Futbol

Bu çağ dışı uygulamayı kabul etmiyorum...

Alen Markaryan’ın Akşam gazetesindeki köşe yazısı.

Cumartesi akşamı Fener'le oynadık... 2 bin kişi gitmişiz, bağırmışız, boğuşmuşuz maçı almışız...

Dünya genelinde ne kadar Beşiktaşlı varsa eğlenmeye geçmişken O 2 bin kardeşimiz güvenlik nedeniyle 1 saat 20 dakika orada tutulmuş...

Bu ilk defa değil, son da olmayacak... Burada sıkıntı yok... Sıkıntı orada beklerken F.Bahçe Yönetimi'nin sonuna kadar açıp Beşiktaş taraftarına dinletmek, duyurmak zorunda bıraktığı şarkı / ses sistemi... Tam 1 saat 20 dakika... Ayıptır kardeşim...

Bu iş Ali Koç dönemindeyken yöneticisi Selahattin Baki ile konuşulup çözüme kavuşturulmuştu... Takımını desteklemeye gelen taraftara bu yapılmamalıydı ve kabul edip uyguladılar... Helal olsun...

Fakat sonra Sadettin Saran ve akabinde Aziz Yıldırım yönetimleri başa geçince eski tas eski hamam modeline dönüldü... Maç sonrası yaşanan bu durum kanunu kuralı yok ama insanlık suçu gibi bir şey... Ben, biz de size aynısını yapacağız gibi şovmenlik, intikam tuşlarına basmayacağım.

Tam aksine bizim yönetime ricacı olup bu maçın rövanşında, maç bitiminde böyle bir uygulama yapılmamasını gündeme getireceğim Adaleti bu...

Önce biz doğrusunu yapalım Sonra insanlardan isteyelim... Tribün çatışmalarının ve rekabetinin dışında kalan salt taraftar kitlesinin değerini korumak her tribüncünün görevidir...

Maç sonu Fener yönetiminin uyguladığı çağ dışı sistemi kabul etmiyor ve bir daha olmaması için kendimizden başlayarak bu uygulamanın son bulmasını umuyorum...

Vlahovic ve Skriniar...

İkinci yarının hemen başında Skriniar-Vlahovic meselesinin hemen oracıktaki sürtüşmeden kaynaklı bir kavga olduğunu zannediyorsunuz değil mi? Yok birader. Öyle değil!?

Mevzu Inter-Juventus maçına kadar gidiyor da, Fakat kıvılcım daha ilk 10 dakika içinde Skriniar'ın Vlahovic'le bir kafa topuna çıkış esnasında attığı dirsekle başlıyor... Bile isteye hem de...

Halil Umut bu yüzde yüz kırmızıyı vermeyince, ki bu olaylar Quaresma'nın da başına çok geliyordu, cezayı kendi kesmeye karar veriyor Vlahovic... Ama o arada Fener kalecisi Ederson'un çıkıp bir boş topu aldığında Skriniar topsuz alanda bir tekme daha atıyor Vlahovic'e...

O da gidiyor 10 dakika sonra başka bir ikili mücadele esnasında çaktırmadan çakıyor dirseği Skriniar'a... Tabii bu sırada Halil'le benim aramda ne fark var? Ben stüdyoda seyrediyorum maçı, o sahanın içinde!!!!!!!

Geliyoruz mevzuya... Söz düellosu elle itmelere kafa göstermelere ve sonra da Skriniar tarafından boğazlamaya kadar gidiyor... Halil Bey burada da kırmızıyı çıkarmıyor Araya girenler, ayırmaya çalışanlar derken Skriniar ne anlama geliyorsa orta parmağını gösteriyor Vlahovic'e...

Vlahovic de baş parmağıyla işaret parmağını yuvarlak şekle getirerek iade-i taahhüt yapıyor Maçtan sonra bütün yazıcılar Vlahovic'in yaptığı hareketten dolayı VAR'ın hakemi çağırıp kırmızı göstermesini konuşurken, Skriniar'ın orta parmağını görmezden geliyorlar.. Sizi gidi siziiiii!!!

Ha Umut Meler kırmızı kartını sakladı Ha siz gördüklerinizi... Üstelik Skriniar'ın yaptığı hareket dünyanın her yerinde aynı anlama geliyorken Vlahovic kendi coğrafyasına ait bir işaret yapıyor...

Üç kere kırmızı görmesi gereken adama kart gösterilmesin bu kadar tahriğe karşı tek harekete müebbet istensin... Vay be! Ne güzel İstanbul be?!

Alen Markaryan Akşam

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }