Her şey çok güzel başladı… Taraftar tribünde, ayakta coşku nöbeti tutuyor, Italiano ve oyuncuları, bildikleri doğruları sergileyerek sürdürülebilir oyun anlayışını tekrarlıyordu. Beşiktaş 13 şut attı… 10’u ceza alanı içinden. Buna karşılık Marsilya 8 şutun 6’sını dışarıdan denedi. Italiano’nun ekibi gol beklentisini yüzde 1.76’ya yükselterek ezici bir baskı kurdu. Marsilya 0.63’de kaldı.
İlk golü Olaitan’ın olağanüstü asisti ile genç İlhan Fakılı’nın ayağından kazandılar. Gol sonrası tablo biraz değişti. Akan oyunda Emirhan, Agbadou ve Murillo’nun santra çizgisine çıkarak hücumu destekleme hamleleri, Marsilya takımının geçişlerle önemli fırsatlar yaratmasına yol açtı. 30. dakikada Abdallah’ın attığı gol, hararetli gecenin soğuk duşuydu. Marsilya ikinci yarıda teslim oldu. Beşiktaş 56’da Kaptan’ın asistiyle Cerny’nin golünü buldu. Dört dakika sonra kornere kafa koyan eski Marsilyalı Murillo, kornerden gelen topa muhteşem kafa vuruşuyla üçüncü golü adeta çivi gibi çaktı. Sonra Poko’nun gösterideki final golü!
Beşiktaş’ın oyundaki karakteri de alkışı hak ediyor. Skor üstünlüğü devam ederken hücum isteğini asla kaybetmediler.
Italiano cesur bir hoca… Başkalarının risk gördüğü hamleleri başarıyla sergiliyor. Savunmanın hücum etkinliği buna çok iyi bir örnek… Hele Agbadou’yu Djalo ile değiştirmesi, Ndidi, Oh, Poko, Miretti’yi oyuna sürüp Cerny, Orkun ve Olaitan’la İlhan’ı kenara çekip dinlendirmesi takımın bütünlüğünü göstermesi bakımından dikkat çekiciydi.
Vlahovic’e de bakalım… İki stoperin baskısı ve savunma kalabalığı içinde rahat oynayamadı. Baktı ki zorlanıyor, oyun kurgusuna katılıp nefis pozisyonlar yarattı.
Attila Gökçe Milliyet