Duhuliye.com yazarı Berna Özsoy'ın kaleme aldığı köşe yazısı.
Maçtan önce kadro açıklandığında rotasyonu gören taraftarımız haliyle çok şaşırdı ve eleştirdi. Ben hiç şaşırmadım ve kararı doğru buldum. Maçtan önce yine sosyal medyada, “Bu maçı kazanacağız; sebebi bu akıllıca seçilmiş kadro, özellikle Ndidi’nin oynaması ve adaletli seçimle Oh’un 11’de başlaması” yazmıştım. Kadroyu beğendim; inanın bugün 3-2 yenilsek de rotasyonun doğru karar olduğunu söyleyecektim. Neden mi? Herkesin favori bir oyuncu grubu vardır. Benim favori oyuncu grubum rotasyona rağmen sahadaydı: Trossard ve İlhan. Özellikle Trossard varsa ben zaten bize kolay kolay bir şey olmayacağını biliyorum, hoca da biliyor. Trossard da İlhan Fakılı da bu sezon Beşiktaş’ı yaklaşık 4 sezondan beri olmayan bir kimliğe büründürdüler. Trossard ve İlhan ile ön alanda top tutabiliyoruz. Eskiden topu oraya taşıyamıyorduk ya da bir emek taşısak bile topu orada tutamıyorduk; Muçi vs. ile ne toplar ölüyordu. O sebeple benim için bugün rotasyon yoktu; çünkü en önemli iki oyuncumuz sahadaydı.
Trabzonspor maçında da “Orkun yoksa Ndidi mutlaka olmalı” demiştim. Tam olarak yazımda şu ifadeyi kullanmıştım: “Hoca bugün ikinci golü yiyince B planını sahaya sürdü ama geç kaldı. Ben olsam Ndidi, Ouattara ve İlhan ile ikinci yarıya başlardım. Salih, Orkun’suz bocaladığı an defansif özelliği iyi, isabetli pasları olan, oyun kuran Ndidi’yi tercih ederdim.” Hoca, Trabzonspor maçında Orkun’suz takımda Ndidi’ye mutlaka ihtiyaç duyulduğunu tecrübe ettiği için bu sefer onunla başladı. Hocanın sahaya sürdüğü 11’de hem dinlenme amaçlı bir rotasyon hem Trabzonspor maçında iyi olmayan oyuncuları oynatmaması durumu birlikte vardı. Trabzonspor maçında iyi olmayan Rıdvan yerine Ouattara kesinlikle doğru seçimdi. Ayrıca hoca gerçekten bugün adaletli bir teknik adam olduğunu da gösterdi. Böyle önemli bir maçta Vlahović’i ilk 11’de başlatmaması basit bir rotasyon, dinlenme değil, formayı isme bakmadan hak edene vermesiydi. Hoffenheim’da iyi olan Oh ve Trabzonspor maçında iyi olmayan Vlahović’ten sonra bugün Oh ilk 11’deydi. Yoksa Vlahović Hoffenheim’da oynamadığı için zaten yorgun değildi.
Çok eleştirdiğiniz kadro ilk yarı hiç gol yemedi ve defansif olarak güvendiğim Ndidi gol bile attı. Bu kadar acımasız olmayın, yedeklerimiz bile iyi. Murillo benim en sevdiğim ilk 5 oyuncumuz içindedir; ama geçen maç Salah’ın olduğu kanattan değil de aksine sağ kanattan çok kayıp yaşadığımız ve Murillo çok yorgun olduğu için hoca dinlendirdi ve Taylan ile çıktı. Her mevkide iyi bir yedeğimiz var, sağ bek hariç. Taylan’dan tereddüt duydum ama hoca ona da dokunmuş görünüyordu. İkili mücadeleye girdi, istekliydi.
Rotasyonla çıkmış Beşiktaş 1 gol attı. İkinci yarı 5 dakikada 2 gol yedik. Devre arası bizim takımı çözdüğünü düşünen ve bize 2 gol atan rakip teknik adam, birden gerçek 11’imizi sahaya sürünce adeta donup kaldı. Sahi, böyle daha iyi olmadı mı? 70’ten sonra baskımız sonuç verdi. Dönen topları almaya başladık ve Olaitan ile gol geldi. Önce rotasyon kadro, işler kötü giderse daha dinamik ve kaliteli kadromuzu sürmek rakibin yollarını tıkadı; gerçek Beşiktaş’ı sahada izleyip çare üretemediler. Nitekim Olaitan’ın golünden sonra zaten faul yapan rakip hepten sert oynamaya ve oyunu ağırdan almaya başladı.
