Duhuliye.com yazarı Berna Özsoy, köşe yazısında , Kocaelispor Beşiktaş maçını değerlendirdi.
Bugün kısır bir oyun vardı ama kazanmayı bildik, çünkü artık kötü de oynasak bazen fantastik bir golle, bazen duran topla maç alabilecek oyuncularımız var. Agbadou ilk yarı bittiğinde dua etti, ikinci yarı sanki duası kabul oldu; köşe vuruşunda uzaktan kafa golü attı. Golün tam öncesinde de savunmanın arkasına sarkıp Murillo’ya müthiş bir pas vermişti. Murillo da çok klas bir bek, hep hücumda.
Yeni transferler geldikten sonra transferlerin yapılma mantığına o kadar güveniyordum ki daha oyuncuları izlemeden verim alınacağından emindim. Çünkü şefe (Sergen hocaya) güveniyordum. Düşünün, bir yemek yapacaksınız ve yemeğin ana malzemeleri yok ama yemeğin yanına çok lüks bir içecek almışsınız; işte Beşiktaş’ın hali tam olarak buydu. Şimdi nihayet yemeğimizin olması gereken malzemeleri, tadı da tuzu da var. “İyi değil, doğru.” Yani gereken mevkiye gereken transferleri yapan Serkan Reçber ve Sergen Yalçın’a teşekkürler.
Yönetim de işi bilene bırakarak beni şaşırttı. Aslında şaşırmadım; Sergen hoca ne istediğini bilen ve bunu açıkça bizlere ve en önemlisi yönetime ifade eden birisi. Diyelim ki Sergen hocayı değil de en iyi yabancı teknik direktörü almışız, bir sürü de paramız varmış; yabancı hoca bazı isteklerini yönetime söylemiş, bazı konularda da yönetime, sözde scouta vs. boyun eğmiş; yönetim de sükseli, pahalı, yaşı büyük eski yıldızlar transfer etmiş. Teknik direktörün de canına minnet, yabancı ülkeye gelmiş, rahat; yönetim de yıldız alıyor, daha ne istesin? İşte Beşiktaş eğer Sergen hoca gelmeseydi, ekonomisi iyi bile olsa uzun vadede bu anlattığım sebepten başarılı olamazdı. Bu anlattığımı kısmen Fenerbahçe yaşıyor. Mourinho bile gelse, Talisca’yı da alsan, ekonomin de iyi olsa; olmayınca olmuyor. O sebeple çıkmaza girmiş her takıma bir Sergen Yalçın lazım.
Avrupa futbolunda iş bilene bırakılır, Türkiye’de ise iş sözde bilene bırakılır; arkada herkes görev dağılımında sorun yaşayıp çekişir. İşler iyiyken bu arkadaki görev yapanlar susar, mutludur ve iyi olan her şeyi sahiplenirler. İşler kötü olunca bu ekip suçlu arar, susmayı bırakıp konuşmaya başlar, “Aslında bana görevimi yaptırmadılar” vs. demeye başlarlar. Tam da burada en önemli mesele, işler iyiyken susmamaktır. İşte Sergen hoca işler iyiyken de susmayıp konuşarak, dürüstlüğü ve şeffaflığı ile kendini yaksa da Beşiktaş’ın belini doğrulttu ve o kaosun çıkmasına karakter olarak izin vermedi. Ülkemizde ve Beşiktaş’ta olan bu görev dağılımı problemi oldukça sorunlar bitmez ama bazı insanlar güçlü karakteri ve dürüstlüğü ile bu sorunların üstesinden gelebilir; ama nereye kadar… Umarım bir gün futbolda daha kurumsal ve sabırlı davranırız ülke olarak.
Haftaya Galatasaray maçı var. Arat döneminde de 28 Ekim Galatasaray derbisine kadar yenilmemiş, kupada Galatasaray’ı 5-0 yenmiş, Immobile’li, Rafa’lı bir Beşiktaş vardı. Şimdi de haftalardır yenilmemiş, yeni transferleri iyi çıkmış, ligin en az gol yiyen takımına tek maçta 4 gol atmış bir Beşiktaş var. Eskiden hakem Arda Kardeşler’in bariz hatalar yaptığı Galatasaray derbisini kaybetmiş, ardından ligde üst üste yenilmiş ve erken havlu atmıştık. Sonra halı altına süpürdüğümüz içsel kaos patlak vermiş ve istifalar olmuştu. O bahsettiğim görev dağılımı sorunu ortaya çıkmıştı. İşler iyiyken konuşmadığı için Sayın Samet Aybaba hoca belki haklı bile olsa açıklamaları yine bize zarar vermişti.
