakikalarca kötü icraatlarını anlatması, kendisinden daha kötü yönetim varlığını vitrine çıkarmak gayretindeydi. Kendi döneminin çok kötünün iyisi olduğunu vurgulaması, kandırmacasını kimse yutmadı. Kendisi hala öğrenememiş olacak ki, siyah-beyazlı camia ne olursa olsun, işyeri kapısında rakip kulüp flaması dalgalanan isimleri bünyesinde barındırmaz. Benzer şekilde kongrelerde rezalet yaşanmasına neden olanların hangi yüzle toplantılara katıldıklarını, hatta Serdal Adalı yönetiminden görev dilenmeleri trajikomikti. Son kongre ile birlikte Beşiktaş’ta bittiklerini anlamamaları çok enteresandı.

Toplantıya baktığımızda öncelikle Denetleme Kurulu'nun sunumu, kulübün günümüzdeki durumunun kötüden öte berbat olduğu bir daha anlatıldı. İnşallah zihinlerde yer etmiştir.

Tekrar edilen bir söylem “geçmişten ders alıp gelecekte neler yapılmalı”ydı.

Aklın yolu tek, basit bir ekonomi kuralı: “Masrafları kes, gelirini arttır.” Artık uygulanması gereken tek prensip bu olmalıdır. Görüldüğü gibi şaibeli transferler, bunların yarattığı borç ve faiz yükü kulübün belini büken ana unsurlardır.

Yönetime yardımcı olmada tereddüt yaşanmamalıdır. Artık “Çıldırt başkan, kudurt başkan” dönemleri bitmiştir. Bu çığırtkanlığı yapanların kulüplerine katkılarının ne olduğunu değerlendirmeleri önemlidir.

Beşiktaş’ın mali düzlüğe çıkabilmesi için asgari 2 sezon, kendi yağında kavrularak aşırı bedelli transferlerden uzak durması gerekir. Elde ki kadro ve özkaynak desteği, ligimiz için yeterli olabilecek güçtedir.

2019’dan başlayarak bu kötü durumu yaratanların iç denetim ve özel kurumlarca tespit edilerek başlayan hukuki takiplerin yenilerinin devreye sokulmasından kaçınılmamalıdır.

Beşiktaş Denetleme Kurulu üyeleri, bir avuç para ödenen özel denetim şirketleri elemanlarından bilgi ve tecrübe olarak eksikleri olduğunu düşünmüyorum. Cesurca kulüplerine sahip çıkıp, zarar verenleri tespitte hatır gönül demeden her türlü yaptırımlardan kaçınmayacaklarına inanıyorum. Önceki iki yönetimin de özellikle transferlerle ilgili yaptıkları derinlemesine, gerekirse polisiye yollarla araştırılmalıdır. Bir de yöneticilere yerli yersiz hakaret içeren söylemlerinden ötürü verilen para cezaları, “suçların şahsiliği” prensibinden hareketle sebep olanlara rücu edilmeli, TFF gelirlerden mahsup ettiyse bu kişilerden geri tahsil edilmelidir.

T.T.K. ve 7405 sayılı Spor Yasası md. 20/13 hükmü açıktır. Hukuksuz ve her türlü kusurlu borçlanmalardan Dernek ve A.Ş. başkan, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler müteselsil sorumlu tutulmuştur. Şahsen kongre üyesi ve Futbol A.Ş. hissedarı olarak konuların takipçisi olacak, çıkan sonuçlar üzerine TCK ve SPK nezdinde şahsi takipler yapacağımın bilinmesini isterim. Bu yazımın Denetleme Kurulu’nca şahsi müracaat olarak kayda geçmesi talebimi dikkate almalarını özellikle belirtirim. Bir tane Beşiktaş var, ona hepimizin sahip çıkması kaçınılmazdır.

duhuliye.com

IFrame

Hbr1903

HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..

YORUMLAR (0)