Dersimiz futbol... Futbol nasıl oynanır, savunma nasıl yapılır, hızlı hücuma nasıl çıkılır, gol nasıl atılır? Dersi veren: Beşiktaş... Dinleyen ve izleyen Fenerbahçe...
Dersimiz hocalık... Bir büyük takım, bir derbiye nasıl hazırlanır, rakibini nasıl analiz eder, nasıl bir on birle çıkar? Dersi veren: Sergen Yalçın... İzleyen Erol Bulut...
Beşiktaş takımıyla, Beşiktaş hocasıyla Fenerbahçe’ye resmen futbol dersi verdi. Oysa daha geniş kadrosu olan, sakatlıktan ve salgından daha az yıpranan Fenerbahçe’ydi. Buna rağmen anasının ak sütü gibi, hakkıyla kazanan Beşiktaş oldu.
Düşünün, Beşiktaş’ın kalecisi yoktu. Geri dörtlüsünün üç oyuncusu yoktu. Eksikliğini hissetti mi, hayır... Oynayanlar, oynamayanları asla aratmadı.
Hele Beşiktaş’ın hücuma çıkışları... Beşiktaş, Avrupa’nın elit takımları gibi mükemmel ve kusursuz hücuma çıktı. Hızlı, çabuk, ayağa ve rakip savunmanın arka alanlarına topu atarak ve deparlarını kullanarak...
Fenerbahçe’nin atakları ise ilkel futboldan örneklerle doluydu. Yavaş, hatta yürüyerek, yan ve geri pas yaparak, rakip savunmanın kapanmasına izin tanıyarak...
Beşiktaş orta alanında Atiba, Mensah, Souza iki yönlü son derece etkili oynarken, Fenerbahçe orta alanı “yok” hükmündeydi. Hele Sosa... Adı Sosa olmasa, Fenerbahçe’de bu haliyle oynama şansı sıfır...
Anlamadığım şu; Serdar Aziz oturuyor, Fenerbahçe’de oynayamayacağı belli olan Lemos oynuyor. Hadi Lemos’la başladın, görüyorsun, değiştirsene... Olmaz, inadım inat...
Beşiktaş’ın ilk golünde Aboubakar önünü çok iyi açıp, müthiş vurdu. İkinci golünde Ghezzal’ın adresi teslim asisti süperdi, Aboubakar da hakkını verdi.
Aboubakar’ın ikinci golünde, İstanbul Amatör Küme’den iki stoper getirip Fenerbahçe on birine koysanız, Aboubakar’a o kadar rahat vurdurmazlardı. Elbette Gökhan Gönül... Her fırsatta hakemin yanındaydı. İyi hoş da ilk golde neredeydin Gökhan? Üçüncü Beşiktaş golünde Necip’in altında niye bu kadar ezildin? N’Sakala’nın golünde ne yapıyordun?
Beşiktaş 10 kişi oynadığı dakikalarda bile teslim olmadı, mahkum olmadı. Ne mahkum olması, bir eksik oynarken, iki gol daha atıp maçı kazanmayı başardı.
Hakem ilk derbisinde maçın altından kalkamadı. Her kararını anlarım da, Mert Hakan’ı ikinci sarıdan nasıl atamadı, ona inanamadım. Neyse, Beşiktaş kazandı da, bu konuda kıyamet kopmadı.
Sergen Yalçın’ın futbol aklının takımına yansıdığı bir Beşiktaş ile, Erol Bulut’un feci yanlışlarının Fenerbahçe’ye yansıdığı bir karşılaşma izledik. Beşiktaş tarih yazdı desem, abartmış olmam. Sergen Hoca’yı ve Beşiktaş’ı kutluyorum.
Fenerbahçe’ye gelince, ilkel bir futbol, berbat bir takım ve çok feci hoca hataları izledik. Bu yanlışların faturası kesilir. Yönetim kesmese bile, taraftar keser.