İki tarafın da az pozisyona girdiği, karşılıklı penaltı kazandığı ve iki tarafın da bence iyi oynamadığı beraberliğin tam olarak hak edildiği bir maç oldu. Oyundan çok penaltılar konuşuluyor. Onlara da bize de verilen penaltı zaten tartışmaya kapalı karar doğru. Kocaeli’nin itiraz ettiği penaltı pozisyonundaysa benim görebildiğim Rıdvan dokunmuyor oyuncu kendini yere atıyor. Beşiktaşlı olmak en başta objektif olmayı gerektirdiği için o pozisyon “sana göre bana göre” pozisyonuydu penaltı da verilse bir şey diyemezdim. Sergen hoca rotasyon yaptı diye eleştirenlere söylüyorum. İşlerine gelince Sergen hocanın geçen seneki programlarını temcit pilavı gibi paylaşanlar asıl hocanın rotasyon konusundaki görüşlerini paylaşmalı, ama lehte olunca paylaşmazlar. Sergen hoca geçen sene “ben kupada başka lig’te başka kadroyla çıkarım vs” derdi. Normal olanı da bu ve çoğu hoca da genelde öyle yapar, ama bizim as kadromuz zaten yedek gibi olduğu için rotasyon bu kadar göze battı. Olaitan’ı Beşiktaş’ta ilk kez izledik, Taylan’a verdiği topuk pası çok şıktı, tek maçla yorum yapmam doğru olmaz, ama iyi bir transfer diyebilirim. Yasin çok genç iyi işler yapacağına inancım sonsuz, bu maç ters kanada Taylan’a attığı isabetli top gözümden kaçmadı. Şimdi yapacağım eleştiriler Yasin’e veya Sergen hocaya değil, Beşiktaş’ın bu sene sol bek mevkisine yaptığı transfer hatalarına dair olacaktır. Onca mevkide daha elzem ihtiyaçlar varken, bir sene içinde sadece bir mevkiye yani sol beke herhalde daha önce bu kadar çok transfer yapılmamıştır. Masuaku yerine Jurasek aldınız hiç olmadı, Rıdvan aldınız olmadı şimdi stoper Yasin’den sol bek devşirmeye çalışıyorsunuz. Çünkü Masuaku gibisini bulamıyorsunuz. Masuaku’nun değerini gidince anlayanlardan değilim hem gözlerimle gördüm hem istatistiklerde ne denli iyi olduğunu hep biliyordum. Hani lider arıyoruz diyoruz, Orkun’dan lider yapmaya çalışıyoruz ya Masuaku takımın gizli lideriydi, %90 isabetli pasla geriden oyun kuruyordu. Kısır giden, gol atılamayan maçlarda hücumcu yönüyle öne çıkıp gol attırıyordu. Lig’te 10 asist yapan tek bekti. Neredeyse her hafta ikili mücadele kazanma, top çalma vs’de haftanın takımına seçiliyordu, bazı ulusal ve uluslararası istatistiklerde sezon sonunda Beşiktaş’tan yılın takımına seçilen tek oyuncu olmuştu. Bu performansına rağmen sırf sözleşmesi bitti diye gönderdik. Sayın Adalı’ya da bir şey diyemiyorum çünkü o gelmese Sayın Yücel devre arası yollayacaktı Masuaku’yu. Hatırlarsanız Sn Yücel seçim zamanı televizyonda bir programda “maaşı ödenmeyince tek Masuaku ihtar çekti” demişti. Bu açıklamamın ardından oynanan ilk maçta Masuaku daha performans vermeden, oyuna girdiği an top ona her geldiğinde istikrarlı şekilde yuhalamıştı. Ne oldu? Islıkla küsmedi. Daha da güçlendi. Algıyla kaybettiği taraftarın sevgisini azmiyle tekrar kazandı. Beşiktaş’ta Rafa gibi ondan bundan nem kapıp performansı düşen oyunculara Masuaku örnek olsun. Bence Sn Adalı da Masuaku’yu o dönem taraftarın tepkisine maruz kaldığı için hazır da sözleşmesi bitmişken gönderdi, yoksa devre arası ona sahip çıkan da kendisiydi. Bunları yeniden anlatma nedenim tabiki Masuaku olamaz. Masuku pek çok şeyde turnusolum oldu ve bazen iyi olan oyunculara, teknik direktörlere hatta belki yönetimlere vs kasten yuhalama karalama yapıldığını anladım. O sebeple her yazımda Sergen hocayı savunuyorum çünkü iyi olanı bitirmeye çalışan bir gürubun sıradaki kurbanının Sergen Yalçın olduğunu düşünüyorum. Sergen Yalçın ile bu sefer sözde değil gerçekten gelecek senenin planlandığı, yeniden yapılanma sürecine güveniyorum. Belki çok oyuncu gönderip yerine yenileri alamamak garip gelebilir ama seneye için bu “gizli feda” şarttı. Yoksa istense göz boyamak için devre arası yine gelenin gideni aratacağı acele transferler yapılabilirdi. Bu bile Sergen hocanın kendini değil Beşiktaş’ı düşündüğünün kanıtıdır. Abraham ve Jurasek Adalı yönetimiyle alınıp yine Adalı yönetimiyle tez zamanda gönderildi. Genelde yönetimler kendi yaptıkları transferlerde hata görmezdi, bu sefer hatadan çabuk dönülmesi tesadüf mü yoksa Sergen hocanın yönetimle transferde kurduğu iletişimin başarısı mı? Cevap belli Sergen hocanın yabancılarda hiç olmayan hatta yerli çoğu hocada olmayan yönetimle transferde kurduğu iletişim başarısı.
Berna Özsoy / duhuliye.com