Italiano'nun bazı kararlarını eleştiren ancak Beşiktaş'ın uzun vadede doğru bir yolda olduğunu düşündüğünü belirten Demirtaş, transfer döneminde kadrodaki eksiklerin giderilmesi gerektiğini vurguladı. Siyah-beyazlıların Gençlerbirliği ve Konyaspor karşılaşmalarından altı puan çıkarmasının önemine de dikkat çeken Demirtaş, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Beşiktaş'ın şu anki konumu hiç fena değil"
"Takımın mevcut konumunu doğru değerlendirmek gerekiyor.
Beşiktaş son zamanlarda ciddi bir kırılma yaşıyor. Sezona iyi başladığı dönemlerde de benzer durumlarla karşılaştık. Van Bronckhorst döneminde de böyleydi. Takım iyi başladığında taraftarlar heyecanlanıyor, ardından gelen puan kayıplarıyla birlikte şu sorular gündeme geliyor: Acaba hayal mi gördük? Erken mi heyecanlandık? Yine her şey yolunda değil mi?
Beşiktaş taraftarı zaman zaman böyle kırılmalar yaşıyor. Ancak bu sezon önceki dönemlerden biri değil. Beşiktaş'ın şu anki konumu hiç fena değil. Bu noktaya tesadüfen gelmedi. Çok kısa zamanda geliştirdiği bir oyun anlayışına sahip olduğu için bu konumda bulunuyor.
Elbette eleştiri yapılması gereken zamanlarda eleştiri de yapılmalı. Ben de Italiano'yu eleştiriyorum. Bu düşüncemi hem maç yayınlarında hem canlı yayınlarda hem de maç sonu değerlendirmelerinde dile getiriyorum.
Şunu da biliyorum: Aranızda hocayı eleştirmek için fırsat kollayan bir topluluk olduğunu düşünenler olabilir. Dolayısıyla hocanın ilk hatalarında çok fazla eleştirilmemesi gerektiğini düşünenler de olabilir. Bu bakış açısını anlayabiliyorum. Belki eleştirinin dozunu artıran insanlar da vardır.
Ancak ben şahsen Italiano'nun Beşiktaş için önemli bir teknik direktör olduğuna ve önemli adımlar attığına yürekten inanıyorum. Buna inanarak söylüyorsam, eleştireceğim zamanlarda da aynı şekilde düşüncelerimi açıkça dile getirmem gerekiyor. Aksi durumda önceki söylediklerimin de bir değeri kalmaz. Bu yaklaşımın adı hamaset olur.
Beşiktaş'ta veya başka takımlarda bunun örneklerini görüyoruz. Bir teknik direktör, yönetim veya başkan için ne yaparsa yapsın doğrudur, hiçbir hatası yoktur şeklinde bir yaklaşım benimsenebiliyor. Ancak böyle bir bakış açısı bizi işin gerçekliğinden uzaklaştırır.
Benim düşüncem şu: Italiano, Beşiktaş için kıymetli bir teknik direktör. Yaptıkları ortada. Ancak hataları da oluyor ve umarım bunları düzeltir. Oyunu okuma ve oyuna müdahale konusunda hatalar yaptığını düşünüyorum. Bunları da açık yüreklilikle ve açık sözlülükle dile getiriyorum.
Nasıl ki Beşiktaş'ın şu anda karalar bağlanmasını gerektiren bir durumda olmadığını söylüyorsam, hocanın eleştirilecek yönleri olduğunda da bunları söylemem gerekiyor. Kasımpaşa maçını kazanabilirdi. Celtic karşılaşmasında da doğru değişikliklerle üç puan alabilirdi. Beşiktaş'ın 10 puana ulaşması ve ilk 8 hedefini daha güçlü şekilde sürdürmesi mümkün olabilirdi.
Ancak uzun vadede Beşiktaş'ın doğru bir yola girdiğini düşünüyorum. Bu yolun tamamlanması için yalnızca bir transfer dönemi yeterli olmayacaktır. Yeni bir teknik adamla ve yeni bir futbol anlayışıyla birlikte yalnızca tek bir transfer döneminde bütün eksikleri gidermek kolay değil."
Beşiktaş'ın transfer eksikleri
"Beşiktaş'ın hâlâ yenilenmesi gereken bölgeleri bulunuyor. Yaz döneminde transfer edilen oyunculara baktığımızda şu ana kadar takımın seviyesini belirgin şekilde yükselten isimlerin sayısı sınırlı.
Leandro Trossard, oyunuyla takımın seviyesini yükselten oyunculardan biri oldu. Salih Özcan da Beşiktaş'ın oyun sistemi sayesinde kendisini geliştirdi. Salih Özcan takıma çok iyi uyum sağladı ve alternatifsiz bir oyuncu hâline geldi.
Bunun dışında çok büyük bir katkı aldığımızı söylemek kolay değil. Nübel sezona iyi başladı ancak şu an ortalama bir kaleci performansı sergiliyor. Dusan Vlahovic de santrfor pozisyonunda ortalama bir performans gösteriyor. Öyle çok etkili bir şekilde ilerlemiyor. Hatta son dönemde birkaç maçtır formsuz.
