Duhuliye.com yazarı Berna Özsoy, köşe yazısında , Antalyaspor Beşiktaş maçını kaleme aldı
Her zamanki gibi maça iyi başladık. Antalyaspor bu sezon güçsüz de olsa Beşiktaş’ı tebrik etmek lazım, çünkü Beşiktaş’a maalesef her maç zor, her maç tamam mı devam mı maçı. O yüzden özellikle mental olarak toparlanıp bu galibiyeti almak önemliydi. Artık şampiyonluğa tamam mı devam mı değil kendimize tamam mı devam mı olarak olaya bakarsak daha başarılı olacağız. Hedefi şampiyonluk yaptıkça o hedeften seneler boyunca uzak kalacağız. Hep diyorum hedefler şöyle olmalı; sadece büyük maç almak değil bir galibiyet serisi yakalamak, her maç mücadele etmek ve takım ruhu yakalamak, eldeki mevcutla olabildiğince oturmuş bir kadro ile çıkmak.
Evet benim oturmuş kadrom bugünkü gibiydi. Kimse kusura bakmasın ben Cerny’i kanatta değil 10 numarada Rafa’nın yerinde oynarken daha çok beğendim. Hiçkimsenin diğer oyunculardan farkı veya dokunulamazlığı yoktur. Beni bu sene Rafa’yı yemeye çalışan kitleden sanmayın. Ben Rafa’yı geçen seneden beri objektif bir şekilde eleştiririm. Ben ne görürsem onu söylerim. Geçen sene ben “Rafa çok basit top kaybedip hatalı pas veriyor, gereksiz yerde Rabona Trivela deneyip basit golleri kaçırıyor” demiş ve deyim yerindeyse linç yemiştim. Ama esas mesele aslında yanlış pas, top kaybı vs değil. Bana göre Rafa diğer Beşiktaş efsanelerine göre çok maç seçiyor. Ama hakkını yemeyim Rafa belki de Beşiktaş’ın kötü yıllarına denk geldiği için maç seçmese de seçiyor gibi görünüyordur. Rafa’nın kariyerine, karakterine, yeteneğine, Beşiktaş’a kazandırdığı maçlara sözüm yok. Ama geçen sene ve bu sene hiç mücadele etmediği, neredeyse yok olduğu maç sayısı çok fazla. Mesela bir Bobo’nun, Atiba’nın, Pascal Nouma’nın bu kadar maç yok olduğunu göremezsin. Benim dokunulmazlarım her maç mücadele eden bu oyunculardır. Sergen hocanın da Rafa’yı oynatmamasını veya oyundan almasını aralarında sorun olmasına bağlamıyor, hocanın objektif olmasına bağlıyorum. Rafa övüyorsak, Cengiz iyi olduğunda da Cengiz’e hakkını verebildiğimizde Beşiktaş takım olur. Cengiz, hem istikrarlı hem iyi. Cengiz kötü olduğunda dozunda eleştirebiliyorsak veya oyundan alabiliyorsak Rafa kötü olduğunda da dozunda eleştirebilir, oyundan alabiliriz. Yoksa haksızlık olmuş olur. Bu haksızlık beraberinde o çok şikayetçi olduğunuz ruhsuzluğu getirir. Aslında biz taraftarlar oyuncu kayırdıkça bundan oyuncuların da haberi oluyor ve “ben ne yapsam da takdir edilmiyorum” diye mücadeleyi bırakıyor, tükeniyor olabilirler. Cengiz’in bu başarısını takdir etmeyi unutmayalım. Futbol hayatı bitti denen Cengiz’i yeniden bize ve Türk futboluna kazandıran Sergen hocaya her hafta burdan teşekkür edeceğim.
“Sergen hoca ile ne değişti” diyenlerden değilim ama çok şey değişeCEK, beklerseniz diyenlerdenim. O yüzden “takımda ne değişti” diyeceğim. Duran top sorunu bence çözüldü. Djalo duran toptan çok iyi gol attı Cengiz de iyi orta açtı. Bu maç ilk defa birisinin bireysel hatasıyla gol yediğimizde hemen ardından gol yemedik, hem de üstüne gol bile attık. Bunu genele yayacağız bence.
Rıdvan Paulista’ya geriye yanlış pas verdi, golü yedik. Masuaku çalım yer, ama böyle basit hata yapmazdı. Zaten geçen sezon hepi topu 4 maç hata yaptı, sonrasında sıfır hata ile oynayıp 8 asistle ligin en çok asist yapan sol beki oldu. Yuhaladınız, eleştirdiniz yönetim de zaten yabancı kısıtı, kontratlar derken taraftardan aldığı gazla Masuaku ile sözleşme yenilemedi. Bilal, Cerny varken Masuaku olsa şampiyon olurduk. Masuaku, %90 isabetli pasla geriden oyun kurardı, ama Muçi çıkamaz atağı bozardı. Şimdi geriden oyun kuran yok ama Cengiz, Cerny iyi. Bir yeri yaparken bir yeri bozuyoruz. Masuku neredeyse her hafta top çalma, ikili mücadele kazanma, başarılı çalım vs alanlarda süper lig haftanın takımına seçilirdi. Sezon sonu sezonun takımına çoğu istatistikte Beşiktaş’tan seçilen tek oyuncu olmuştu. Keşke kalsaydı.
Berna Özsoy / duhuliye.com
HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..
YORUMLAR (5)
Yorum analiz süper türkiyede çoğu yurumcudan iyisiniz bence ben sizi etkileyici buldum berna hanım size başarılar diliyorum
masuaku karakterli adamdı.. bitik rezil bir takımın içinde üç kuruşa çabalıyor , ayakta kalmaya çalılıyordu.. bu ergen içi boş tayfa yedi adamı.. şimdi de aynısı rafaya yapılıyor.. otuz milyonluk orkun çok ara top atıyor da , rafa koşmuyor sanki.. yazık .. kalitesizliği övmenin adı yorumculuk olmuş.. rafa olmasa bir hiçiz .. rakipte 2 kişi adamın etrafında dolanıyor korkusundan.. yok trivela yapmış da atamamış..
Objektif bir değerlendirme ile harika bir yazı olmuş yine Berna Hanım. Sergen Hoca'ya güveniyoruz.
Tebrikler herzamanki gibi duygularimiza tercüman olmuşsun kardesim... Su sitede yazılarının tamamını okuduğum tek besiktas yazarisin
Rafa bazen kritik top kayıpları yapıyo, iyi hoş da, onu herhangi bir oyuncu gibi degerlendiremezsin, ölçüsü diğerleriyle aynı olmaz, olamaz. Tüm omurgayı onun üzerine oturtursan, hep aynı taktikle oynarsan, yükünü hafifletecek başka oyuncun olmazsa, ve daha da önemlisi rakipler de bunu biliyosa hata yapma oranı elbette yüksek olacaktır. Beklenti tek bi oyuncu üzerinde yoğunlaşırsa hayal kırıklığı da buna mukabil çabuk ya da yoğun olabiliyo. Tüm kilit oyuncularda olduğu gibi. Örneğin basketbolda sahaya iyi yayılıp sürekli hareket halinde olursa tüm oyuncular, rakip kimin skor üreteceğini tahmin etmekte zorlanır. Bizim takım hep aynı taktikle oynayınca ihale Rafa ya kalıyo elbette. Sözüm ona sorunu daha ziyade oyun sisteminde ve oynatamayanlarda aramak daha isabetli bi yorum olur, naçizane şahsi fikrim..