09.04.2026 - 14:23

Takip Et:

Gölgede Islık, Güneşte Vicdan: Türk Futbolunda Hakemin Hikâyesi

Duhuliye.com yazarı Eyüp Yardımcı'nın kaleme aldığı köşe yazısı.

Eduardo Galeano, Gölgede ve Güneşte Futbol’da futbolu ikiye ayırır: ışığın altındaki oyun ve gölgenin içindeki gerçek. Türkiye’de futbol, çoğu zaman gölgesini kendi üstüne düşürür. Ve o gölgede en çok kaybolan şey, hakemin vicdanıdır.

Bir zamanlar hakem dediğin, mahallede “en adil çocuk” olurdu. Tartışmaları o çözerdi, penaltıyı o verirdi, kavga edenleri o ayırırdı. Düdüğü yoktu belki ama sözü vardı. Şimdi düdük var, VAR var, kulaklık var… Ama sözün ağırlığı eskisi kadar yok.

Çünkü artık hakem, oyunun bir parçası değil; oyunun hedef tahtasıdır.

İstanbul’un üç büyük mabedinde-Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş-her düdük sesi bir tartışmanın başlangıcıdır. Tribünler karar vermez, hüküm verir. Hakem ise o hükmün sanığıdır.

Oysa hakem dediğin, oyunun görünmeyen dramaturgudur. Oyunu keser, başlatır, yön verir. Ama Türkiye’de hakem, oyunu yönetmez; oyunun içinde savrulur.

İslam Çupi olsaydı ne derdi?
Belki şöyle başlardı:

"Futbol bizde hiçbir zaman sadece futbol olmadı. Hakem de hiçbir zaman sadece hakem kalamadı."

Çünkü bizde düdük, bazen adaletin sesi değil; şüphenin yankısıdır.

Türk futbolunun hakemleri, iki ateş arasında kalmış askerler gibidir. Bir yanda kulüplerin baskısı, diğer yanda medyanın bitmek bilmeyen yargısı… Bir karar verirler; ertesi gün manşetlerde yargılanırlar. Oysa kimse sormaz:

Bir insan, her hafta binlerce kişinin öfkesine karşı ne kadar dayanabilir?

Galeano der ki: Futbol, en güzel halini sokakta bırakmıştır. Çünkü sokakta VAR yoktur, ama vicdan vardır.

Biz ise vicdanı teknolojiyle değiştirmeye çalışıyoruz. VAR odaları kurduk, çizgiler çizdik, milimetrik ofsaytlar bulduk… Ama adalet duygusunu kaybettik.

Çünkü adalet, kamerada değil; karakterdedir.

Bugün Türk futbolunda hakem olmak, yalnızlığa talip olmaktır. Düdüğü çaldığın anda herkes sana karşıdır. Doğru karar verdiğinde bile kimse hatırlamaz. Ama bir hata yaptığında, o hata senin kaderin olur.

O yüzden bizde hakemler büyümez, yıpranır. Gelişmez, korunmaya çalışılır.
Oysa hakemlik de bir sanattır. Ve sanat, özgürlük ister.

Hakemin gelişimi için önce ona güvenmek gerekir.
Sonra onu eğitmek.
Sonra da onu korumak.

Ama biz hep tersini yaptık:
Önce eleştirdik, sonra suçladık, en son da yalnız bıraktık.

Belki de sorun hakemlerde değil, oyuna bakışımızdadır.
Biz futbolu bir eğlence değil, bir hesaplaşma olarak görüyoruz.
Kazananın haklı, kaybedenin mağdur olduğu bir düzen kurduk.

Böyle bir düzende hakem, adalet dağıtamaz.
Sadece suçlu ilan edilir.

Galeano’nun gölgesinde şunu anlıyoruz:
Futbol, insanın aynasıdır.

Eğer oyunda adalet yoksa, hayatımızda da yoktur.
Eğer hakeme saygı yoksa, kurallara da yoktur.

Ve belki bir gün…
Bir çocuk yine topun peşinden koşarken, aralarında birini hakem seçerler.
O çocuk düdük çalmaz ama doğruyu söyler.
Kimse itiraz etmez.

İşte o gün, Türk futbolu yeniden güneşe çıkar.

Ama o güne kadar…
Biz gölgede tartışmaya, hakemi yargılamaya ve oyunun ruhunu unutmaya devam edeceğiz.

Eyüp Yardımcı 

Duhuliye.com 

YORUMLAR (5)

KARTALGÖZÜ
10.04.2026 - 21:47

İslam Çupi de köyü FBli bir yazardı. Edebiyat yapmak isterdi, komik duruma düşerdi. FBli olduğundan; çok daha üstün olan Feyyaz'ı değil topla beraber dripling yapamadığından tek numarası topu atıp sonra süratlenmek olan o yüzden bu numarasına Doğu Almanlarca deplasmandaki D. Almanya maçında önlem alınınca devamlı topu üzerine gelmeyen rakibe atan topları kaybeden, trübünlerdeki seyircilerin alaycı kahkahslarini TV'den seyrederek duyarak şahidlt oldugumuz Rıdvan'ı över dururdu.

Yanıtla Beğenme (0)
B.deniz
09.04.2026 - 23:46

İstanbul'un üç büyük mabedinde ne demek eyub yardımcı... Mabed ibadet edılen yer demek başka manadq kullanılmaz kı bır çam dewırdın ama nasıl altından kalkarsın bılmedenmı dedın bılerekmı

Yanıtla Beğenme (0)
Ömer
09.04.2026 - 21:51

Eÿüp üstat sürekli eduardo galeano ve onun kitabi olan gölgede ve güneşte futbola atıf yapiyorsun

Yanıtla Beğenme (0)
Serdar Adalıya
09.04.2026 - 15:46

Hakemcikler, günah keçisi ilan edilmiş birer kukladırlar. Onlara yüklenmek, küfür ve hakaret etmek en kolay iştir. Oysa, doğru olan şey, bu hakemciklerin ipini tutup kukla gibi oynatan saraycı siyasi yapıya karşı durabilmektir. Eğer, fabrikama el koyarlar, işletmelerimi basarlar diye korkuyorsanız, lütfen Beşiktaşa başkan ve yönetici olmayın. Bırakın cesur insanlar bu kulübü yönetsin.

Yanıtla Beğenme (0)
Yilmaz
09.04.2026 - 14:31

FB li geldi omadi. GS li geldi olmadi. TS li geldi tam azdi. MHK, TFF her yere BJK li baskan ve yonetici gelmeli. Adalet BJKyle gelir. Bu kultur ve yetenek yalnizca bizde var. Bir an once adalet dilenmeyi birakip yonetimi ele almak lazim. Bu aslinda cok kolay. Her kes biliyo ki adalet yalnizca BJK yle gelir. Diger klupler desteklerler.

Yanıtla Beğenme (0)