Bu maçın kırılma anı, Salah'ın golünden önce rakip ceza sahası çizgisi üzerinde yaşandı. Vlahovic, ayağındaki topu bomboş durumdaki Trossard'a aktarabilse muhtemelen tabela eşitlenecekti.
Vlahovic o topu kaptırınca Trabzonspor, kontratakla farkı ikiye çıkarıp maçı kopardı.
İlk yarıda iyi oynayan, altı şut atan, bir vuruşu direkten dönen Beşiktaş, Onana'yı geçemedi.
Buna karşılık Trabzonspor, yakaladığı ilk pozisyonda Ozan'la golü buldu.
Futbol böyle bir oyun ve yazılı olmayan kuralları var: Atamayana atarlar!
Beşiktaş, maçın her iki yarısında da harcadığı enerjinin karşılığını tabelaya yazdıramadı. Özellikle ön bölgede düzensiz bir ordu gibiydi Kartal!
Orkun'un ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha gördük. O yoksa ordu komutansız kalıyor vesselam.
Miretti'nin kalitesi tartışılmaz ama o, bir Orkun değil. Miretti o kadar geriye yaslandı ki, Trossard, Vlahovic, Cerny ve Olaitan arasında sağlıklı bir pas trafiği kurulamadı.
İkinci yarıda yine yüklenen bir Beşiktaş, bekleyen bir Trabzonspor vardı sahada.
Bordo-Mavili takım, geçiş oyunuyla sonuca gitmeyi hedefliyordu. Thomas Reis, bu oyun anlayışını Samsunspor döneminde de çok iyi uygulatıyordu zaten.
Öte yandan dün ilk kez Italiano'nun müdahale etmekte geç kaldığını gördüm. Cerny ve Miretti ikinci yarıya başlamamalıydı.
Belki o zaman değişiklikler daha etkili olur, Olaitan-Vlahovic ikilisi için yeni fırsatlar doğabilirdi.
Her neyse… Bu bir yol kazasıdır ve telafisi vardır. Kazanan Trabzonspor'u tebrik ederken Beşiktaşlı oyunculara da söyleyeceğim şudur:
Yiğit düştüğü yerden kalkar..!
Kaldır başını, yürü güneşe..!
Turgay Demir
Fotomaç