Beşiktaş, transfer döneminde önemli eklemeler yapmış gibi görünse de hâlâ eksikleri var. Poku'dan beklenen performans alınamadı. Performansı düşük olan başka oyuncular da bulunuyor.
Takımın hâlâ alternatif ihtiyacı olan bölgeleri var. Sol stoper gibi, kanatlar gibi daha iyi oyunculara ihtiyaç duyulan pozisyonlar bulunuyor. Bunların hemen gerçekleşmesi mümkün değil. Zaman içerisinde Beşiktaş'ın daha fazla düşünmediği oyuncularla yollarını ayırması ve hem kadro derinliği sağlayacak hem de ilk 11'i zenginleştirecek hamleler yapması gerekiyor."
"Beşiktaş'ın bu iki karşılaşmadan altı puan çıkarması gerekiyor"
"Beşiktaş'ın bu sezonki hedeflerinden biri yarışın içerisinde kalmaktı. Şu anda bunu iki kulvarda da başarıyor. Dolayısıyla karalar bağlanmasını gerektiren bir durum yok.
Ancak her şeyin yolunda olduğunu söylemek de doğru değil. Her zaman daha iyisini istemek gerekiyor. Bir maç için 90 dakika boyunca daha iyi performans talep edeceksiniz. Ardından ara transfer döneminde de eksiklerin giderilmesini isteyeceksiniz. Bunlar doğal beklentiler.
Bununla birlikte her beklentinin bir dengesi olması gerekiyor. Uçsuz bucaksız bir beklenti oluşturmak doğru değil. Mevcut duruma göre beklenti belirlenmeli.
Şu anda Beşiktaş'ta bu açıdan çok olumsuz bir tablo olduğunu düşünmüyorum.
Şimdi fikstüre bakalım. Beşiktaş, yavaş yavaş Galatasaray dışında Süper Lig'de daha formsuz veya puan durumunda daha aşağıda bulunan takımlarla karşılaşmaya başlayacak. Devre arasına kadar olan süreçte bu maçlar önemli olacak.
Beşiktaş hafta sonunda Gençlerbirliği ile oynayacak. Ardından Konyaspor deplasmanına gidecek.
Gençlerbirliği maçını artık kazanması gerekiyor. Konyaspor karşılaşmasından da üç puan almalı. Konyaspor yenilmeyecek bir takım değil. Deplasmanda oynanacak olsa bile Galatasaray'ın bu rakibi rotasyonlu kadrosuyla oldukça rahat mağlup ettiğini gördük. Konyaspor'un hücum hattı da çok güçlü değil.
Beşiktaş'ın bu iki karşılaşmadan altı puan çıkarması gerekiyor. Çünkü Gençlerbirliği maçının ardından millî ara verilecek ve sonrasında Konyaspor deplasmanı oynanacak. Bu iki maçtan alınacak altı puan çok önemli.
Bahsettiğimiz fikstür avantajının gerçek anlamda bir avantaj olabilmesi için Beşiktaş'ın bu karşılaşmalardan puan kaybetmeden çıkması gerekiyor.
Daha sonra Berçeva karşılaşması var. Bu maç Batum'da oynanacak. Beşiktaş'ın bu karşılaşmada üç puan hedefleyeceğini düşünüyorum. Muhtemelen galibiyet için oynayacak ve bunu başarabilecek durumda. Belki küçük çaplı bir rotasyon da görebiliriz. Buna rağmen galibiyet gelebilir.
Ardından iç sahada Galatasaray derbisi oynanacak. Beşiktaş'ın özellikle Fenerbahçe maçı dışındaki büyük deplasmanlarda yaşadığı puan kayıplarını telafi etmek adına kendi sahasında oynayacağı bu önemli karşılaşmayı kazanma beklentisi olabilir.
Sonrasında Leverkusen deplasmanı var. Berçeva karşılaşmasından galibiyetle ayrılması hâlinde Beşiktaş, Leverkusen maçına daha rahat çıkabilir. O karşılaşmada alınacak her ekstra puan ilk 8 hedefi açısından önemli olacaktır.
Ancak Beşiktaş'ın asıl odaklanması gereken lig maçları da var. Samsunspor karşılaşması bulunuyor ve rakip şu anda kötü bir dönemden geçiyor. Bu maç Beşiktaş'ın sahasında oynanacak.
Gaziantep FK karşılaşması da fikstürde yer alıyor. Gaziantep'in nasıl bir performans göstereceğini, kasım ayında nasıl toparlanacağını henüz bilmiyoruz. Ancak şu anki durumuna baktığımızda çok iyi bir noktada olmadığını görüyoruz.
Beşiktaş, puan durumunun alt sıralarında bulunan takımlarla oynamaya başlayacak. Ardından aralık ayına ve devre arasına girecek.
Fakat daha önce de söylediğim gibi, Beşiktaş'ın bu fikstür avantajından gerçek anlamda yararlanabilmesi için karşılaşmalardan daha rahatlamış ve güçlü bir şekilde çıkması gerekiyor.
Duhuliye.com