Geçen hafta bu takımın sevinci 15 dakika sürüyor demiştim bu sefer iyi oyunu 90 dakikaya yaydığımızı düşünüyorum. İlk dakikalar golü bulup ardından oyundan düşüyorduk, bu sefer son ana kadar mücadele ettik diyebilirim. Dokuz maçtır yenilmediğimizi, beraberliklerin çoğunun da bireysel hatalardan olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Salih Beşiktaş’ın banko oyuncusudur demiyorum, ama bu aralar beğeniyorum. Cengiz’i hep överdim ama, bu hafta beğenmedim sanki sonradan girince daha etkili oluyor. Mustafa Erhan’ı bundan 2 sene önce kendi kardeşim kadar savunurdum. Tabi bunda o dönemki yöneticilerin Mustafa ve Semih’i aşırı öne çıkarmalarının etkisi büyüktü. Bu aşırı öne çıkarma en başta o çocuklara zarar veriyor diyenlere hep karşı çıkardım. Sonra bekledim bir ilerleme yok hatta Semih’te bir gerileme olunca öyle diyenlere biraz hak verdim. Neyse ki Semih önce bu abartıdan, ardından bu abartının yarattığı baskıdan uzak İtalya’da goller atmaya başladı. Mustafa da yurt dışına gitmeli yoksa sakatlıktan da dönse bendeki kredisi tükenmek üzere. Yine de bu maç vazgeçmemiş görüntüsüyle beğenimi kazandı.
İlk yarının başlarında Orkun ile Cengiz çalışılmış bir serbest vuruş kullandı. Cengiz vuracak gibi yaptı, ama Orkun kullandı ve kalecide kaldı. O an Orkun çok üzüldü, hissettim. O sebeple hırslanıp daha zor bir pozisyonda çok soğukkanlı şekilde bir gol atabildiğini düşünüyorum. Uzun zamandır böyle güzel bir gol görmedim; hızlıca, fazla düşünmeden, kalabalıkların arasından uzak köşeye iyi vurdu. Geçen haftaki golü kaleci hatasından olduğunu için bu denli sevinememişti, o yüzden gol sonrası sevincini sadece Beşiktaşlılar’ın değil tüm futbol severlerin izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Geçen maç Taylan bireysel hata yapıp kırmızı kart görmüştü o yüzden bu hafta Gökhan oynadı. Taylan hata da yapsa Gökhan’a göre daha üretken olduğu için tercihimdir. Yediğimiz gol her ne kadar Gökhan Sazdağ’ın ofsaytı bozmasından kaynaklansa da Muleka o pozisyonda Deniz Türüç’e güzel pas verdi, Deniz de savunma arkasına iyi sarktı. Muleka iyi demiyorum maalesef gelen gideni aratıyor demek istiyorum.
Beşiktaş’ın oyunu yokmuş, Sergen hoca bireysel olarak hiçbir oyuncuya dokunamamış hatta sürekli oyuncuları kötülemiş, Rafa kaybedilmiş vs… Hiçbirine katılmıyorum bile değil, hepsi yalan. Duyduğumuza göre Beşiktaş’ın oyunu Rafa üzerine kurulmuş transferler bile ona göre yapılmış. Rafa da bizi ortada bırakınca tabiki de oyun şablonu olmaz. Kimse bilmez ama %90 isabetli pasla oyunu geriden Masuaku kuruyordu, hareketli öne çıkan tek kanat bekti. Savunmamızın şuan dökülmesinin sebebi o savunmasını beğenmediğiniz Masuaku’nun yokluğundan. Geriden oyun kuran yok. Masuaku ve Gedson gibi ikili mücadeleye giren bir oyuncu yok kaldı ki Sergen hoca ikili mücadeleyi çok sever. Şimdi bu tarz oyuncu hiç yoksa bunu söylemek çıkıp oyuncuları kötülemek mi oluyor? Bu tarz oyuncular gönderilmiş; yerine Jurasek vs alınmış, kadro geçen senekinden kötü, bunun suçlusu Sergen hoca mı? Aksine Sergen hoca Cengiz’i tekrar Türk futboluna ve Beşiktaş’a kazandırdı. Ayrıca Ole veya Gio hoca kime dokundu da o oyuncu iyi olabildi? Bence Sergen hoca mevcut oyunculara dokunup onların performansını çıkarsın diye gelmedi. Yönetimlerin plansızca yaptığı transferlerde, yabancı hocaların yönetime evet dediği yerde hayır diyebilmek için geldi. Bu müdahale oyuncu kötülemek değil Beşiktaş’ın ihtiyacı olan, bu sefer sözde değil gerçekte bir yeniden yapılanmadır. Ben bu yeniden yapılanmada sonuna kadar Beşiktaş’ın yanında olduğuna inandığım Sergen hocanın yanındayım.
Ben sürekli Sergen Yalçın’ı konuşmuyorum, konuşan başkaları. O kadar Sergen hocadan bahsediyorlar ki ister istemez savunma moduna geçiyorum. Maç sonu açıklamalarını açık bulmak için iştahla bekleyenler, milli arada özel hayatına varana kadar yaptıklarına karışanlar, yok yetmedi eski programlarında söylediklerini tekrar gündeme getirenler… Derken esas diğerlerinin gündemi Sergen hoca. Benim yazdıklarım bence bilerek oluşturulan bu gündeme cevap mahiyetinde. Yoksa hocamızın benim değil kimsenin savunmasına ihtiyacı yok.
Benim derdim Beşiktaş’a iyiliği dokunacağına güvendiğim tek insana suni gündem ve kötüleme yapılmasına, yine Beşiktaş’ın iyiliği için karşı çıkmak.
Berna Özsoy / duhuliye.com