20.10.2026 - 18:30

Takip Et:

Ne güzel dünya be!! Salla geç..

Spor yorumcusu Bülent Bilirgen'in köşe yazısı...

Hanımlar, beyler, tabii ki fikriniz olacak, tabii ki bir yorum yapacaksınız. Bu işin zevki burada.

Sonuçta hücum ederken ayakla, zaman zaman da kafanla teptiğin bir nesnenin üç direkli, fileli bir yere girmesini amaçlarken aynı nesne karşı taraftaki kişilerin ayağında olduğunda da senin üç direğinin içine girmemesini amaçladığın son derece basit bir oyun bu.

Hepimiz zaten üç yaşından beri bunu yapıyoruz. Aslında hepimiz futbolcuyduk. Bazılarımız mahallede, okulda düzensiz; bazılarımız amatör kümelerde belli bir disiplin altında, bazılarımız da profesyonel düzeyde bu işten para kazanarak yaptı, yapıyor bu işi.

Ama herkesin tek bir ortak özelliği var: En iyisini kendisi biliyor!

Ben mesela... Koy beni Vincenzo'nun yerine, daha iyi oynatırdım o takımı. Öyle 25 senelik profesyonel geçmişe ya da altı ay bu çocuklarla gece gündüz vakit geçirmeme falan gerek yok. Gayet kolay bir iş bu!

Hem öyle "Bu maç Bülent'e yazar." lafını da edemezdi kimse...

Ya da 30 sene önceki Bülent olsa o Salah'ın aklını alırdı mesela. Onana'yı delik deşik ederdi. Dün kurtardıklarını kurtaramazdı benim karşımda.

Ulan ne güzel dünya be! Salla geç...

Takım çıkmış; karakterli, düzgün, takır takır oyun oynamış. Vurmuş, girmemiş; basmış, açamamış; uğraşmış, didinmiş. Rakipten daha iyi takım olduğunu dosta düşmana anlatmış ama bazı medya maymunları hemen başlamış: Hoca şöyle, Vla böyle, Rıdvan o, Cerny bu...

Beşiktaş taraftarı, boş yapanlara sakın kafayı takmayın!

Yukarıda anlattık. Hepimiz topçuyuz, hepimiz hocayız, hepimiz bu işin kralıyız. Kendi aramızda boşu da doluyu da yaparız ama yolda sizi görse tanımayacak eski futbolcu bozmalarına, yeni bozulmuş duyumculara, zaten hep bozuk kaşarlara kulak asmayın.

Kartallar gibi takımımız var. Bu ligin üzerinde kalitede bir futbolcu topluluğu ve bu ligdeki hocaları cebinden çıkaracak bir hocamız var.

Yok yeni kuruluyoruz, yok oyun otursun, yok takım kaynaşsın... Onu bırakın! Başkan, teknik heyet istediklerini söylesin dursun. Ters manyel o işler!

Ben taraftar olarak söyleyeyim size: Bu takım bu sene eze eze şampiyon olacak, Avrupa'yı da sallayacak!

Taraftarın kitabında maç kaybedildi mi "Ona yazar, buna yazar." olmaz. Mağlubiyet de galibiyet de bizim gönlümüze yazar ancak...

Ben uyandırayım da varsın komplo teorisi densin. Bana göre asıl bakılacak yer, önümüzdeki mayın dolu arazidir.

Yapının "organize çocukları" ilk olarak perşembe günü Palace karşısında hırpalanmamızı bekliyorlar. Ama asıl hazırlık bana göre pazartesiye.

Arkası güçlü, içi hormonlu bir şampiyonluk sahibi takıma karşı İnönü'de maçımız var. Tüm rezil hazırlığın o maça olduğuna eminim ama ispat edemem.

Camia teyakkuzda olmalı. Yönetim kurulu üyeleri yapacakları tüm kulisleri yapmalı, ulaşabilecekleri bağlantılarına ulaşmalıdır.

Yapının uyuyan hücreleri bu maç özelinde ayağa kalkıp hokkabazlıklarına bir yenisini ekleyebilirler.

Taraftara gelince... O gün maça gidecek olanlar, herhangi bir dakikada vazgeçmeden desteğini sürdürmeli, maçı kesinlikle bırakmamalıdır.

Sporcusu, hocası da neyle karşı karşıya olduklarının bilincine varmalıdır.

O gün zor bir gün olacak. Hem Ayazağa'da derbi maçında 50 bin seyirci hem de Beşiktaş'ta 40 bin taraftar...

Yapının zor sınavı...

Bülent Bilirgen

duhuliye.com
 

www.duhuliye.com
Sosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!
twitter - instagram - youtube - tiktok - facebook
Duhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026 

YORUMLAR (0)