Vincenzo Italiano İstanbul'a geldi, Kendini Beşiktaşlı yapan imzayı attı... İyi...
Kalplere mi?!!! Hayır... Önündeki kağıda... Kalp kısmı çıktığı maçlardan sonra belli olacak... Lakin işin imza kısmını masaya yatıralım...
Bu imza karşılığında Kaç para aldı? Taahhütleri ne? Yarışmacı takım ve akabinde şampiyonluk hedefi yüzde kaçlarda? Kafasında alınması gereken özellikle istediği topçu var mı? Kamp dönemi ve 23 Temmuz'daki ilk resmi maça hazırlanacak yeterli zamanı var mı?
Taraftarın sabır ve zaman skalasıyla ilgili bilgilendirildi mi? Beşiktaş tarihini ve kültürünü öğrenmek ister mi? Bunu da topçulara maç öncesinde bir silah, bir kalkan olarak kullanır mı? Altyapıyı, mesela U19 idmanlarını seyreder mi?
Oradan topçu alır mı? Gerekirse 1 hafta Ümraniye tesislerde yatıp, işine odaklanır mı? Benim için imza bu demek... Bu soruların cevabını aramak demek...
Ha!!! Bir de, Beşiktaş'a imza atacak bir hoca için imzalanan bir törene gazeteciler şortlarla tişörtlerle gelmemeli, Cıvıklık, lakaytlık, salıvermişlik olmamalı Nasıl ki soru soran muhabiri görünce Önder Özen'in güneş gözlüğünü cebine koyduktan sonra cevap vermesindeki titizliği alkışlıyorsak, Aynı şekilde metro duraklarında üçü 10 liraya satılan kalemlerle o imza törenine çıkmayı da ayıplıyoruz...
İmza töreni marka değerimizle orantılıdır... Ve Başkanın imza töreni sırasında Rıdvan'ın nişanı var oraya gideceğim demesine gelince.... Yapmalı mıydı? Hayır... Dışarıdan bakınca 1 saat bekleyebilirdi aileler denilir mi? Denilir....
Gayet de imaj açısından haklıdır insanlar... Lakin Sn. Adalı'nın havayı samimi bir atmosfere çevirmek için böyle bir argüman kullanmasını da göz ardı edemeyiz... Adamın tarzı bu... İçinden geleni yapıyor... Evet! İmza töreni beklentilerim ve yorumlarım bunlar... O yüzden bırakın kalplere imzayı taraftar atsın...
Tekerlekli basketbolda neler oluyor?
Tekerlekli basketbol takımımıza yapılan taktiksel saldırıyı ve bunun federasyon tarafından karşılık bulmasını hafta içi sosyal medya hesaplarımdan yorumlamış ve itiraz etmiştim... Mevzu neydi?
Said Camara diye oyuncumuz var 11 senedir Türkiye'de 1 engel puanıyla oynamasına, Bu sene başında bu puanla Beşiktaş'ta oynamasını federasyon tarafından kabullenilmesine, daha iki ay evvel Avrupa kupalarında bir sürü gözlemci önünde bu puanla mücadele etmesine rağmen Türkiye ligi yarı finallerine 10 gün kala Fenerbahçe'nin yaptığı itiraz sonucu bu kervana G.Saray 'ın da katılmasıyla beraber çocuğun engel puanı 2 ye çıkarıldı...
Bilmeyenler için söylüyorum tekerlekli basketbolda saha içinde oyuncuların engel puanının 14'ü geçmemesi gerekiyor... Bu da oyuncuların sakatlık dereceleriyle alakalı...
Kulüpler buna göre planlama yapıyor sezon başında... Demezler mi adama 11 senedir neredeydiniz diye Sormazlar mı Beşiktaş geliyor gümbür gümbür tutuştunuz mu diye Beşiktaş camiası ve yönetim kurulu bu konuyla ilgili ısrarını ve haklı arayışını sürdürmelidir...
Alen Markaryan Akşam