Beşiktaş'ın 2001 yılında Benfica'dan kadrosuna kattığı Ronaldo Guiaro, 4 sezon boyunca siyah-beyazlı formayı terletti ve efsane isimlerden biri oldu.
Beşiktaş ile 2002-2003 sezonunda lig şampiyonluğu yaşayan Brezilyalı Ronaldo Guiaro Fanatik'in sorularını yanıtladı.
Ronaldo şu anda ne yapıyor?
Ronaldo, tüm antrenörlük lisanslarını tamamladı ve 8 yıldır antrenör ve yardımcı antrenör olarak çalışıyor. Kısa sürede birkaç kupa ve birkaç kez takımını bir üst lige çıkarmayı başardı. En üst seviyede futbol çalıştırmak için yoğun bir şekilde eğitim de aldı. Ayrıca futbolun en üst düzeyinde çalışmak için çok çalışıyor.
Beşiktaş’ta dört yıl oynadınız. O yılları nasıl hatırlıyorsunuz, iyi miydi yoksa daha da mı iyiydi?
Daha da iyiydi, hayatımın en iyi yıllarından biriydi. Her zaman büyük şeyler için mücadele ediyorduk, takımda harika bir birlik duygusu vardı, herkes ne yapması gerektiğini ve hedeflerimize ulaşmak için nelerden fedakârlık etmesi gerektiğini biliyordu. Bu da uzun vadede hedeflerimize ulaşmamızda çok etkili oldu.
O dönemlerde İnönü Stadı’ndaki atmosferi nasıl hatırlıyorsunuz? Sizi en çok etkileyen maç hangisiydi?
Bir rüyaydı, o stadyum sihirliydi. Dürüst olmak gerekirse, her maç büyük etki yarattı, taraftarlar her zaman harikaydı, destekleyiciydi ve çok gürültülüydü. Bu da bize çok yardımcı oldu.

Tigana, Mircea Lucescu ve Del Bosque gibi teknik direktörlerle çalıştınız. Sizce en iyi teknik direktör hangisiydi? Neden?
Hepsi çok önemliydi. Del Bosque geldiğinde sanırım oyun tarzımı pek beğenmedi, bu da benim fazla oynamamamla sonuçlandı. Ancak ben her zaman profesyonel kaldım, aynı yoğunluk ve özveriyle çalıştım. Takım kazanamıyordu ve taraftarlar benim geri dönmemi istiyordu. O görevden alındıktan sonra geri döndüm ve tekrar kazanmaya başladık. Geri dönüşümde taraftarların bana inanması büyük rol oynadı.
Ama Lucescu farklıydı, pozitif anlamda. Sadece harika bir teknik direktör değil, aynı zamanda harika bir insandı. Sertti ve bizden en iyisini istiyordu, ki bu bazen büyük takımlar için gereklidir.
Beşiktaş'ta oynarken en unutulmaz maçınız neydi?
Şampiyon olduğumuz yıl ve Fenerbahçe'ye attığım 2 gol. Bu, bu dünyadan olmayan bir deneyimdi.
Beşiktaş’ta Zago ile birlikte anılıyorsunuz. Savunmada büyük bir uyumunuz vardı. Bu uyumu nasıl sağladınız, onun hakkında ne söylemek istersin?
Sanırım sadece aynı ülkeden olmamız değil, aynı zamanda oyun tarzlarımızın da birbirini tamamlaması etkili oldu. Zago harika bir defans oyuncusuydu; güçlü, sertti. Ben biraz daha az agresiftim ama her zaman işimi yapardım. Bu da onun bana, benim de ona ve kararlarına güvenmemi sağladı.

Hala taraftarların sizi sevgiyle andığını biliyor musun? Bu sizin için ne ifade ediyor?
Her şey demek. En büyük isteğim Beşiktaş’a antrenör olarak dönmek ve yıllar boyunca taraftarların bana verdiklerini geri vermek. Büyük şeyler olacağına inanıyorum.
