Asena Özkan'ın T24'teki köşe yazısı...
Beşiktaş’a eşitliği getiren golü Rıdvan Yılmaz attı, milyarlar ödenerek alınan forvet oyuncularının yerine her iki takımda da golleri kaydedenler savunma elemanları oldu, futbol bunun için ilginç oyun
Kazanan Fenerbahçe olursa Hazine’nin kasası dolacak, İstanbul Boğazının üzerindeki iki köprü ile 8 otoyol ve 2 çevreyolu özelleştirilmeyecek mi? Sahadan galibiyetle ayrılan Beşiktaş olursa Salı günü yenilenecek Üsküdar Belediyesi başkan vekili seçimi öncesi gözaltındaki meclis üyeleri oy mu kullanabilecek? Karşılaşma eşitlikle sona ererse de yurttaşı güldürürken düşünmeye sevk ettiği için 12 yıl 2 aya kadar hapsi istenen Deniz Göktaş özgürlüğüne mi kavuşacak? Halkı uyutmanın en kolay ve akılcı yolu futboldur. Futbol ‘faşizmin’ üzerine ‘battaniye’ gibi örtülür altındakiler de genelde uyur! Adolf Hitler, ‘Nazi Rejimi’ döneminde Almanya'nın gücünü ve ‘Aryan’ ırkının üstünlüğünü dünyaya kanıtlamak için 1936’da Berlin Olimpiyat Oyunları’nı organize ettirmişti. Portekiz’in faşist diktatörü Antonio de Oliveira Salazar da 1968’e kadar halkı ‘Üç F’ olarak bildiğimiz Fado, Fiesta ve Futbol ile uyuttuğunu itiraf etmişti. Bizim içinse uzun süredir dört büyüklerin maçları; ‘Ninni…’
Gelecek hafta okula gidecek yoksul çocuk, ebeveynleri çanta alamadığı için kitaplarını ve defterlerini naylon poşette taşımaya hazırlanırken vatandaş hafta boyunca Fenerbahçe – Beşiktaş arasındaki mücadeleyi, hakemin verip vermediği kararları tartışacak. “Bundan iyisi Şam’da kayısı” hatta “Tadından Yenmez…”
Bir de madalyonun diğer yüzü mevcut. İngiliz yazar Graham Greene’in ‘Kazanan Kaybeder’ kitabındaki gibi. O kazandı, bu kazandı… Birbirimizi kandırmanın ne anlamı var? Kazanan sadece geldikleri gibi gönderilen ‘ecnebi’ futbolcular. Salt Fenerbahçe çoğunu bedelsiz gönderdiği oyunculara taksitler halinde 50 milyon euronun üzerinde ödeme yapacak. Beşiktaş’ı, Galatasaray’ı, Trabzonspor’u da farksız. Kazanmak bu mudur? Belirleyici skor tabelasında yazan rakam mıdır? Futbol tutkunları uyuyor, kulüplerin borçları ise ‘fezaya’ yol alıyor, hem de sesten hızlı…
Elbette daha aktarmam gereken bir de maç var, hani ‘esas’ işim!
