Deniz Çoban'ın Fanatik gazetesindeki köşe yazısı.
Türk futbolu, saha içi tartışmaların ötesinde, adliye koridorlarına taşınan kritik bir krizle karşı karşıya. Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, bazı kurul üyeleri ve dernek yöneticileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında atılan adımlar; hakemlik camiasında uzun süredir konuşulan yönetsel krizin artık yargı boyutuna taşındığını açıkça gösteriyor. Eski bir hakem olarak rahatlıkla ifade edebilirim ki; Ferhat Gündoğdu dönemi, Türk hakemliği tarihinin yönetimsel açıdan en zayıf ve en karmaşık süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir.
İlk dönemden başlayalım
Ferhat Gündoğdu’nun ilk görev dönemini hatırlayalım... Belirli hakemlerin hiçbir somut gerekçe sunulmadan görevden uzaklaştırılması, camia içinde ciddi bir huzursuzluk yaratmıştı. Ardından Tahkim Kurulu’nun kararıyla hakemlerin görevlerine dönmesi üzerine Gündoğdu ilerleyen süreçte istifa etmek zorunda kalmıştı. İkinci kez göreve gelişiyle birlikte benzer kararların yeniden uygulanması ve sergilenen ısrarcı tutum, organizasyon içindeki dengeleri ve diyalog ortamını tamamen tahrip etti. Merkeziyetçi ve eleştiriye kapalı yönetim anlayışı, hakemlik camiasının temelini oluşturan güven duygusunu derinden zedeledi. Soruşturmaya konu olan atama süreçleri ve yönetimsel iddialar, sahada görev yapan hakemlerin çalışma ortamını her geçen gün daha da zorlaştırdı.
Uzun yıllarda toparlanır
İşin bir diğer kritik boyutu ise Türk futbolunun uluslararası arenadaki imajıdır. Yaşanan bu gelişmeler, hem Türk futbolunun hem de Türk hakemliğinin dünyadaki itibarını ne yazık ki yerle bir etmiştir. Ligimizin zaten hassas dengeler üzerinde yürüyen marka değeri ağır bir darbe almış; bu güvenin yeniden kazanılması uzun yıllara yayılacak bir sürece dönüşmüştür.
Yıpranma büyük
Sürecin hukuki boyutunun nasıl sonuçlanacağını zaman gösterecek; ancak Türk hakemliğinin bu krizden çok ağır bir yıpranmayla çıkacağı ortada. Saha içinde adaleti temsil etmesi gereken bir kurumun, kendi yönetim süreçleriyle bu şekilde gündeme gelmesi sistemin köklü bir yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor. Bundan sonraki süreçte çözüm, yalnızca yönetim kadrolarının değişmesiyle sağlanamaz. Öncelikli adım; kişilere bağlı olmayan; şeffaf, denetlenebilir ve liyakat odaklı bağımsız bir yapının kalıcı olarak inşa edilmesi olmalıdır. Aksi halde, isimler değişse de Türk futbolunun kanayan bu yarası sarılamayacaktır.
Deniz Çoban Fanatik
YORUMLAR (3)
amaaan biz ne krizler gördük. bir günde 3 kriz birden yaşıyoruz hiç bir şey olmamış gibi de yaşayıp gidiyoruz... 2 gün sonra başka kriz çıkar öncekini unuturuz nasılsa. sağımız solumuz kriz her taşın altından başka bir kriz çıkıyor bu yüzden de soruşturmanın sonu gelmeden üstü kapanıyor gidiyor her şey. aynı tas aynı hamam aynı krizleri tekrardan sırayla yaşıyıp duruyoruz sonra aklına geliyor ya bu önceden de olmuştu sonuç ne oldu diye...
Noldu sigir cobani, yayincinin ciftiligindeyken her hakemi aklayip pakliyordunuz, yanlis kararlara ragmen hakemlere iyi puan veriyordunuz? Yargi adalet isin icine girince mi birden aydinlanip bu hikayelere baslamak akliniza geldi? Is isten gectikten sonra size anca rahmetli Kadir inanir. Hepiniz ayni bokun laciverti kirmizisisiniz!
Deniz Coban beyefendi her nedense bu mhk ve Ferhat Gundogdu sayesinde 4 yil ust uste sampiyon olan hem camia hem futbolcular olarak nerdeyse GLADYATORler gibi davranan ve dokunulmazlik zirhina burunen TFFFETOSARAY camiasi ile ilgili tek bir laf etmiyor??? iyide sormazlarmi bu malum cete hangi takim ve hangi kulup lehyinde bunca isleri ve islemleri yapmislardir??,