Sahadaki en iyi takım arkadaşınız kimdi? Halagörüştüğün biri var mı?
Dil bilmediğim için Türk oyuncularla çok yakın olamadım. Genelde Latin oyuncularla konuşuyordum ama herkesle iletişim kurmaya çalıştım. Tüm oyunculara ve personele karşı büyük bir saygım vardı. Cordoba, Sergen, Pancu, İlhan, Giunti, Tamer… Hepsine büyük saygı ve hayranlık duydum.
Beşiktaş formasıyla yeniden sahaya çıkma şansınız olsa hangi maçta oynamayı isterdiniz?
Hepsi! Beşiktaş kariyerimde çok büyük bir etkiye sahipti.
Başka bir Türk takımına transfer edilmek istendiniz mi?
Tam hatırlamıyorum ama son senemdeydi sanırım, beni transfer etmeyi düşünüyorlardı. Ben istemedim ama o zamanki başkanın kararıydı. Sonunda bu beni Brezilya’ya dönüp Santos’ta oynamaya götürdü.

Türkiye’de futbol oynarken karşılaşmak istemediğiniz bir oyuncu oldu mu?
2004 Fenerbahçe zorluydu. Alex, Fabio Luciano, Anelka… Zor bir takımdı.
Sergen Yalçın, Türk futbolunun en büyük yeteneklerinden biri olarak görülüyor. Futbolculuk kariyeri hakkında ne düşünüyorsuuz? Beşiktaş ile teknik direktör olarak şampiyonluk kazandı. Onun teknik direktörlük kariyerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
O, her zaman Beşiktaş’ın en büyük oyuncularından biri olacak. Onun azmi ve büyüklük arzusu kanında var. Bu da teknik direktörlükte başardıklarını açıklıyor. Onunla oynamış ve onu tanımış olmak benim için büyük şanstı. Ona sadece en iyisini diliyorum.

Takımda Tümer Metin gibi bir yetenek de vardı. Daha sonra Fenerbahçe’ye gitti ve taraftarların büyük tepkisini aldı. Onun hakkında ne düşünüyorsunuz?
Futbol karmaşık bir şey. Bazen perde arkasında olanlar taraftarların hiç duymadığı şeylerdir. O harika bir oyuncuydu, rakip takıma gitmeyi tercih etti ve bu futbolda olur. O iyi bir insandı ve verdiği kararlar benim kontrolümde değildi. Taraftarların üzülmeye hakkı var ama o da kendisi için en iyisini aramak zorundaydı.
Futbolculuk kariyerinizde kulüp yönetimiyle ya da kulüple herhangi bir kriz yaşadın mı? Burada ilk kez paylaşmak istediğin bir anın var mı?
Kriz demem ama hoş olmayan birkaç durum oldu. Örneğin Del Bosque’nin hiçbir açıklama yapmadan beni sezon öncesi kampına götürmemesi ve sonra da yedek bırakması… Sonunda görevden alındı ve ben döndüm, takım tekrar kazanmaya başladı.

Kulübe verdiğim her şey ve profesyonelliğim göz önüne alındığında, son senem hiç duyulmaz. Beni bırakmak istemedikleri için U20 takımıyla yalnız antrenman yaptırdılar ve kışın karda tek başıma kondisyon çalışmaları yaptım. Kar dizlerime kadardı ve bu birkaç ay sürdü. Beklentilerimin çok altında davranışlardı.
Ama güzel bir şey de, ilk senemde Juventus’tan gelen teklifti. Gerçekten gitmek istiyordum ama dönemin başkanı teklifi reddetti. Bu da kulübe ne kadar bağlı ve adanmış olduğumu, Avrupa’nın büyük kulüplerinin ilgisini nasıl çektiğimi gösteriyor.
Hala Süper Lig’i ve Beşiktaş’ı takip ediyor musunuz ? Burada teknik direktörlük yapmak ister misiniz?
Brezilya’da Süper Lig maçlarını izleyemiyoruz ama Beşiktaş’ı sosyal medyadan hep takip ettim, bu yüzden takımın nasıl gittiğine dair fikrim var. Avrupa maçlarını (UEFA veya Şampiyonlar Ligi) olduğunda oturup izliyorum.
En büyük isteğim ve hayalim Beşiktaş’ta teknik direktörlük yapmak. Tüm antrenörlük lisanslarımı tamamladım. Eğer kulübün beni işe alacak biri arayışı olursa, kulübü ve taraftarı bilen biri olarak bu görevi seve seve kabul ederim.

En zorlu Türk futbolcu kimdi? Sahada karşılaşmak istemediğiniz biri oldu mu?
Çok vardı ama Arif Erdem farklıydı. Hızlıydı, güçlüydü ve her yerden gol atabiliyordu.
Türkiye’de geçirdiğiniz zaman boyunca sizi en çok etkileyen şey neydi?
Taraftarların ve Türk halkının saygısı. Bu dünya dışı bir misafirperverlikti.
En çok hangi Türk yemeğini sevdiniz?
Baklava.
Türkçe bir şeyler biliyor musunuz?
Pek sayılmaz. Dili öğrenemedim.
Yakın zamanda Türkiye’yi ziyaret etmek planınız var ve Beşiktaş taraftarına bir mesajın var mı?
Umarım, ailemle birlikte yeniden dönmek istiyorum. Eskiden gittiğimiz yerleri görmek, yemek yediğimiz yerleri ziyaret etmek istiyorum. Birkaç yıl önce yalnız gelmiştim ama şimdi ailemle birlikte gelmek istiyorum. Çocuklarım büyüdü, böylece birlikte geçmişi hatırlayabiliriz. Oğlum antrenmanlara benimle gelirdi ve birlikte tesisleri hatırladık. Hâlâ aynı olduğunu görmek onu çok etkiledi. Beşiktaş’ın onun hayatında da ne kadar büyük etkisi olduğunu görmek çok güzeldi.
Fanatik
HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..
YORUMLAR (26)
Zago ve Ahmet Yıldırım ile mükemmel 3 lu olmuşlardı. Ronaldo çok iyi yer tutar çok iyi supuruculuk yapardı. İleri çıkıp gol de atardı. Zago agresif ve sertti rakipler cekinirdi. Ahmet de defanstan mükemmel oyun kurardi ayağı çok iyiydi. Zaten Tayfur u guinti si deli İbo su Kaan dobra Tümer Sergen pancu İlhan Pascal Ahmet Dursun kalede Cordoba . Daha iyi yonetilebilselerdi yıllarca lige ambargo koyabilirdik çok iyi ve birbirini tamamlayan oyunculardi.
Td olmak için sana da sıra çabuk gelir bu kadroyla merak etme bro
Teknik direktör bir takımın potansiyelini ortaya çıkarabilen ya da çıkaramayan kişidir. Aslolan kadro kalitesidir. O nedenle aynı teknik direktör iyi takımda iyi puan ortalaması kötü takımda kötü puan ortalaması yapıyor. Bir teknik direktör sende iyi işler başardı mı işler bozulsa da değiştirme. Çünkü sorun kadrodadır. Aslında kadroyla da çok oynamamalıdır ama bazen aynı oyuncu kadrosu motivasyonunu kaybedebiliyor. Futbol kolay bir spor değil.
Beşiktaş taraftarının gönlünde ayrı bir yeri var. Hem karakterinle hem futbolculuğunla özel bir futbolcuydu. Klübe gönülden bağlı yabancı futbolcu hele cok zor bu zamanda. Umarım birgün scout olur antrenör yardımcısı olur tekrar çalışır Beşiktaşta.
Futbolu ayağı ile değil beyniyle oynayan ender oyunculardandı. Ama teknik direktörlük işi zor.
Zago ile birlikte muhteşem bir ikiliydi. Çok da gol atardı.Bir daha böyle bir ikili bulamadık, hocalığını bilemem ..
