Bu maç özellikle belli bir andan sonra, sabaha kadar da oynasak gol atamayacağımızı anladım, o yüzden rakip 10 kişi kalınca dahi sevinemedim. Olmayacağını biliyordum, oyun kitlenmişti. Olmak zorunda da değil takım grafiği artışta benim için gerisi önemli değil, bu bir düşüş değil. Galatasaray da çok iyi oynamadı hatta kalede Uğurcan olmasa biz de onlar gibi şansa bir gol atabilir, berabere bitirebilirdik. Cengiz girince oyun hareketlendi iyi ve sert ortalar kesti daha erken girse sonuç başka olabilirdi. Sergen hoca Cengiz’i oyuna daha erken alırdı belki, ama sizlerin baskısından almadığını tahmin ediyorum.
Orkun Fenerbahçe derbisinde bariz hata yapıp kırmızı kart gördü affettik, bu maç skor daha 0/0, kendine yapılan faule çok abartılı itiraz etti, başka bir pozisyonda hakemi alkışlayıp sarı kart gördü, geçen maç hakeme itirazdan cezalı duruma düşmüştü. Orkun’u seviyoruz, artık çok iyi de oynuyor, ama hakeme itiraz edip takımı yalnız bıraksın diye mi kaptan yapıldı, yoksa liderlik etsin diye mi bunu anlamadım, artık umarım daha dikkatli olur.
Beşiktaş’ın geçenlerde çözüldüğünü zannettiğim en büyük sorunu meğer aynı şekilde devam ediyormuş. Sorun, bir kurtarıcı aramak. Neyi kurtarıyoruz kimse onu da düşünmüyor. Beşiktaş hiç transfer yapmasa sırf Beşiktaş’ın genleriyle, adıyla, kurumsallığıyla üçüncü olur, ama onu bile olamıyoruz, şu kurtarıcı arama sevdasından. Bir de bu kurtarıcı aramanın kardeşi, suçlu arama var. Bu ikisini bırakmadıkça başarı beklemeyin.
Geçen sene 28 Ekim Galatasaray derbisi dışında tüm derbileri kazanmıştık. Hatta tam geçen sene bu zamanlar ramazan bayramında Galatasaray’ı yenmiştik. Tüm derbileri yendik de ne oldu, yıldız mı takıldı, plaket mi verildi? Lütfen, futbol anlık başarılardan ibaret değildir istikrardır. Şuan lig’te 13, kupayla birlikte 17 maçtır yenilmeyen, uzun vadeli planlar yapmaya çalışan bir Beşiktaş var. “Sabredin” kelimesini de sevmiyorum, başarısızlıklarını, hatalarını “sabır” kelimesiyle örtbas etmeye çalışanlar yüzünden bu kelimenin de içi boşaltıldı. Bu sefer gerçekten kendini değil Beşiktaş’ı düşünen insanlar transferleri yaptı. Sabretmeyeceğiz sabretmek zorundayız. Tam iyi giderken bir yenilgide Sergen hocayı veya yaptığı transferleri kötülemek yine bize zarar verecektir.
Bir maç yeniliyoruz, hemen şu hoca gelsin bu yönetim gelsin diyenler oluyor. İşin doğasında var, bu olacaktır, ama Beşiktaş’ta durum farklı, biz istikrarsızlığa fena alıştık. Bu sadece taraftarda değil, eski yöneticilerde bile böyle. Kimsenin Beşiktaş’ı düşündüğü yok herkes biz gittik daha da beter oldu havasında, yani yenilgiye sevinenler vardır eminim. Zaten troller de öyle, x yönetici gelirse Beşiktaşlı olacaklar yoksa değiller. Benim şaşırdığım ve anlamadığım normal taraftarın daha geçen sene en ufak yenilgide Sergen hoca gelsin deyip bu sene istememesi. Demek ki aslında biz normal taraftarlar bir kurtarıcı aramıyoruz algıyla bizi bu hale getiriyorlar.
Siz Sergen hocanın sahada yaptıklarını oyun planını vs. değil de şah kenarındaki duruşunu beğeniyor musunuz, bence burası daha önemli. Sürekli hakkında yaptığınız söylemlerle koskoca hocayı 20 yaşında baskıyı ve erken şöhreti kaldıramayıp eskisi gibi bir türlü gol atamayan santrfora çevirdiniz. Bir gol atılıyor hoca çok abartılı seviniyor, maç kötü olsa donuk tedirgin kalıyor. Bunların hepsi hocanın her adımına müdahale etmenizden ve hakkında senaryolar yazmanızdan.
Geçen sene bu zamanlar Avrupa’da elendikten sonra Okan Buruk’u troller değil normal taraftarlar çok eleştiriyordu, ama camia sahip çıktı ve şuan istikrarlı ve başarılı şekilde devam ediyor. Saha kenarında vakur duruşu camianın desteğinden. Bizler ise ne elimizdeki oyuncunun ne teknik direktörün kıymetini bilmiyoruz. Sergen hocayı bir gönderin hemen Fenerbahçe kapar benden söylemesi.
3 yıldır ben böyle kötü oynadığımız bir derbi izlemedim. En büyük sebebi yine değerini bilemediğiniz Masuaku’nun olmaması. Geçen sene her büyük Avrupa maçı ve derbide ya atak başlatmış ya da asist yapmıştı. Bu tür önemli maçlarda kazanamadığı ikili mücadele neredeyse yoktu. En önemli özelliği isabetli paslarla geriden oyun kuruyordu. Maalesef şuan hala ben geriden kim oyun kuruyor anlamadım.
Son olarak hoca yabancı hocalar gibi yapmayıp hakemleri çok güzel eleştirmiş, açıklamasını her futbol sever izlemeli. Hocanın açıklamasının şu kısmını çok sevdim; “Devreye girmiyor VAR. Nasıl oynayacağız böyle. Seneye ne olacak! Bizim hedefimiz şampyionluk diyoruz, nasıl oynayacağız böyle. Hoca konuştu ceza verelim sonra, ne kadar güzel ya! Kimse bir şey demesin. Uydurmuşlar tezgahı, devam etsin öyle!”
Hocam benim tavsiyem madem bu lig tiyatro Beşiktaş’ın hedefi Avrupa konferans ligi şampiyonluğu olsun, o hedefe yönelik bir takım kuralım ben varım.
Berna Özsoy/Duhuliye.com