Futbol

“Ezber bozuldu, yeni oyun başladı”

Duhuliye.com yazarı Berna Özsoy, köşe yazısında , Başakşehir Beşiktaş maçını değerlendirdi.

“Beşiktaş’ın oyun planı şu, 60’ta şu oyuncu girer, şu isimler 11’de başlar” gibi ezbere bildiğimiz oturmuş bir oyun kurgusunun ilk maçıydı bu maç bence. Yani bizi yeni transferlerle yeni bir oyun kurgusu bekliyor bu da ilk maçıydı demek istedim. Rakip bence zorluydu ve kazanmak önemliydi.

Hyeon-gyu oh iyi mi kötü mü diye çekincesi olanlar var, anlıyorum. Önemli olan iyi olup olamaması değil toptan korkmaması topu ayağında çok bekletmeden serin kanlı vuruşlar yapması. Geçen hafta neredeyse tüm yazımı Hyeon-gyu oh’ya

ve Beşiktaş’ın Aboubakar’dan sonra toptan korkmayan, takım kötü oyanasa da tek başına attığı golle maçı kazandıran bir santrfor’u olmaması konusuna ayırmıştım. Oh bende öyle bir izlenim bıraktı demiştim ki bu hafta da golü attı. Mustafa durdu durdu öyle bir anda gol attı ki hem galibiyeti getirdi hem 90 artıdaydı. Toplam 3 golü var Beşiktaş’ta, ama 2’si de unutulmazdı. Biri 5/0’lık Galatasaray maçı diğeri de bugün. Biz Orkun’dan gol beklemesek bile o atamayınca stres yapmıştı, bir kilidi açtı üst üste kaç maçtır gol atıyor. İnşallah bu da Mustafa’nın kilidinin açıldığı gündür.

Hani herkesin bir favori oyuncusu olur ya benim favorilerim de genelde ilginçtir bek oyuncuları olur. Benim o oyuncum Masuaku’dan sonra Murillo olacak gibi çok güveniyorum, onun dışında tam bir fırsat transferi.

Sergen hoca maç sonu açıklamasında sizin belki es geçtiğiniz benim için ise çok önemli bir konuya değinmiş. Açıklama şöyle Sergen Yalçın: "Yaptığımız transferlerin camiamız için doğru olduğunu düşünüyorum. Bakın iyi demiyorum sadece, doğru transferler.” Ne kadar güzel bir ifade Transferlerin mükemmel olmasına gerek yok. Elbette mükemmel de olacaktır zamanla ama önemli olan “doğru” olması. Sergen hocanın bu açıklamasından önce geçen haftalarda yazımda ben de buna benzer değil, resmen aynısı bir ifade kullanmıştım. Eski yazımın o kısmını bugünkü yazımın sonuna ekleyeceğim. Sergen hoca övdüğüm için bazen beni eleştiriyorsunuz. Hayır övmüyorum, tamamen hocayla tesadüfen aynı şeyleri düşünüyoruz. Çünkü ikimiz de samimi şekilde “Beşiktaş’ın belini nasıl doğrultuz”u düşünüyoruz. Bunun için Beşiktaşlı olamaya bile gerek yok, kendi başarısını düşünmeyen, şeffaf, ne geldiyse başına dürüstlükten gelmiş insan olmak yeter.

Şimdi “doğru transfer” ile “iyi transferin” kendimce farklarını madde madde açıklayım;

*Masuaku, Gedson, Semih’i aynı anda gönderip yerine hiç hızlı, atletik, ikili mücadeleye giren birini almamak ve mevcut takımda da bu özellikte hiç oyuncu olmaması.

