Neo Spor’da konuşan Semih Sezerli, Beşiktaş’ın Marsilya karşısındaki performansını değerlendirdi.
Neo Spor’da değerlendirmelerde bulunan Semih Sezerli, Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi’nde Marsilya’yı 4-1 mağlup ettiği karşılaşmanın ardından Vincenzo Italiano’nun takım üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sezerli, İtalyan teknik adamın ortaya koyduğu oyun anlayışının daha fazla konuşulması gerektiğini söyledi.
Sezerli, “Az konuşuyoruz Italiano'yu. Daha fazla konuşmamız lazım. Daha yüksek sesle konuşmamız lazım. Daha çok övmemiz lazım. Çünkü bir metot var. Metodu gösteriyor sana. Diyor ki, ben bu oyunu oynatacağım ve devam ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Aynı oyunu Avrupa Ligi’ne taşıyor”
Beşiktaş’ın Süper Lig’de sergilediği oyunu Avrupa Ligi’ne de taşıdığına dikkat çeken Sezerli, siyah-beyazlıların oynadığı futbolun yalnızca lig seviyesinde olmadığını belirtti.
Sezerli, “Daha önce de ben bunu söyledim. Türkiye'de uzun zaman sonra bir takım bambaşka bir oyun oynuyor ve aynı oyunu Avrupa Ligi'ne taşıyor. Bakın, Süper Lig'deki oyunu Avrupa Ligi'nde. Çünkü bu aslında Süper Lig oyunu değil. Avrupa klasmanı. A plus bir oyun. Türkiye liginde de oynuyorsun” diye konuştu.
“Beşiktaş rakibin üstüne oyununu koydu”
Marsilya karşılaşmasındaki istatistiklere de değinen Sezerli, Beşiktaş’ın topa sahip olmanın yanı sıra ikili mücadelelerde de üstünlük kurduğunu ifade etti.
Sezerli, topun oyunda 61 dakika kaldığını belirterek, Beşiktaş’ın Marsilya’dan daha fazla topa sahip olmasına rağmen daha fazla ikili mücadele kazandığını söyledi. Yüksek pres, yüksek enerji ve dikine oyuna vurgu yapan Sezerli, Beşiktaş’ın 523 toplam pas, 2,29 penaltısız gol beklentisi ve 31 rakip ceza sahası topla buluşması elde ettiğini aktardı.
“Rakip ceza sahasına girişte varsın. Topa sahip olmada sensin. Kazanılan ikili mücadelede sensin. Skor sende o zaman” diyen Sezerli, Italiano’nun Marsilya karşısında oyununu rakibe kabul ettirdiğini söyledi.
“22 dakika içinden geçti Beşiktaş”
Karşılaşmanın başlangıcına da değinen Sezerli, Marsilya’nın ilk bölümde uzun toplarla ve pres denemeleriyle oyuna girmeye çalıştığını ancak Beşiktaş’ın buna izin vermediğini ifade etti.
Sezerli, “Şimdi Vincenzo Italiano bugün Marsilya'ya karşı ne yaptı? Oyununu dikte etti. Oyununu rakibe karşı kontrol etti. Rakibin üstüne oyunu koydu” dedi.
Beşiktaş’ın ilk bölümdeki baskısına dikkat çeken Sezerli, “22 dakika içinden geçti Beşiktaş. Senin bu baskı olarak içinden geçti Beşiktaş. Marsilya'nın çok net. Ondan sonra biraz oyun dengelendi. Sonra Beşiktaş tekrar aldı götürdü. Yani müsaade etmiyor” ifadelerini kullandı.
“Atmosferle birleştiğinde bu çıkıyor”
Semih Sezerli, Beşiktaş’ın sahadaki oyununun yanı sıra Tüpraş Stadyumu’ndaki atmosferin de galibiyette etkili olduğunu belirtti.
Sezerli, “Vincenzo Italiano'nun oyununun atmosferiyle Dolmabahçe oyununun, taraftarın atmosferi birleştiğinde bu çıkıyor işte” diyerek, 4-1’lik skorun yanı sıra 31 rakip ceza sahası topla buluşması ve 42 kazanılan ikili mücadele gibi verilerin de bu oyunu ortaya koyduğunu söyledi
Duhuliye.com
YORUMLAR (8)
Hoca büyük fark yarattı, daha önce gelen bazı hocalar gibi yok Türk futbolu zayıf, yok onlar kadar koşmalıyız falan gibi bahaneler, masallar anlatmak yerine onlardan daha çok koşan ve daha teknik, sistemle oynayan bir takım yaratmaya başladı. Bu takım şöyle bir otursun oyuncular birlikte oynamadı alışkanlığını kazansın siz o zaman seyredin Beşiktaşı
Yedek kulübesi az daha zengin olsa çok iyi olurdu
Evet A+ oyun. Ancak henüz bu oyunu her saniye mükemmel oynamıyoruz. Barça- PSG- Bayern gibi takımlarla oynasak bizi cezalandırabilecekleri pozisyonları veriyoruz. Denilebilir ki, onlarla oynamıyoruz. Ama artık hedefimiz onlar olmalı. Ona göre bir kaliteye ulaşmalıyız. Etrafa göre iyi olmak bize yetmemeli. En iyilerden daha iyi olmak hedefimiz olmalı. Ki Italiano böyle biri. Bizi oraya taşıyacaktır.