Ev sahibi Fenerbahçe taraftarı önünde hem hızlı hem de sert başladı maça. İlk 20 dakika iyi de oynadılar sonrasında Beşiktaş oyunu dengeye getirdi. Fenerbahçe’de adam, Beşiktaş ise alan savunması ön plana çıktı. Fenerbahçe savunması, Beşiktaş’ın olası golüne ya da gollerine engel olmak için Dusan Vlahovic’i iki elemanla durdurmaya çalıştı. Bu sırada da Milan Skriniar ile Vlahovic arasında bolca ‘itiş-kakış’ yaşandı. Fenerbahçe golü Skriniar ile buldu ama hatayı yapan Beşiktaş savunmasından Emmanuel Agbadou oldu. Üstelik bu Agbadou’nun ilk hatası da değildi…
Beşiktaş’a eşitliği getiren golü Rıdvan Yılmaz attı, milyarlar ödenerek alınan forvet oyuncularının yerine her iki takımda da golleri kaydedenler savunma elemanları oldu, futbol bunun için ilginç oyun. Sonrasında Orkun Kökçü, Vlahovic’e verdiği pasla Beşiktaş’a galibiyeti getiren golü attırdı. İlk parantezi Dusan Vlahovic için açmak zorunluluk. Beşiktaş uzun süre sonra istenilen seviyede bir forvete sahip oldu. Bugünü kadar taraftar ‘golcü transferi yaptık’ denilerek kandırılmış! Vlahovic takım arkadaşlarına da topa da küsmüyor, ayağından geleni son ana kadar yapmayı sürdürüyor. Belirgin sakatlanmadığı sürece Beşiktaş ileri uçta sorun yaşamayacak ancak sağ kanatta kronik problem devam edecek. Vacvac Cerny, koca bir sezon ve Avrupa Ligi maçlarında takıma katkı sağlayabilecek beceriye sahip değil ne yazık ki…
Cerny, yerini İlhan Fakılı’ya bıraktığında bu gerçek daha da belirginleşti. İlhan’ın oyuna girdiği dakikaya kadar Beşiktaş ataklarının büyük çoğunluğu Leandro Trossard’ın görev yaptığı sol kanattan gerçekleşti. Ne zaman ki Cerny’nin yerini İlhan aldı, oyuncuların aklına bu kulvarı da kullanmak geldi. Trossard bir anlamda Beşiktaş’ın ‘hamalı’ oldu Fenerbahçe karşısında iyini iyi yapan eleman tartışmasız. Hakem maçın skoruna etki edecek hata yapmadı, ortada tartışılacak ‘penaltı’ pozisyonu da yok. O zaman Beşiktaşlı futbolcuları ve teknik direktör Vincenza Italiano’yu kutlayalım. Fenerbahçe, teknik direktörü İsmail Kartal’ı da uyaralım; Sevgili İsmail, eleştirilere kulak asma. Fenerbahçe’nin takım olabilmesi için ilk önce oyuncular arasında arkadaşlığın oluşması gerekiyor. Bunu ne sen ne de bir başka teknik direktör sağlayabilir. Kendini üzme boş yere…
Asena Özkan / T24
www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026
YORUMLAR (10)
Asena, siyaset yapmak istiyorsan başka yerde yap. Ne futboldan anlıyorsun ne de siyasetten.
Bu adamın yazılarını kesinlikle okumuyorum ama saçmaladığına eminin
Saçma bir yazı zaman kaybı. Yarıya gelmeden terk ettim. Bu yorum da sizi uyarmak içindi
Spor yorumcusuysan spor yorumu yap köşe yazarı ise onu yaz ama senden ne köy olur nede kasaba Beşiktaş taraftarda en az senin kadar akıllı sen tekrar Beşiktaş taraftarını siyasete çelmeye çalışma yolsuzlukları mahkeme karar verir varmı yok mu diye bu ülkede kimseyi birbirine düşman etmeyin insanların dini ile dalga geçmeyiz zira biz kimsenin ki ile geçmiyoruz burda her düşünceden insan Beşiktaş çatısı altında ortak bir yerde birleşmiş ve birbirlerini seven ve sayan bir grup bunu kimse bozmaya gücü yetmez burasıda beşitaşta siyaset yeri değil ancak biz burda toplu olarak yardım ve dünyadaki mazlumların sesi oluruz sizin pis emellerinize alet olmayız bu kadında kendini ne spor yorumcusu nede köşe yazarı olur bedava bir yer bulup ordan beslenmeye çalışıyor emin olun mama veren olsun en çok bize saldırır
@Kartal 41 mazlumların sesi olurmuş. Sen memleketteki mazlumların sesi ol ilk önce. Zalim ne zamandır mazlumların sesi oldu?
@Kartal 41 boş yapma birader, adam seni iki dakika insanlığa çağırmış, ayak diriyorsun. Adamı kadın zannetmen meseleyle ne kadar alakan olduğunu da gösteriyor zaten. Besiktas politik duyarlılığı yüksek bir kulüptür, senin gibi yandaşlar değiştiremez bunu.
Okadar istiyorsa gitsin siyaset yazdın burası beşiktaş haber köprüyü yolu okumak istesem haber gazetesi okurum
Yazık ya çok üzülmüş fenerin kaybettiğine.. kıyamam.. yazı önü siyaseti, eğer besiktas kaybetmiş olsaydı, hem oyuncuları hem yönetimi yerin dibine sokmak için kullanacakti.. şimdi ise İsmail kartalı teselli ediyor.. bizde bu adamın sacmaliklarini Türkiye'nin en büyük Beşiktaş haber platformunda okumak zorunda kalıyoruz..