Futbol

''Nasıl eleştiriyorsak, takdir etmesini de bilmeliyiz...''

Duhuliye.com yazarı Masis Kuyumcu'nun köşe yazısı...

Yanlış transferlerde nasıl eleştiriyorsak, doğru hamleler yapıldığında da takdir etmesini bilmeliyiz.

Başkan Serdal Adalı'nın Önder Özen'i tercih etmesi bence çok doğru bir hamle oldu. Önder Özen'in çalışkanlığı ve futbola olan tutkusu, bu sezon adına bana umut veren ilk faktör.

İkinci önemli faktör ise teknik direktör tercihi. Ön alan baskısını benimseyen, oyunu rakip yarı sahada oynamaya çalışan ve taraftara seyir zevki sunacak bir teknik adam tercih edildi. Bu oyun anlayışı, Beşiktaş taraftarının yıllardır özlemini duyduğu futbolun temelini oluşturuyor.

Geçmişte Lubisa Spajić, Dorde Milić, Branko Stanković, Gordon Milne, Christoph Daum ve Mircea Lucescu gibi yabancı teknik adamlarla şampiyonluklar yaşadık. Bugünkü kadro yapısına baktığımızda da birçok yabancı futbolcu bulunuyor. Disiplinli ve başarı odaklı yeni hocamızla birlikte sahada özlenen Beşiktaş futbolunu izleyeceğimizi düşünüyorum.

Ancak mevcut kadroyla başarılı olmak kolay değil. Yeni teknik direktörün, çalıştırdığı takımlarda oyuncu değişikliklerini son ana kadar etkin kullanan bir isim olduğunu biliyoruz. Elindeki kadronun eksikleri giderilmeden ondan mucize beklemek doğru olmaz. Eksik bölgeler belli ve bu mevkilere yapılacak transferlerin yıldız kalitesinde olması gerekiyor.

İki başarısız sezonun ardından artık hedef yalnızca şampiyonluk olmalıdır. Bunun için de sıradan, adı sanı duyulmamış oyuncular yerine kalitesini kanıtlamış, tecrübeli isimlere yönelmek gerekiyor.

Beşiktaş'ın neredeyse her bölgeye transfer yapması şart. Eğer hedef şampiyonluksa, kaliteli futbolcular olmazsa olmazdır. Rakiplerin kadro kalitesine ve alternatif zenginliğine ulaşmak zorundayız. "Bu bölgeyi mevcut oyuncularla idare ederiz." anlayışı devam ederse, geçen iki sezonun benzerini yaşamamız kaçınılmaz olur.

Futboldan anlayan herhangi birine sorsanız size ilk söyleyeceği söz, "Atanın da tutanın da iyi olacak." olur. Yönetim bu konuda önemli bir adım attı. Artık kaleye gelen her topta taraftara korku filmi yaşatmayacak kalecilere sahibiz. Alexander Nübel ve Doğan Alemdar transferleri nedeniyle yönetimi kutluyorum.

Şimdi sıra savunmanın soluna, arkaya atılan topları süpürebilecek hızlı ve kaliteli bir stoper transferine geldi. Böyle bir oyuncunun gelişi, Agbadou'nun performansını da yukarı çekecektir. Her ne kadar bazı kesimler tarafından eleştirilse de, yanına doğru partner geldiğinde çok daha farklı bir Agbadou izleyeceğimize inanıyorum.

Sağ ve sol beklerde ciddi bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. Murillo'nun da bu sezon geçen yıla göre çok daha iyi bir performans sergileyeceğine inanıyorum. Ouattara'nın da beklenen çıkışı yapması hâlinde savunmada önemli bir problem kalmayacaktır.

Orta sahaya ise pas arası yapabilen, atak başlatan, oyunun yönünü değiştirebilen kaliteli bir 6 numara şart. Salih Özcan değerli bir oyuncu ancak uzun lig maratonunda tek başına yeterli olmaz. Eğer Ndidi ayrılacaksa, bu bölge mutlaka kaliteli bir transferle güçlendirilmelidir.

Kanatlarda ise adam eksiltebilen, savunma arkasına koşu atan atletik oyunculara ihtiyaç vardı. Trossard önemli bir takviye oldu. Ancak bana göre tek başına yeterli değil. Aynı seviyede bir kanat oyuncusu daha alınmalı.

Forvete servis yapabilecek, aynı zamanda ceza sahasına girebilen kaliteli bir 10 numara da kadroya katılmalı.

Ayrıca yüksek skor katkısı verecek bir santrfor transferi de şart. Hyeongyu Oh ile bütün sezonu geçirmek büyük risk olur. "Salih ve Mustafa da var, idare ederiz." düşüncesi şampiyonluk hedefi olan bir takım için doğru değildir. Beşiktaş'ın Mario Gomez tarzında, skoru garanti edebilecek bir golcüye ihtiyacı var.

Başkan Serdal Adalı, Mohamed Salah transfer sürecinde tüm camiayı heyecanlandırdı. Ancak sosyal medyada oluşan atmosferin menajerin elini güçlendirdiği, taleplerinin ise giderek arttığı konuşuldu. Eğer anlatılanlar doğruysa, Sayın Adalı süreci son derece doğru yönetti. Taraftardan gelebilecek eleştirileri göze alarak kulübün menfaatlerini ön planda tuttu ve menajerin baskısına boyun eğmedi.

Kulüp menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan bir başkanın bu konuda eleştirilmesi değil, desteklenmesi gerekir. Çünkü Beşiktaş'ın gelenekleri ve çıkarları, hiçbir futbolcudan ya da transferden daha önemli değildir.

Masis Kuyumcu / duhuliye.com 
 

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026

{ "vars": { "account": "GTM-T3XXFJ6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }