Geçen ay 28 Ocak günü Beşiktaş’ın “Üç Büyükler Efsanesi” olarak epik zenginliklerle dolu hayattan yavaş yavaş çekildiğini ve başarısız, sıradan kadrolarla “aidiyet” duygularının zedelendiğini yazmıştım. Gerçekten, futbolcuların çoğu farklı kulüplere gitmek üzere hazırlanıyor, Beşiktaş hemen her hafta hayal kırıklıkları yaşıyordu. Beşiktaş’taki durumu hiç de tercih etmediğim karamsar bir anlayışla yazmam, galiba işe yaradı… Emmanuel Agbadou, Amir Murillo, Kristjan Asllani, Hyeon Gyu Oh gibi “klas” oyuncular, kadrodaki Orkun, Cerny, Ndidi, Junior Olaitan’la buluşunca yenilmezlik serisi uzadı. Siyah- beyazlılar zevkle seyredilen maçlar sergilemeye başladı. Ancak rakip ceza alanına 45 defa girebilen bir takımın bu sayıyla uyuşan şutlar çıkarmadığını da görmeliyiz. Beşiktaş’ta atılan gollere bakıp gerçekten uzaklaşmayalım: Takımda ciddi bir verimlilik sorunu var. Sergen Hoca ve yardımcıları bu sorunları çözebilir. Kim bilir, belki de Galatasaray karşısında bir verimlilik gösterisine tanık olabiliriz.
Atilla Gökçe / Milliyet
Kartal'ın "meydana" dönüşü
Atilla Gökçe'nin Milliyet gazetesindeki köşe yazısı...
Bunlar da ilginizi çekebilir