Ali Gültiken, Sabah gazetesindeki köşesinde Antalyaspor Beşiktaş maçını kaleme aldı.
Harika bir skor. Deplasmanda 3 gol bulabilmek çok keyifli. Özellikle bu kadar baskı altındayken bu oyunu ve skoru elde edebilmek Beşiktaş adına çok değerli. Özellikle ilk devre bu sezonun en iyi performansı ortaya kondu. Bu yarı 2 golün yanında fazlası da olabilirdi. Maç aslında ilk devrede bitebilirdi. Bu bölümde rakibe kendi yarı alanında yapılan baskı sonuç verdi. Ön tarafta Cerny, Toure ve Cengiz ile hareketli ve koşulu oyun Antalya'nın dengesini bozarken Beşiktaş'a da oyun zenginliği getirdi. İkinci 45'te bir dönem bu görüntüsünden uzaklaştı. Bunda yenilen golün de endişesi sebebiyet vermiş olabilir fakat dinamik bir savunma, dönem dönem yapılan etkili kontrataklar maçı Beşiktaş'ın arzu ettiği yere getirdi. Hücum aksiyonları açısından Beşiktaş iyi bir kadroya sahip. Bu oyuncular doğru kullanıldığında verim alınabiliyor. Paulista'nın Djalo ile savunma merkezinde oynaması, bu ikilinin takımı öne taşımaları ilk devredeki iyi oyunu getirdi. İkinci yarı golden sonraki savunma duruşunda da yine bu ikilinin önemli katkısı oldu. Deplasmanda farklı kazanmak hem iyi savunmadan hem doğru hücum yapmaktan geçiyor. Beşiktaş, bu ikisini de iyi yapabilen bir takım olarak sahadan mutlu ayrıldı. Oyuncuları ortaya atmadan, yeterliliklerini tartıştırmadan yalnızca işlerini doğru yaptırabilirseniz demek ki, iyi işler olabiliyormuş. Beşiktaş'ın hem oyuncusuyla hem de teknik heyetiyle sorumluluk alabilmesinin ne kadar önemli olduğunu Antalya maçında umarım herkes anlamıştır.
Ali Gültiken / Sabah
HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..
YORUMLAR (2)
Ali futbolu çok iyi oynadın ama sende feyyaz gibi futboldan hiçbirşey anlamıyorsun... Neresi iyi savunma. Ridvan hata yapıyor, ağır paulista rakibi kaçırıyor ve golü yiyorsun... Ridvanin hatasi okey ama telafisi Paulista.... O napıyor rakip forvete yapisip çizgiye surukleyecegine rakiple birlikte geriye kosup rakibin iceri kat etmesine izin veriyor... Oyuncular yorulduklari zaman ki genelde ikinci yarilarda maçtan kopuyorlar... Ya beyinlerine oksijen gitmiyor yada artik bu kroniklesmis bir sey... Paulista jurasek, udokhaide savunma bilinci 0... Tehlikeyi hissettiğin an kaleni yani evini ölümüne savunacaksin rakibe eskortluk yapip kendi kalene kadar girip gol olmayacaksın... Bu ozellik futbolculara ogrtilemez malesef... Ayrıca memleketine giden ve son anda gelen akli aliesinin hastaliginda olan paulistayi neden oynatirsinki
Ligdeki en kötü durumdaki takımla oynadık. Değişen bir şey yok. Beygircilerle düzelmez bu takım, Fikret Orman ve Bilic şart, Rıza Çalımbay da sportif direktör olsun, Serkan gibi tv yorumcularıyla olmaz