21.08.2026 - 10:25

Takip Et:

Mutluluğun Resmini Çizen Kartal

Duhuliye yazarı M. Eyüp Yardımcı'nın köşe yazısı...

Nazım Hikmet, Saman Sarısında Abidin Dino’ya sorar:

“Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?”

Belki de Beşiktaş’ın bugün yaşadığı değişimi anlatmak için bundan daha güzel bir soru bulunamaz. Çünkü Vincenzo Italiano, henüz bütün renkleri tamamlanmamış bir kadroyla, Beşiktaşlılara mutluluğun resmini çizmeye başladı. Üstelik kolay olanı seçmeden, sabır isteyen bir sistemin tuvaline her maç yeni bir fırça darbesi vuruyor.

Dün gece Tüpraş Stadı’nda Kauno Žalgiris karşısında alınan 3-0’lık galibiyet, yalnızca Avrupa Ligi play-off turunun kapısını aralayan bir skor değildi. Beşiktaş’ın nasıl bir takım olmaya çalıştığının da küçük ama önemli bir fotoğrafıydı.

Maçın daha altıncı dakikasında Rıdvan Yılmaz’ın kullandığı kornerde Oh Hyeon-gyu’nun ön direkte yaptığı kafa vuruşu, 12. dakikada yine Rıdvan’ın hazırladığı pozisyonda Murillo’nun tamamladığı atak ve ikinci yarıda kazanılan penaltıyı Orkun Kökçü’nün gole çevirmesi, Beşiktaş’ın hücumdaki üretkenliğinin üç farklı örneğiydi. Rıdvan’ın iki asistle oyuna doğrudan damga vurması ise geçen sezon zaman zaman tartışılan oyuncuların Italiano’nun sistemi içinde yeniden değer kazanabileceğini gösterdi.

Ama asıl resim, tabelada yazmayan yerdeydi.

Beşiktaş 4-1-4-1 dizilişiyle oyunu rakip yarı sahaya yığdı. Topa yüzde 77 oranında sahip oldu, 21 şut çekti, 15 korner kullandı ve rakibine yalnızca üç şut imkânı verdi. Daha önemlisi, 600’ün üzerinde pasla oyunun ritmini kendi elinde tuttu.

Bu rakamların ötesinde dikkat çeken şey ise top kaybedildiği anda verilen reaksiyondu.

Italiano’nun Beşiktaş’ında top rakibe geçtiğinde oyuncular birbirinden kopmuyor. Yakın mesafede kalıyor, pas kanallarını daraltıyor ve çoğu zaman dört-beş oyuncuyla topun bulunduğu bölgeye baskı yapıyor. Amaç yalnızca rakibi hataya zorlamak değil; topu kaybettikten birkaç saniye sonra yeniden kazanmak. İşte Beşiktaş’ın geçen sezonlardan ayrıldığı en önemli noktalardan biri burada.

Çünkü iyi takım yalnızca topa sahip olan takım değildir. Topu kaybettiğinde ne yaptığıyla da iyi takımdır.

Üstelik bu dönüşüm, kadronun hâlâ tamamlanmadığı bir dönemde yaşanıyor. Dün gece Dusan Vlahovic’in ilk kez Beşiktaş formasıyla sahaya çıkması, resme yeni ve çok önemli bir renk ekledi. Sırp santrforun henüz takımın oyun alışkanlıklarına tamamen adapte olması beklenemez. Fakat onun fizik gücü, ceza sahası etkinliği ve savunma arkasına yaptığı koşular, Italiano’nun hücum repertuvarına başka bir boyut getirebilir.

Bir de resmin diğer tarafı var: Leandro Trossard’ın sakatlanarak oyundan çıkması. Beşiktaş’ın yeni oyun düzeninde genişlik ve hücum çeşitliliği açısından önemli bir oyuncunun sağlık durumu, önümüzdeki günlerde takip edilmesi gereken başlıklardan biri.

Bütün bunlara rağmen Beşiktaş’ın önündeki tablo umut verici.

İtalyan teknik adamın takımı, resmi maçlarda altıncı galibiyetini aldı; Avrupa’da beş, ligde bir maçlık seride henüz gol yemedi ve kaybetmedi. Elbette futbol böyle devam etmez. Bir gün beraberlik gelecek, bir gün yenilgi de kapıyı çalacak. Mesele yenilmezlik serisini sonsuza kadar sürdürmek değil; o yenilginin geldiği gün bile ne oynadığını bilen bir takım olabilmek.

Kauno Žalgiris karşısındaki 3-0, Beşiktaş için büyük ölçüde tur anlamına gelen bir avantaj yarattı. Fakat asıl değerli olan, rövanştan sonra başlayacak daha büyük Avrupa sınavlarıdır. Çünkü kadro tamamlandığında ve karşısına kalite seviyesi daha yüksek takımlar çıktığında, Italiano’nun çizdiği bu resmin gerçek renklerini o zaman göreceğiz.

Şimdilik tribün mutlu.

Oyuncular ne yaptığını biliyor.

Teknik heyet, sistemin karşılığını almaya başlıyor.

Yönetim ise doğru işlerin sahada karşılık bulmasının huzurunu yaşıyor.

Belki henüz ortaya tamamlanmış bir tablo çıkmadı. Bazı köşeleri boş, bazı renkleri eksik. Fakat Beşiktaş uzun zamandır ilk kez bir sezonu yalnızca transferlerle değil, bir oyun fikriyle kuruyor.

Nazım’ın sorusuna dönersek…

Abidin Dino mutluluğun resmini çizdi mi, bilmiyoruz.

Ama Italiano, Beşiktaşlılara o resmin ilk çizgilerini göstermeye başladı.

Dileriz tuvalin sonunda siyah-beyaz bir mutluluk çıkar.

Ve filmin sonu, Beşiktaşlıların gönlündeki gibi biter.

M. Eyüp Yardımcı / duhuliye.com

 

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026

YORUMLAR (4)

Sedat C
21.08.2026 - 10:57

Normalde köy takımına karşı bu kadar koşmak kendini yırtmak büyük takıma yakışmaz ben utandım sanki Barcelona’ya karşı oynuyoruz şimdi Alanya maçında koşmaya dermanları kalmayacak diyecekler ki 3 günde maç takımı yordu

Yanıtla Beğenme (12)
Sevimli kuaför
21.08.2026 - 11:22

@Sedat C abeciiiii her takıma karşı böyle oynayacaksın. Oraya gelen taraftar bilete para veriyor işinden harçlığından kesiyor. Onlara futbol izletmek zorundasın kamil boş boş konuşma. Utandiysan izleme birdaha. Ben gurur duydum

Beğenme (0)
vehbi dinçer
21.08.2026 - 11:15

@Sedat C sen utan diye koştu zaten takım!

Beğenme (0)
Hakan Kartal
21.08.2026 - 10:39

Birader genel maç yorumu doğru da Trosar sakatlandığı için çıkmadı Raşitza zaten hazırdı aynı anda balta ayağına bastı. Yani o sakatlık olmasa da bu değişiklik olacaktı. En önemli nokta da takım mutlu ve istekli.

Yanıtla Beğenme (0)
Trankabuskas
21.08.2026 - 10:29

Hocanın oynattığı oyuna can dayanmaz hele bu kısıtlı kadro hiç dayanmaz derhal elini rahatlatın

Yanıtla Beğenme (0)
Şekerbegoviç
21.08.2026 - 10:28

Şu hocanın istediği adamları alın bunu hak ediyor

Yanıtla Beğenme (0)