Spor yorumcusu Bülent Bilirgen'in duhuliye.com için kaleme aldığı köşe yazısı..
Efendi miyiz yoksa keriz mi? Uzun zamandır kendime bu soruyu soruyorum. Bu noktaya gelene kadar kafamda deli sorular, deli senaryolar vardı zaten. Mesela; Galatasaray maçından sonra bir yönetici çıkıp konuştu mu? Hakeme, VAR’a, TFF’ye, MHK’ye “sizin yapacağınız işi…” diye başlayan tek bir cümle kurdu mu? Hayır. Ama bizden başka herkes o günden sonra konuştu. Zamanında kandırılmış, el pençe divan durmuş, el öpmüş teknik direktörler hâlâ o maçın hakemini, Trabzon’un bilmem hangi maçındaki hakemin hatasıyla kıyaslıyor ve camiasını, koca bir yalanla, Beşiktaş maçında hakem kurbanı olduğuna inandırıyor. TFF kanadı desen; ne atarlı açıklamalar, ne giderli sözler… Ee sonra? Fısss… Sözde bahis işine girdiler, futbolu temizleyecekler öyle mi? Hani bazı sahtekârlar “buna kargalar güler” der ya, işte tam yeri bu lafın. Sergen hoca geldiğinden beri ilk kez doğru bir kelime kullandı: TİYATRO. Her şey tiyatro. Birine bir kâğıt veriyorlar, “temizlikçi oldum” diye ortalıkta dolaşıyor; o oyalanırken, diğer üç harfli kurum olan MHK işini yürütüyor. Ben MHK’nin TFF tarafından yönetildiğine inanmıyorum. İspatlayamayacağım bu teorime göre; bize öğretilenin aksine MHK kesinlikle bağımsız, çok iyi korunan, içe ve dışa fazlasıyla kapalı bir teşkilat. Hatta adlarının MHT olması daha doğru olur. Bu yapının köklerinin 80’lerin sonlarına gittiğini ve o dönemlerde yapılanmaya başladığını tahmin ediyorum. Bazen uykuya geçen ama genelde tüm düzeni kontrol eden bir yapı… Büyük başkanları, asıl üyeleri kim bilinmiyor ama birbirlerine çok bağlılar. O kadar birbirlerini koruyorlar ki, meşhur 2011 tapelerinde tek bir hakem konuşması bile çıkmadı. Kim bilir, belki de çıkartanları çok iyi tanıyorlar. Herkes TFF yönetimlerini, başkanlarını suçlarken; aslında onların birer figür olduğunu, asıl başrolün MHT olduğunu görmemizi hep engellediler. Şenes Erzik’in oturduğu koltuğa oturan ve o pozisyon için son derece liyakatsiz birinin çıkıp bunu bize anlatması bile aslında bir işaretti. Belki de yukarıda bahsettiğim o atarlı giderli konuşmalar bir şifreydi; o koltukta oturanın aslında hiçbir şey yapamadığının çığlıklarıydı. Dediğim gibi, bu teorinin doğru olup olmadığını bilmiyorum; hatta deli saçması bulanlar da olur. Ama ben kendi kulübüme olan etkileriyle ilgileniyorum. Bu açıdan baktığımda, kulübümüzün son 5 yılda kurumsal olarak takındığı tavır, beni bu düşüncelere inanmaya zorluyor. Düşünün; birden fazla yönetim, başkan… Son 5 senedir futbolcusuna, hocasına ve en önemlisi taraftarına sistematik şekilde yapılan haksızlıklara sessiz kalan bir Beşiktaş var. Artık haksızlık boyutu da çoktan aşıldı; mesele itibar suikastine, hatta itibar tecavüzüne kadar geldi. Bir camia bu kadar çaresiz, bu kadar aciz bırakılabilir mi? Bu soruya bile “içeride bu yapının adamları mı var?” diye başka bir soruyla cevap veriyorum. Basit düşünemiyorum artık. Mesele sadece GS maçı, Antep maçı, Trabzon maçı değil; çok iyi işleyen bir senaryonun içinde, farkında olmadan rol alıyoruz. Önümüze getirilen başkan adaylarından teknik direktörlere, futbolculara kadar her şey ince ince planlanmış gibi. Taraftarın bile bu kadar bölünmüş hale getirilmesi bu görevin bir parçası. Küçük bir örnek: tribün meselesi. “Kapalı altı açın halka” denmekten insanların imanı gevredi; dün “he” diyenler bugün “bee” diyor. Madem yazıya soruyla başladık, yine sorularla bitirelim: Kim bizden, kim değil, nasıl anlayacağız? Kulüp kimlerin eline bırakılmak isteniyor? Bundan sonra kimler parlatılacak?
Bülent Bilirgen / duhuliye.com
HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..
YORUMLAR (16)
Yahu Nasil bir is yahu eskibir kulup baskani ve kulubu de hala super ligde oynuyor sanki dunyada adam kalkmamis gibi Tff baskani yap valla bu tamamen akila zarar
Kapalı tribünü geri döndürecektiniz hani nerede _
Keriz olmasakta kimsenin ensesine vurup lokmasını almaktan çekinmediği, zerre ciddiye alınmayan bir klübe dönüştürdüler koca Beşiktaş'ı.. Dün konuşan hanım hanımcık minnoş yöneticimiz nasıl kükremişti öyle sabrımızı sınamayın diye şahsen ben ekranda titredim!! Haydi oradan etkisiz eleman, boş küme!
@Ali han işte en doğru... En kısa ve net yorum... Tam isabet...
Es mafya TFF Baskani olmus. Fikra bu kadar.
Böyle bir beşiktaş başkanı olduktan sonra.
Balık baştan kokar, tff ye bakın açık ve net, Türkiyede futbol dizayn ediliyor. Beşiktaş kenara it ilmek isteniyor
Sergen Yalçın iyi hoca olsaydı talibi olurdu yorumculuğu seçmezdi eski anılarında çalışmayı sevmediğini ballandırarak anlatan kumar bağımlısı olan adamı taraftar istiyor diye kurtarıcı olarak getirdiniz şimdi yönetim ve hoca birlikte istifa edin bu kulüp yeni Süleyman Seba'lar bulur sahipsiz kalmaz
Bu gidişat kulübün maalesef yabancı sermayeye satışını gösteriyor gibi sonra diğer kulüplerle devamı gelecek
Ben de bu yönetimin bir görevi yerine getirmek için iş başına getirildiğine inanmaya başladım. Elimizdeki kadroya göre iyi futbolcuların gönderilip yerlerine daha kötülerinin alınması ( Jurasek'i kim izledi kim aldı mesela?) OGS varken transferlerin yapılmaması, Orkuna 30 milyon verilmesi, hakem hatalarına ses çıkarılmaması ( Sabrımızı sınamasınlar tarzı komik açıklamaları saymıyorum), başkanın ortalarda olmaması bunu düşündürtüyor.
Serdal Adalıyı hayretle izliyoruk bu kadar pasif baskan görmedi turkiye
Boşver Bülent bu işlere girme sen.Halihazırda yönetim Sergen hocayı yemek eleştirmek varken bu işler Beşiktaşlıları aşar.Onlar yeni kelle alma peşinde.Kimi getireceklerse Sergenden sonra
@Levend Kim gelirse gelsin sistemi olan bilgili kişiler gelsin sergen vasıfsız gökhan sazdağ daha ne kadar hata yapıp gol yedirecek ? Neden kesik yemiyor?
Çok iyi bir soru. Cevabı vermek istetmiyorum ama bu durumdam bıktım artık! Futboldan soğudum!!!!