@Burak tabiki PSG Barça gibi takımlar cezalandırılacak aynı taktikle oynadığımız zaman, bizim kadromuz bir Bayern,Real,PSG değil. Onlar gibi olmamız için bu futbolu 5-10yıl oynamamız lazım, pişerek ve gelişerek ve sabırla, ilk yılımızda onlar gibi olmayı beklemek ütopyanın ucudur. Bizim dengemiz hocayla ilk yılımızda UEFA kupasında çeyrek yada yarı finale yarışan kulüplerdir...
@Burak evet haklısın yıllarca dediğin takımlara karşı iyi oynuyorduk. Hatta eminim senin hocan Sergen bizi o futbolu oynatıyordu...
@Burak Nasıl bir kafa yaşıyorsunuz siz, nasıl bir doyumsuzluk bu. Gençsin anlıyorum ama bu kafa ile mutlu olamazsın. Hoca geleli 3 ay olmuş transferler 2-3 hafta önce tamamlanmış sen diyorsun ki Barcelona, PSG bizi yener. Bir dur, hele bi bu sezonu bitirelim bu oyunla. Daha takviyeler gelir, oyun gelişir. Bu kafa ile takım 2 maç kaybetse hocayı yuhlarsınız. Daha olmadık ama oluyoruz, Şenol hocadan sonra takımın başında ne oynattığını bilen, taktiği ve fikri olan bir hocamız var. 3 sene Sergene katlanmaya razı olan taraftar bu adam 5 sene şampiyon olamasa bile sabretmeli. Adam çalışıyor, çalıştırıyor, oyuncu parlatıyor. Ne oyuncuları kaça satarız bu oyun ve hoca sayesinde bunları düşünün. Bırakın PSG, BArçayı. O hedeflere daha var.
Bu maçı Türk hakemleri yönetseydi yine iki golümüzü vermezlerdi, ilk golumüzde orta sahada ikili mucadeleyle topu kazandık devamında gol geldi, burada olsa Türk hakem olsaydı o atağımızı daha başlamadan faulle keserlerlerdi, yine morillonun attığı golde de yayıncı kuruluş elle temas açısı uydurup vlahoviçin elle oynadığını hükmederek golümüzü vermezlerdi, yıllardır bu zulmü çekiyoruz gs şampiyonlukları kesinlikle Türk hakemlerinin hediyesi ve haramdır,
Hocam AMED maçı rotasyon maçı değil. Aman diyorum. Avrupa gidebildiğimiz kadar gidebileceğimiz bir yer. Ama içerde ŞAMPİYONLUK çok daha önemli. Ve buna çok ihtiyacımız var.
insallah yanilirim ama sanki kasim aralik gibi sergen hoca sesleri yine yukselir gibi
@yasin sergen senin baban mı kardeşim nedir bunSergen sevdası
@yasin Bu hoca 10 maç üstü üste kaybetsin yine de Sergen diyen aklını ikeyim. Adam içimizdeki irlandalı, her döneminde gelip takımın içini boşaltıp, yıldızları küstürüp gitti. Hala daha görmeyenler gözünü keyim. Adam beşiktaşlı değil, beşiktaşa da hiçbir aidiyeti de yok. Açın bakın kaç sene oynamış hangi yaşlarda oynamış bu takımda. Nasıl bize efsane diye kitlediler onu da anlamak zor
Golleri kontraataktan buluyoruz. 1. bölgeden itibaren paslaşarak topu 2. ve sonrasında 3. bölgeye taşıdığımız olgun bir atağımızı hatırlamıyorum. Savunma oyuncularımız müsait pozisyonda, gereksiz yere kaleciye dönüyorlar. Kalecinin kullandığı toplar ekseriyetle rakibe geçiyor. Sonrasında topu geri kazanmak için gereksiz enerji harcıyoruz. Basit goller yememiz de cabası. Galip geldiğinde herkes över, marifet eksikleri görebilmekte. Sana bu eksikleri bir mağlubiyet göstermesin, testi kırılmadan evvem önlemini al, kendini bu noktalarda geliştir. Şu maçta Agbadou veya Emirhan olsaydım, maç görüntülerini izlediğimde kaleciye pas attığım anlardan ötürü utanırdım. Zira çok gereksizdiler. Maçta Salih övülüyor ki saçmalık bana göre. İlk yarı savunma ile orta alan arasında Uzak Doğudan bile görülebilen kocaman bir boşluk vardı. O boşluğu bu kadar uzun süre neden verdin diye oyuncuyu, neden görüp çözüm üretmedin diye de teknik direktörü azarlamak lazım.