Bi sen kaldın çalıştırmadık sende gel yiğidim sen eksik kalma
Yapma Ronaldo. Bu medya - yazarlar ve onların gazına gelen taraftar kimleri yemedi ki? Seni ham diye yerler, üstelik daha antrenmana çıkmadan. Bak ben hatırladıklarımı sana sayayım: Tigana, Lucescu, Del Bosque, Schuster, Bilic, Şenol Hoca, Sergen hoca, GVB, şimdi sıra geldi Ole'yi yemeye.. Yakında yerli hocalar bile gelmeyecek bu sicile bakınca. Bu sefer de kulüp satılsın diyecekler. Beşiktaş üzerine oynayan herkes bayram yapıyor her sene. Unutmayın biz Kasım'da havlu atmıyoruz. Biz kenara itiliyoruz, onlar ise yarışta tutuluyor. Siz de bu yazar-medya grubuna çanak tutuyorsunuz. Aferin. Sanmayın ki biz her gidişattan memnunuz. Tek fark onların borazanlığını yapmıyoruz.
@Carlo Ancelotti helal olsun sizi tebrik ediyorum. BEŞİKTAŞ ımızda ne taraftar kaldı nede basında BEŞİKTAŞ lı hepsi BEŞİKTAŞ ın yıkılıp yok olmasını BEKLİYORLAR ve bunada çanak tutuyorlar.
vay be cocuklugumun kahramanlari.. guzel yillardi.. :)
La milletin oyuncuları futbolu bırakmadan hoca oluyor bu gelmiş 55 yaşına lisanslarını yeni tamamlamış da en büyük hayali Beşiktaşa hoca olmakmış. Olur olur 80 yaşına bi gel
En begendigim oyunculardandi agir bir oyuncuydu ama duracagi yeri bildigi icin hep bir adim ondeydi rakipleri icin
gerçek beşiktaşlı ronoldo derim ben takımı sahiplenen mücadele eden oyuncular lazım bize
Harika bir oyuncuydu cok severdim. Ama sorun şu Neden benfica hayali kurmazsonda Besiktas calistirmak hayali kurarsin. Çünkü burada is bulmak kolay demi.
Guti'nin ekibinde defanstan sorumlu antrenör olarak gelsin. Teknik çalışma antrenörü Quaresma, yardımcı antrenör Nihat Kahveci ve İlhan Mansız, sportif direktör Atiba Hutchinson
Geçen sezon kulüp zor durumdayken 4 dörtlük takım isteyerek ben bu takımı çalıştırmam diyerek görevden kaçan, syrıca her çalıştırfığı takımı yarıda bırakan Sergen olmasın da kim olur ise olsun, zaten deneme tahtasına döndük, benim gönlümden geçen favorim valeranga nın hocası, çağdaş atan da plasem,
Gelsin bu adam.Lucescudan kapmıştır bir şeyler.bizim norveçli ile yürümez bu iş.hem ronaldo genç brezilyalı da bulur
Bizde sakın teknik direktörler iş yapamıyor maalesef. Hırslı ve agresif olmalı
Toplam attığı gol sayısını bilmiyorum ama bir maçta FB ye 2 gol atmış. Stoperin asli görevi tabiki savunmadır ancak kritik zamanlarda duran toplardan attığı gollerle maç kurtarır katkı saglarlar. Bizim iki stoperin bu boyla gecen sene attığı toplam gol sayısı 1(bir) Gercekten garip bir durum.
ronaldo ve zago yu getirsen daha iyi olurdu başkan hem brezilyalı gençlere yatırım yapardın onların dilinden portekizlilerin dilinden iyi anlarlardı
Hatırladığım en iyi stoper ikilisiydi zago ile birlikte . Tek başına hoca olur mu bilmem ama yardımcı hoca olarak kulübe kazandırılıp stoperlerden sorumlu olsa ve gelecek stoperleri seçip çalıştırsa faydalı olur gibi