duhuliye.com yorumcusu Mehmet Eyüp Yardımcı, Beşiktaş gündemine dair görüşlerini köşe yazısında değerlendirdi.
Tempo, futbolun “Kutsal Kâse’sidir” desek yanılmamış oluruz. Yavaş oyun ise futbolun düşmanıdır…
Yavaş oynarsanız, karşı takımın düzene girmesini sağlarsınız.
Yavaş oynarsanız, topu daima rakibinize kaptırırsınız.
Yavaş oynarsanız, oyunu kaybedersiniz…
Maçın temposu bir alışkanlık değil, yaşam tarzıdır. Maçın temposu maçı kazandırır. Bu yüzden akıllı oyuncular hızlı oyunu ön planda tutarlar.
Bütün bunların toplamı günümüz futbolunda; “Atletik Performans”, “Fizik”, “Kondisyon” üç temel gerçeği yoluna çıkar. Bu üç yol eğer doğru şekilde bir araya gelirse futbolcu ruhsal anlamda da zirveyi yaşar…
Süper Lig’de yine bir “Milli” araya girerken, Beşiktaş 12. Haftada Antalyaspor deplasmanında mücadele etti ve Beşiktaş adına en büyük düş kırıklığı bu karşılaşma öncesinde kimsenin maçın sonucuna dair net bir şey söyleyememesiydi…
Beşiktaş galip gelir mi? Belli değil 11. Hafta Fenerbahçe maçı hafızalarda silinmemişti. 10. Hafta Kasımpaşa deplasmanı galip gelecekken beraberlik. 9. Hafta Gençlerbirliği ve 2 dakikada teslim bayrağı ve bir hafta öncesi 8. Hafta 10 kişi kalan Galatasaray’a verilen beraberlik.
Sonuç kaybedilmiş 10 puan… Şimdi ligin puan sıralamasına baktığınızda, var olan puanınıza kayıp puanları eklediğinizde “vurun kafanızı taşlara!”…
Beşiktaş’ın kayıplarının temel sebebi futbolun “Kutsal Kâse’sini” elinde tutmasına neden olacak tempo eksikliğidir. Atletik performansınız, fiziksel yapınız tam istenilen düzeyde olmayınca oyuncuda ruhsal çöküntü yaşamaktadır. Bir de bunların üstüne teknik direktörünüzün oyuncular üzerinden açıklamalarını eklerseniz sonuç çokta sürpriz olmayacaktır.
Beşiktaş’ın mevcut kadrosu kötü oyunculardan oluşmamaktadır. Bu oyuncuların Fenerbahçe, Galatasaray maçlarında yapmak istedikleri ortadadır ama sonuca ulaşamamışlardır. Oyuncularda, teknik heyette (basın açıklamalarına baktığınızda anlayacaksınız) var olan bu ruhsal çöküşü ortadan kaldırmak için, profesyonel destek alınmalıdır. Beşiktaş Ocak ayı ara transfer dönemine kadar;
13. Hafta evinde Samsunspor
14. Hafta deplasmanda Karagümrük
15. Hafta evinde Gaziantep FK.
16. Hafta deplasmanda Trabzonspor
17. Hafta evinde Rizespor ile karşılaşacak.
Bu milli ara son şans. Antalya deplasmanında sergilenen olumlu her şey en az hasarla devam ettirilmeli ve takıma yapılacak olumlu birkaç takviye ile bu sezon “haybeden yaşanmış” sezon olmaktan kurtulur. Bu kurtuluş Beşiktaş’ın ileride daha da artarak yaşayacağı mali dertlerinde, çok olmasa da önüne geçer. Yoksa artan yük, bu yönetimin, teknik heyetin vedası, yeni yönetim ve teknik heyetlere yol açılış, aynı hikayenin tekrar filmi olur ki bu sefer Beşiktaş’ı çöküşten kimse kurtaramaz.
Eyüp Yardımcı / duhuliye.com
YORUMLAR (3)
BJK iyi yolda neye göre iyi sezon başına göre. Çok şükür gol posizyonuna girebilen hatta gol atabilen bir takımımız olmaya başladı. 90 dk. top çeviren rakip ceza sahasına girmeyen rakip kalecinin tv de hiç görünmediği bir aşamadan geldik. Bazı oyuncular rahatsız bu durumdan onuda anlıyorum alıştıkları oyun top çevirmek yan pas kaleciye pas. Dostlar alış verişde görsün oyunu. Rafa yada tafsiyem Antrenör seçmekle uğraşacağına sahada bol bol asist ve goller yapsın. Onun işi bu bunun için para alıyor. Geçen sene oynadığı takım 50 fark yedi. İşine konsantre olursa takıma daha çok faydası olur.
Tempo konusunda çok doğru yorum olmuş, biz yavaş oynuyoruz, ön alan baskısı denen meredi uygulayamıyoruz, ancak ben başka konuya daha doğrusu kuyruk acısı olanlara dikkat çekmek istiyorum, akşam kocaeli gs yı 1-0 yendi, ama her zaman olduğu gibi gs yöneticileri gündem saptırmaya devam ettiler, her puan kaybında kanal kanal dolaşmalarına alışmıştık ta akşam kocaeli başkanı bahis skandalı olduktan sonra halem yönetimleri normale geldi anlamında cümleler kurdu, ama gs lı yöneticiler kocaeli başkanını doğrudan hefef alarak gündem saptırmaya devam ettiler, yani hakemlerin maçları doğru idare etmeleri zorlarına gitmiş olacak ki yine kanal kanal dolaşmışlar, ben gs şampiyonluklarının kesinlikle haram olduğunu düşünüyorum,
İlk defa Beşiktaşa düşmanlıķ etmeden, içimizdeki İrlandalı olmadan bir yazı yazmış beyefendi. Gözlerim yaşardı vesselam. Yazısında ençok katıldığım hususda, Sergen hocanın maç sonu açıklamalarında, futbolcular aleyhinde kinuşmasının yanlış olduğunu belirtmesi. Buna aynen katılıyorum. Hocanın artık çenesini çalıştırmayı bırakıp, futbol zekasını konuşturması gerekiyor.