VOLE'de konuşan Ali Ece, Beşiktaş'ın Vincenzo Italiano yönetiminde yakaladığı çıkışı yalnızca saha içindeki taktik değişimle açıklamadı. Siyah-beyazlılarda yönetim, Önder Özen, teknik heyet ve oyuncu grubu arasında oluşan uyuma dikkat çeken Ece, takımdaşlık duygusunun kısa sürede güçlendiğini söyledi.
VOLE'de değerlendirmelerde bulunan Ali Ece, Beşiktaş'ta son dönemde ortaya çıkan tabloyu anlatırken yönetim, futbol direktörü Önder Özen, teknik heyet ve oyuncu grubunun aynı doğrultuda hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
“SİHİRLİ KARE FORMÜLÜ”
Yakın dönemde kendisini en çok heyecanlandıran Beşiktaş yapısını anlatan Ece, yönetim ile futbol tarafı arasındaki uyumu “sihirli kare” benzetmesiyle anlattı:
“Benim en çok heyecanlandığım ne biliyor musun? O sihirli kare formülü. Yönetim kurulu, Önder Özen futbol direktörü, teknik heyet... Oradaki 90 derecelik açı, geniş açı; yani Beşiktaş'ı net görmemizi sağlayan yapı.”
Ece, bu yapının yalnızca yönetimsel bir organizasyon olmadığını, oyuncu grubunun sahadaki görüntüsüne de doğrudan yansıdığını söyledi.
“OYUNCULAR OYNADIKLARI OYUNDAN ZEVK ALIYOR”
Beşiktaş'ın Fenerbahçe karşısındaki görüntüsüne değinen Ali Ece, futbolcuların sahadaki enerjisinin tesadüf olmadığını söyledi.
“Oyuncular da oynadığı oyundan belli ki çok zevk alıyor.”
Ece, takımın maç sonrasında verdiği görüntünün de takımdaşlık açısından önemli olduğunu ifade etti.
“ÇOK KISA SÜREDE HEM KADROYU DÜZELTTİLER HEM BU DUYGUYU AŞILADILAR”
Ali Ece, daha önce Önder Özen'le birlikte çalıştığı dönemde takım olma duygusunun öneminin sürekli konuşulduğunu da hatırlattı.
Ece şu ifadeleri kullandı:
“Takımdaşlık ve takım olma duygusu özelinde biz burada Önder Hoca'yla çalışırken hep bundan bahsederdi. Çok kısa bir süre içinde Beşiktaş çok defolu kadrosunu hem düzeltti hem de bu duyguyu takıma aşıladı. Orada da kimin emeği geçtiyse hepsine teşekkür etmek lazım.”
Bu sözlerle Ece, Beşiktaş'taki yükselişi tek bir isme bağlamaktan çok kulübün futbol tarafında oluşan ortak çalışma ortamına işaret etti.
“BU KADAR YÜKSEK EFORLU OYUNA İKNA ETMEK KOLAY DEĞİL”
Ece'nin üzerinde durduğu bir diğer konu ise Vincenzo Italiano'nun oyuncu grubunu oynatmak istediği futbola ikna etmesi oldu.
Italiano'nun Beşiktaş'ı yüksek tempolu, yoğun baskılı ve sürekli hareket isteyen bir oyuna taşıdığını belirten Ece, bunun yalnızca taktik tahtasıyla başarılabilecek bir iş olmadığını vurguladı:
“Önder'in bir hayali vardı. Sonra bu kadar yüksek eforlu bir oyuna bir oyuncu grubunu ikna etmek hiç kolay bir şey değildir.”
Beşiktaş'ın derbideki fiziksel devamlılığı ve oyundan kopmayan görüntüsü de Ece'ye göre bu ikna sürecinin sahadaki karşılığı oldu.
TROSSARD ÖRNEĞİNİ VERDİ
Ali Ece, kadro tercihleri üzerinden de dikkat çekici bir örnek verdi.
Beşiktaş'ın yaz döneminde yaptığı tercihlere değinen Ece, yıldız isimlerden ziyade takımın oyununa daha uygun profillerin tercih edilmesinin önemini Trossard üzerinden anlattı.
“Salah yine çok iyi oynadı, izledim maçı ama Trossard-Salah yapsaydık Fenerbahçe'yi yenemeyebilirdik ve bu kadar dengeli, güzel oynayamayabilirdik.”
Ece, Beşiktaş'ın transfer döneminde belli bir futbol anlayışına göre hareket ettiğini de belirterek:
“Beşiktaş şu anda belli bir tercihte bulundu ve bulunduğu tercih de bence iyi.” ifadelerini kullandı.
duhuliye.com
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026
YORUMLAR (3)
Maçtan keyif aldıkları sürece sorun yok. Futbol bir oyundur neticede. üzerinede milyonlar aldığın bir oyun bunun keyfini çıkarmaları da akıllı olan böyle devam eder. Yaşlıların oyunu değil zaten öyle olan elenir bu oyunda artık. taraftarlarda da keyif almaya başladı. desteklemenin ve Futbolcuları motive tutmanın zamanı geldi artık.Uçan kartalları yüksekten uçmaları için taraftarın rüzgarına ihtiyacı var umarım Tribünlerimiz bunu Tekrar hatırlar...
renkliler agizlarinda salya bekliyorlar vlahovice kac mac ceza gelecek diye
Kadro genç çok iyi kuruldu. Salah bizim ritminizi pres gücümüzü ve bu takım oyunumuzu bozardı bu kesin. Generalliğe soyunacaktı ki bizde o gerekli değildi. Yaş ortalamamız düşük. En yaşlımız trossard. 31 olması lazım. Mücadele ve akılda o da zaten sırıtmıyor. Oyun aklıyla yaşını pekala tolere ediyor. Koşan dinamik bir takımımız var. Daha poku miretti monte edilecek takıma. Quattara yavaş yavaş yerleşiyor. O da kendini bulacak ve yükselecektir. Olaitan gibi. Özlediğimiz günleri yaşatmaya başladılar bize. Yıllar sonra. Emeği geçenlere teşekkürler. Ben yönetim, teknik ekip ve oyunculardan razıyım naz caz yapan hain oyuncuları bir düşünün yakın geçmişteki. Bir de bu çocuklara bakın.