Ümit Akdağ’ı eleştiren var mı bilmiyorum ama iyi ki yatarak müdahale etti, maç esnasında da “İyi yaptı” dedim; savunmada eksik yakalanmıştık ve o müdahaleyi yapmasa maç muhtemelen 3-2 olurdu. Ümit, tamamen canla başla mücadele ettiği için, yapacak başka bir şey kalmadığı için ikinci sarıdan kırmızı gördü. Ümit çıktıktan sonra Djaló da tebriği hak eden bir özveri ile oynadı.
1-0 öndeyken beş dakikada 2 gol yediğimizi gören yedek kulübemizdeki esas 11’imiz sahaya öyle hırs ve istekle girdi ki maça ilk 11 başlasalar öyle istekli olamazlardı ve yorgun da olurlardı. Golleri yedikten sonra verdiğimiz reaksiyonla, istekle ve 10 kişiyle bu maçı benim gözümde kazandık. Süper Lig ve Avrupa Ligi’ni birlikte düşünürsek zaten artık art arda yenilmeyen bir Beşiktaş var. Bir kulvarda yenilsek mutlaka diğer kulvarda yeniyoruz.
Bugün birbirinden güzel iki gol izledik. Ndidi uzak köşeye unutulmaz bir gol attı. Olaitan hiç beklemediğim anda, tam pas vereceğini zannederken iki kez sıyrılıp uzaklardan gol attı. Ben uzun süredir bu kadar isteyen bir takım görmedim. Olaitan’ın golünden sonra maç esnasında Trossard’ın sahaya dönüp taraftarı coşturması... Tüm oyuncular maçı çevirmeyi çok istedi. Sahamızda yenilmeme serimiz devam ettiği için ayrı mutluyum.
Yazılarımda maçın adamı seçmem genelde ama maçın adamı Ndidi idi. Attığı gol, isabetli pasları, rakibin ataklarını kesmesi, sürekli eliyle hoca gibi oyunu yönlendirmesi, 10 kişi kaldıktan sonra dizilişte en büyük görevin ona kalmasıyla tebriği hak ediyor. Maçın diğer kahramanı da hoca. Rotasyon kadro ile 1-0 öne geçip ikinci yarı işler bozulduğu an soğukkanlı şekilde moral bozmadan esas ve dinamik kadro ile Crystal Palace‘ı gafil avladı.
Berna Özsoy Duhuliye.com
YORUMLAR (3)
Boş boş konuşma hoca ne kahramanlık yapmış 5 benzemezi bir arada oynatıp kumar oynadı. Yanın rotasyon yapacağın maç bu maç mı olmalı.
Maalesef bir çok yorumu tamamen yanlış ve kendisi beşiktaş yorumcusu. 1. si ümit'in yaptığı hareket tam bir bilgisizlik ve terbiyesizliktir, oyuncu sağlığı herşeyden önce gelir, ve ikinci sarıdan değil direkt kırmızıdan atıldı. 2. si Taylan kartal'dan kat ve kat daha iyi bir oyuncu, yani rotasyonda olmaması gereken tek oyuncu kartal. 3. Ndidi bırak salihten daha iyi pas atmayı, pas atmayı bilmiyor ve bu nedenle de tercih edilmiyor. Bu maç gol atması ndidi'nin pas atabildigi ya da salihten daha iyi bir kesici olduğu anlamına gelmez, maalesef orta sahamızda Orkun ile olaitan harici as oynayabilecek oyuncu yok. Neyse bu kadar yeterli
Rotasyon evet doğru fakat hocanın görmesi gereken bazı şeyler vardı örneğin elinde gerçekten kıymetli iki golcü var ikiside birbirlerinden çok farklı rakip seninle aynı ayarda ya da güçlüyse veya baskın oynamayacaksan Vla oynamalı sırtı dönük oynuyor top saklıyor çünkü Oh ise tam tersi baskı kurup saldıracağın maçlara Oh ile çıkmalısın çünkü çocuk sırtı dönük oynayamıyor pres gücü yüksek yüzü kaleye dönük olması lazım ikinci olarak da devreye önde girdiğimiz için hemen ikinci yarı başında Poku girmeliydi hızını kullanabilmek adına kalan tüm hamleler bence yerindeydi bir nebze Kartal hamlesini belki tartışırdım hafta sonu renklilerin maçı var o yüzden Başakşehir maçı bu maçtan kat kat daha önemliydi