Bunları niye anlatıyorum? Çünkü ne zaman iyi olsak Galatasaray ile eşleşiyoruz, yeniliyoruz; sonra da kaostan ekmek yiyen troller sorunlarımızı kamuoyu ile paylaşıyor. Bu güruhun yeni söylemlerinden biri, “Cerny de Rafa gibi mutsuz, Sergen hoca onu da yiyecek.” Rafa olayı ile Sergen hocanın bir alakasının olmadığını yazdığım yazıları bulup okuyun; okumayacaklara kısa yol: Rafa Benfica’da da mutsuz ve problemli. Bu güruhun diğer söylemi de scout Eduard Graf ekibi ile Sergen hocanın problem yaşadığının vs. iddia edilmesi. Bu konuda en güzel açıklamayı Kasımpaşa beraberliğinde, basın mensubunun sorusu üzerine Sergen hoca yapmıştı; açıklamayı aynen veriyorum:
“Transfer dönemine ihtiyacım var dediniz, bu transfer döneminde yetkiler kimde olacak? Ümraniye maçı sonrasında siz ‘Yeni bir ekip kuruyoruz’ demiştiniz. Transferler yeni kuracağınız ekip ile mi yapılacak? Yoksa Eduard Graf’ın da bir ekibi var. Nasıl bir süreç gelişecek transfer konusunda?” sorusuna yanıt veren Yalçın:
“Onların yaptığı işi görüyorsunuz zaten. Üstü kapalı anlatmaya çalışıyorum bazı şeyleri. Bu futbol zor bir oyun. Bize zaman lazım diyorum. Ben bunu çözerim ama zaman lazım. Yarın da çözemem. Benim için asıl olan Beşiktaş. Bütün kupaları alınca 3 ay duramadım. Benden sonra 9 hoca değişmiş burada. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemek deliliktir.”
Boşuna Graf ile eskiden olduğu gibi Brad Friedel krizi çıkaramazsınız; çünkü bu sefer işler iyiyken şeffaf konuşan bir teknik direktörümüz var. Nihayet aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemeyecek biri var. Zamanında tüm kupaları alıp 3 ay duramamış bir hoca var. Yani önemli olan kupa değil, Beşiktaş.
Berna Özsoy / duhuliye.com
HABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..
YORUMLAR (10)
Kaos yaratan sergen ego sayesinde Beşiktaş a zarar veriyor
@Kartal pençesi , keşke beynin olsanda kullansan. Sergen in egosu vardir ama hocayken değil. Sergen hocayı ben çok iyi anliyorum. Yaptığı riskti ama doğruydu. Yavaş yavaş meyvelerini almaya başlıyoruz.
Berna Hanım köşe yazılarınızın hastasıyım. Muhteşemsiniz! Bu kadar gerçekleri gören, bu kadar Beşiktaş aşığı, bu kadar dürüst, bu kadar şeffaf ... Kaleminize, emeğinize, yüreğinize sağlık!
Beşiktaş top oynamıyor. Gs 5/0 yendiğimiz maçtan sonra bile Beşiktaş eleştirilmişti Sadece geçiş oyunu oynuyor diye. Şimdi ne oynuyor balına gidiyoruz rakip defans hata yapacak gol atacağız. Bu araba birgün kötü devrilir. Şimdi burada bu yorumu beğenmeme rekorunu kırdıranları o zaman görmek isterdim Keşke ben yanılıyor olsam. Keşke yanılsam . Sonuçta iyi günde kötü günde en büyük Beşiktaş...
Hakem olayına el atılmalı.Renkli medya başlamış hakemlerin yükselen performansı algısı yaratmaya.Gs nin verilmeyen kartları dün akşam ,daha öncesi .neler neler.Bunlara efendilik sökmez.Anlayacakları dilden konuşulmalı.Yapılanlar görülmüyor mu;Kör mü herkes
Adalı başkanın iyi niyetinin, Sergen hocanın futbol ve ganyan zekasının, Serkan Reçber 'in iş bitiriciliğinin hastasıyız.
Jota hariç bütün kararlarına saygı duyuyorum.hele cengiz 70 dakika sahada kalırken jota nasıl uzatmada oyuna giriyor anlmak mümkün değil
Besiktas kanatsız iyi işler yapıyor.Tabi bunda büyük pay Sergen hocanın,Cengiz,Rashica bir şey beklemiyorum.Cerny iyi lakin cok güçsüz kalıyor bitiricilik konusunda sıkıntı var.Jota Silva diyoruz 11 giriyor bir şey oynamıyor ikinci yarılarda skor katkısı var neden bilmem hoca fazla düşünmüyor. Seneye 2 kanat bir sol bekle direk şampiyon olur bu takım Sergen hoca önderliğinde
Dünkü GS-Alanya maçındaki hakem rezaletletlrine sessiz kalır tepki göstermezseniz, Tüpraş'ta da aynısı olursa konuşmayın sonra ! Singo ve Torrera'nın bizim maçta oynamaması lazımdı ! Sonra da niye "forza Liverpoll" diyormuşuz ?
Eğer, beraberlik ya da mağlubiyet alsaydık aynı şeyleri söyleyebilecek miydiniz? Cengiz'e yer açmak için Cherny'i orta sahaya koyup hem 2 mevkiyi birden riske attı, hem takımın direncini düşürdü, hele Kocaeli karşısında güçsüz Cherny ile yürüyecek hali olmayan Cengiz'i 75 dakika sahada tuttu, bu yüzden maçı kaybettik ve Beşiktaşı tekrar kaosa soktu diyecek miydiniz? Ne sagdan ne de soldan tek bir orta gelmedigi için Oh'un da ayağına top degmediğini söylemiyorum bile. GeSe maçında Allah yüzümüze baksın. Çünkü Cengiz, Mustafa saplantısı yine tutarsa yandık.