Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nin üçüncü haftasında evinde Crystal Palace'i konuk edecek. Maç öncesinde Daily Mail'den Bobby Manzi ve The Standard'dan Dom Smith, Egemen Çidar'ın sorularını yanıtladı.
The Standard'dan Dom Smith'in açıklamaları şu şekilde:
Genel olarak İngiltere’de Beşiktaş hakkındaki güncel görüş nedir?
Tehlikeli oyuncuları olduğu ve Palace iyi formda olmadığı için Crystal Palace’ı yenebilecek kapasitede bir takım olarak görülüyorlar.
En tehlikeli Beşiktaş oyuncuları olarak kimler görülüyor?
Vlahovic, Trossard, Orkun Kökçü.
Beşiktaş’ın Avrupa Ligi’ndeki ilk iki maçında Olympique Marseille’i 4-1 yenmesi ve Hoffenheim deplasmanında 3-2 kazanması dikkat çekti mi?
İyi takımlara karşı kazanmak her zaman diğer takımların dikkatini çeker. Marsilya galibiyeti, Hoffenheim zaferinden daha etkileyiciydi.
Crystal Palace’ın nasıl bir taktik anlayışı var ve hangi dizilişle oynuyorlar?
Crystal Palace, Oliver Glasner döneminde 3-4-2-1 oynuyordu ve Pierre Sage yönetiminde de hâlâ aynı sistemi kullanıyor. Şu sıralar rakiplerine çok fazla pozisyon veriyorlar, bu yüzden Beşiktaş da fırsat yaratıp gol bulmayı umacaktır.
Crystal Palace’ın en tehlikeli oyuncuları kimler, Palace’ın güçlü ve zayıf yönleri neler?
Crystal Palace’ın en iyi hücum oyuncuları muhtemelen ceplerde ters kanat olarak oynayan Ismaila Sarr ve Yeremy Pino. Hızlılar, topla soğukkanlılar ve bitiricilikleri iyi. Adam Wharton ise en iyi orta saha oyuncuları ve pas kalitesi çok yüksek bir isim.
Bobby Manzi'nin açıklamaları:
Crystal Palace’ın Premier Lig’deki yoğun maç trafiği ve ligdeki konumu bu maça nasıl yansır? Teknik heyetin bu karşılaşmaya ideal 11'le mi çıkması, yoksa belirgin bir rotasyona gitmesi mi bekleniyor?
Kesinlikle en güçlü kadroyla çıkacaklar. Pazar günü Brighton’a 5-0 farkla ezildikten sonra galibiyete hasretler. Teknik direktör Pierre Sage koltuğunu korumak için mücadele ediyor, bu yüzden çok büyük bir performansa ihtiyacı var. Palace savunmada darmadağın, ligdeki yedi maçta 17 gol yediler.
Türkiye deplasmanlarındaki yüksek desibelli tribün atmosferi İngiltere’de iyi bilinir. Crystal Palace kadrosundaki oyuncuların bu tarz yoğun baskı altında performans verme tecrübesi İngiliz basınında nasıl değerlendiriliyor?
Palace büyük atmosferlerde pek iyi değil ve zaman zaman baskı altında çözüldükleri biliniyor. Sunderland, Newcastle ve Everton maçları akla geliyor. Ancak geçen ay Leeds deplasmanındaki ürkütücü atmosferle iyi başa çıktılar ve 0-0 berabere kaldılar. Yine de Türkiye’deki yoğunluk bambaşka bir seviyede.
Crystal Palace gibi Premier Lig’de kalıcılığı ve istikrarı her şeyin önünde tutan kulüpler için Avrupa maçları bazen “ikincil” planda kalabiliyor. İngiliz basınına ve kulüp içindeki havaya göre, bu maç Palace için bir vitrin maçı mı yoksa Premier Lig fikstürü arasında bir angarya/yorgunluk riski olarak mı görülüyor?
Beşiktaş da şu an yoğun bir fikstürden geçiyor.
Palace’ın geçen sezonki Konferans Ligi başarısından sonra bu maçı hafife almaları mümkün değil. Avrupa futbolunun Güney Londra’da kalıcı hale gelmesini istiyorlar. Kesinlikle bir vitrin maçı. Yeni bir ülke, yeni bir rakip. Palace kötü bir dönemden geçse de ortada büyük bir heyecan var.
Kaynak Milliyet