*Sadece bir oyuncu üzerine oyun kurulması ve transfer yapılması. Evet oyun bir oyuncu üzerine kurulabilir ama tüm transferi de ona göre yapmak akıl kârı değil. Rafa’yı ilahlaştırdık ve onun üzerine oyun kurup transfer yaptık. O da bizi ortada bıraktı. O sebeple Sergen hoca mevcut takımda hiçbir oyuncuya dokunamadı gibi görünse de aslında hoca içinden çıkılamayacak bir yanlış oyun kurgusuna mahkum bırakıldı. O sebeple istediği oyun için sabretmemiz şarttı. Bu yanlış transferlerle yenilmezlik serisi yakalaması da mucizeydi.

*Bazı iyi olan oyuncuları yabancı kontenjanında yer açmak için sırf sözleşmesi bitti diye başarısına bakmadan göndermek. Kimi dediğimi düzenli okurlarım tahmin etmiştir. Ama yine de yazayım Masuaku.

*Taraftarı memnun etmek için Abraham vs. gibi popülist transfer yapmak. İtalya ligi’nde başarılı olup Beşiktaş’ta başarılı olamayan İmmobile’den sonra yoğurdu üfleyerek yiyeceğimize yine Serie A’dan gol atma konusunda sıkıntı yaşayan Abraham’ı almak.

*Rafa üzerine oyun kurduğunu iddia edip Gedson ile geçiş oyunu yaptıklarını bile bile Rafa’yı Gedson’suz bırakmak.

*Beşiktaş’tan sadece ekmek yemek için Beşiktaşlı görünüp Beşiktaş’ın ekmeği ile oynayan trollerin algısına göre acele transfer yapmak.

İşte bunların hepsi sözde transfer ama “doğru transfer” değil. Nihayet kendi başarısını düşünmeyen, transferde kendi doğrularını ve oyun planını yönetime aktarma gücüne sahip bir teknik direktör geldi ve devre arası da olsa takıma transfer yaptı. Yabancı hatta yerli hocaların çoğunun transferde yönetime vs. boyun eğdiğini biliyoruz. Sergen hocanın kendi doğruları var. Elbette diğer hocaların da vardır, ama Sergen hocanın farkı çok iyi olmasına gerek yok maddi imkanlar el verdiğince şu tarzda oyuncu yoksa veya şu tarzda oyuncu takımda varsa ben yokum diyebilecek şeffaflıkta. En önemlisi işler iyiyken susanlardan değil yani sadece işler kötüyken konuşmaz. İşte bize tam da böyle biri lazımdı. Camia olarak Sergen Yalçın’a gereken sabrı göstermezsek hoca ya milli takıma ya Fenerbahçe’ye vs. mutlak gitmeli, çünkü şampiyonluk değil ama, takımların belini doğrultmada güvenilecek yegane insan. Şimdi bunu konuşmak tabi doğru olmaz, ama birgün Sergen Yalçın takımdan giderse Arda Turan gelsin. O da Beşiktaş’a saygı duyan, kendi doğruları olan öğrenmeye aşık, şeffaf bir insan.

Şimdi ise ek olarak o bahsettiğim Sergen hocanın bugün maç sonu açıklamasına çok benzer eski yazımı yeniden paylaşarak bitiriyorum.

“İyi kadro ile her teknik direktör iş yapar. Önemli olan zor zamanda gelmek görüşüne katılmıyorum. İyi teknik direktör gerekirse zor zamanda dahi, yönetime bile karşı çıkıp istediği bölgeye transfer yaptırandır. Transfer dediysem “yıldız” değil, “doğru” transferi yaptırandır. Ghezzal ne doğru bir transferdi. Beşiktaş’ın şuanki kadrosundaki sorun ne ruhsuzluk ne taktikle ilgili. Bu kadro Bjk tarihinin en “kötü” değil en “yanlış” kadrosu. Kötü kadro iyi teknik direktör ile şampiyon olur. Ama yanlış kadro asla. O sebeple çok hoca geldi bir şey değişmedi. Kısaca iyi teknik direktör doğru kadroyu kurdurabilendir.” Demişim 1 Eylül’de.

Berna Özsoy / duhuliye.com

HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }